9786259816968
829425
https://www.sehadetkitap.com/urun/afyon-a-dogru
Afyon’a Doğru
180
“Afyon'a doğru ne çok güneş… Ipıssız bir sıcak göz kırpıyor uzaklardan. Her yan yeşilsiz, her yan
öylesine benzeri ki birbirinin, düşüncelerim hiçbir engele çarpmıyor. Güneş susturmuş her şeyi, yerle
gök arasında yalnız kalmış.
Afyon'a doğru tepeler yumru yumru. Otobüsün hangisini geçtiği, hangisine doğru gittiği anlaşılmıyor.
Birinin üzerinde bir adam... Sıcağın ıpıssızlığını bozmuş, öylece duruyor, nöbetteki asker gibi. Kurtuluş
Savaşı'nda top seslerinin Ankara'dan duyulduğu günlerde orada bir asker, düşmanı böyle gözetlemiştir.
Sonra? Sonra şehit düşmüştür!
Afyon'a doğru ne çok şehit… Gülleler arasından düşmana koşan genç insanlar görüyorum.
Vuruluyorlar, bir çınar gibi devriliyorlar, ölüyorlar. Benim yaşamam, mutlu olmam için düşüp düşüp
ölüyorlar. Hiçbir zaman göremeyecekleri insanları yaşatmak için canlarını veriyorlar. Dünyada bundan
büyük özveri olabilir mi? Birilerini yaşatmak için ölmek… İşte adını koyamadığım, dilde bir karşılık
bulamadığım…
Şu bozkırda benim için ölen insanı hangi dil anlatabilir?
Sevgilerim, umutlarım, zevklerim onun ölümüyle var şimdi.
Bu borç nasıl ödenir? Bir insan hayatına karşılık ne verilebilir?”
İsmail Odabaş'tan Karadeniz kıyılarından süzülüp gelen, dağları yaylaları aşan sımsıcak, dopdolu
öyküler...
“Afyon'a doğru ne çok güneş… Ipıssız bir sıcak göz kırpıyor uzaklardan. Her yan yeşilsiz, her yan
öylesine benzeri ki birbirinin, düşüncelerim hiçbir engele çarpmıyor. Güneş susturmuş her şeyi, yerle
gök arasında yalnız kalmış.
Afyon'a doğru tepeler yumru yumru. Otobüsün hangisini geçtiği, hangisine doğru gittiği anlaşılmıyor.
Birinin üzerinde bir adam... Sıcağın ıpıssızlığını bozmuş, öylece duruyor, nöbetteki asker gibi. Kurtuluş
Savaşı'nda top seslerinin Ankara'dan duyulduğu günlerde orada bir asker, düşmanı böyle gözetlemiştir.
Sonra? Sonra şehit düşmüştür!
Afyon'a doğru ne çok şehit… Gülleler arasından düşmana koşan genç insanlar görüyorum.
Vuruluyorlar, bir çınar gibi devriliyorlar, ölüyorlar. Benim yaşamam, mutlu olmam için düşüp düşüp
ölüyorlar. Hiçbir zaman göremeyecekleri insanları yaşatmak için canlarını veriyorlar. Dünyada bundan
büyük özveri olabilir mi? Birilerini yaşatmak için ölmek… İşte adını koyamadığım, dilde bir karşılık
bulamadığım…
Şu bozkırda benim için ölen insanı hangi dil anlatabilir?
Sevgilerim, umutlarım, zevklerim onun ölümüyle var şimdi.
Bu borç nasıl ödenir? Bir insan hayatına karşılık ne verilebilir?”
İsmail Odabaş'tan Karadeniz kıyılarından süzülüp gelen, dağları yaylaları aşan sımsıcak, dopdolu
öyküler...
Iyzico İle Öde
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| 2 | 90,00 | 180,00 |
| 3 | 60,00 | 180,00 |
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.