9786256290594
900422
https://www.sehadetkitap.com/urun/aklin-almadiklari
Aklın Almadıkları
133
BİR BAHANE Mİ yoksa bir cevap mı arıyor olduğum konusunda emin değildim. Bir yanım olmasını diliyor, bir yanım olmamasını istiyor; olmasını dilediğim yanım cevap ararken, olmamasını isteyen yanım bahane arıyordu. İlk gençlik senelerimin sonlarındaydım. Tanrım! Kendimle savaşıyordum. Kazanırsam kaybeden, kaybedersem kazanan olmayacaktı...
İnsanlara bakıyor, bir Tanrı'ya inanmak konusunda fark edilebilir hiçbir sorun yaşamadıklarını görüp, buna hayret ediyordum. Tek tük tesadüf ettiğim tanrıtanımazlar da kendilerinden gayet emin görünüyorlardı.
Benim ise gerçekten emin olduğum tek bir şey vardı: Aklım almıyordu!
Aklımın almıyor oluşu, bir Tanrı'nın olmamasını isteyen tarafım için oldukça şahane bir bahaneydi. Ben de onun peşinden gittim. Az kullanılmış bir yolda olduğumu düşünüyordum. Üstelik, varlığımı hissetmek ve başkalarına da hissettirmek ihtiyacını açlık, susuzluk ve şehvet gibi şiddetle duyumsamaktaydım. Farklı bir yolda yürümenin, bu duyumsamayı tatmin eden güçlü bir tarafı vardı. Kendime, başımı döndürecek kadar kibirli ayrıcalıklar devşirdiğim bu yolda, bir süre yürüdüm...
Bir yanım aradığı bahaneyi bulmuştu belki, ama diğer yanım cevap aramaktan bir türlü vazgeçmiyordu.
Arada kalmıştım. Tam arada...
İnsanlara bakıyor, bir Tanrı'ya inanmak konusunda fark edilebilir hiçbir sorun yaşamadıklarını görüp, buna hayret ediyordum. Tek tük tesadüf ettiğim tanrıtanımazlar da kendilerinden gayet emin görünüyorlardı.
Benim ise gerçekten emin olduğum tek bir şey vardı: Aklım almıyordu!
Aklımın almıyor oluşu, bir Tanrı'nın olmamasını isteyen tarafım için oldukça şahane bir bahaneydi. Ben de onun peşinden gittim. Az kullanılmış bir yolda olduğumu düşünüyordum. Üstelik, varlığımı hissetmek ve başkalarına da hissettirmek ihtiyacını açlık, susuzluk ve şehvet gibi şiddetle duyumsamaktaydım. Farklı bir yolda yürümenin, bu duyumsamayı tatmin eden güçlü bir tarafı vardı. Kendime, başımı döndürecek kadar kibirli ayrıcalıklar devşirdiğim bu yolda, bir süre yürüdüm...
Bir yanım aradığı bahaneyi bulmuştu belki, ama diğer yanım cevap aramaktan bir türlü vazgeçmiyordu.
Arada kalmıştım. Tam arada...
BİR BAHANE Mİ yoksa bir cevap mı arıyor olduğum konusunda emin değildim. Bir yanım olmasını diliyor, bir yanım olmamasını istiyor; olmasını dilediğim yanım cevap ararken, olmamasını isteyen yanım bahane arıyordu. İlk gençlik senelerimin sonlarındaydım. Tanrım! Kendimle savaşıyordum. Kazanırsam kaybeden, kaybedersem kazanan olmayacaktı...
İnsanlara bakıyor, bir Tanrı'ya inanmak konusunda fark edilebilir hiçbir sorun yaşamadıklarını görüp, buna hayret ediyordum. Tek tük tesadüf ettiğim tanrıtanımazlar da kendilerinden gayet emin görünüyorlardı.
Benim ise gerçekten emin olduğum tek bir şey vardı: Aklım almıyordu!
Aklımın almıyor oluşu, bir Tanrı'nın olmamasını isteyen tarafım için oldukça şahane bir bahaneydi. Ben de onun peşinden gittim. Az kullanılmış bir yolda olduğumu düşünüyordum. Üstelik, varlığımı hissetmek ve başkalarına da hissettirmek ihtiyacını açlık, susuzluk ve şehvet gibi şiddetle duyumsamaktaydım. Farklı bir yolda yürümenin, bu duyumsamayı tatmin eden güçlü bir tarafı vardı. Kendime, başımı döndürecek kadar kibirli ayrıcalıklar devşirdiğim bu yolda, bir süre yürüdüm...
Bir yanım aradığı bahaneyi bulmuştu belki, ama diğer yanım cevap aramaktan bir türlü vazgeçmiyordu.
Arada kalmıştım. Tam arada...
İnsanlara bakıyor, bir Tanrı'ya inanmak konusunda fark edilebilir hiçbir sorun yaşamadıklarını görüp, buna hayret ediyordum. Tek tük tesadüf ettiğim tanrıtanımazlar da kendilerinden gayet emin görünüyorlardı.
Benim ise gerçekten emin olduğum tek bir şey vardı: Aklım almıyordu!
Aklımın almıyor oluşu, bir Tanrı'nın olmamasını isteyen tarafım için oldukça şahane bir bahaneydi. Ben de onun peşinden gittim. Az kullanılmış bir yolda olduğumu düşünüyordum. Üstelik, varlığımı hissetmek ve başkalarına da hissettirmek ihtiyacını açlık, susuzluk ve şehvet gibi şiddetle duyumsamaktaydım. Farklı bir yolda yürümenin, bu duyumsamayı tatmin eden güçlü bir tarafı vardı. Kendime, başımı döndürecek kadar kibirli ayrıcalıklar devşirdiğim bu yolda, bir süre yürüdüm...
Bir yanım aradığı bahaneyi bulmuştu belki, ama diğer yanım cevap aramaktan bir türlü vazgeçmiyordu.
Arada kalmıştım. Tam arada...
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.