9786253696962
894740
https://www.sehadetkitap.com/urun/alufte-zeynep-padisahin-gazabi-iki-buyuk-hikaye
Alüfte Zeynep - Padişahın Gazabı;İki Büyük Hikâye
120.75
Bir kadının bedenine yazılmış kader…
Bir iktidarın gölgesinde büyüyen korku…
Nahid Sırrı Örik'in bu kitapta bir araya gelen, Fransızca yazdığı iki
anlatısı Alüfte Zeynep (Zeynép La Courtisane) ile Padişahın Gazabı
(Colère de Sultan), Osmanlı'ya yönelik farklı ve birbirini tamamlayan
iki bakış açısını yansıtır. Alüfte Zeynep, yoksulluk, beden,
arzu ve hayatta kalma mücadelesi üzerinden Batı'nın "Doğu"ya
bakışının gündelik ve mahrem yüzünü açarken; Padişahın Gazabı,
iktidarın merkezine yerleşen padişah figürü üzerinden tarihsel ve
siyasal tahayyülü dramatize eder.
Bu iki anlatı birlikte okunduğunda oryantalist bakışın temel mekanizması görünür hale gelir: Doğu, bir yandan beden ve arzu üzerinden egzotikleştirilirken, bir yandan da iktidar, tiyatral ve aşırı
görkemli bir sahneye dönüştürülür.
Nahid Sırrı Örik'in metinleri bu imgeleri yeniden üretiyor ama
aynı zamanda bunların hangi söylemsel kalıplarla kurulduğunu da
görünür kılıyor. Yazarın üslup ve dil keşifleriyle özgünleşen bu iki
hikâye, inşa edildikleri zihin haritasına yeniden bakmaya çağırıyor.
Bir iktidarın gölgesinde büyüyen korku…
Nahid Sırrı Örik'in bu kitapta bir araya gelen, Fransızca yazdığı iki
anlatısı Alüfte Zeynep (Zeynép La Courtisane) ile Padişahın Gazabı
(Colère de Sultan), Osmanlı'ya yönelik farklı ve birbirini tamamlayan
iki bakış açısını yansıtır. Alüfte Zeynep, yoksulluk, beden,
arzu ve hayatta kalma mücadelesi üzerinden Batı'nın "Doğu"ya
bakışının gündelik ve mahrem yüzünü açarken; Padişahın Gazabı,
iktidarın merkezine yerleşen padişah figürü üzerinden tarihsel ve
siyasal tahayyülü dramatize eder.
Bu iki anlatı birlikte okunduğunda oryantalist bakışın temel mekanizması görünür hale gelir: Doğu, bir yandan beden ve arzu üzerinden egzotikleştirilirken, bir yandan da iktidar, tiyatral ve aşırı
görkemli bir sahneye dönüştürülür.
Nahid Sırrı Örik'in metinleri bu imgeleri yeniden üretiyor ama
aynı zamanda bunların hangi söylemsel kalıplarla kurulduğunu da
görünür kılıyor. Yazarın üslup ve dil keşifleriyle özgünleşen bu iki
hikâye, inşa edildikleri zihin haritasına yeniden bakmaya çağırıyor.
Bir kadının bedenine yazılmış kader…
Bir iktidarın gölgesinde büyüyen korku…
Nahid Sırrı Örik'in bu kitapta bir araya gelen, Fransızca yazdığı iki
anlatısı Alüfte Zeynep (Zeynép La Courtisane) ile Padişahın Gazabı
(Colère de Sultan), Osmanlı'ya yönelik farklı ve birbirini tamamlayan
iki bakış açısını yansıtır. Alüfte Zeynep, yoksulluk, beden,
arzu ve hayatta kalma mücadelesi üzerinden Batı'nın "Doğu"ya
bakışının gündelik ve mahrem yüzünü açarken; Padişahın Gazabı,
iktidarın merkezine yerleşen padişah figürü üzerinden tarihsel ve
siyasal tahayyülü dramatize eder.
Bu iki anlatı birlikte okunduğunda oryantalist bakışın temel mekanizması görünür hale gelir: Doğu, bir yandan beden ve arzu üzerinden egzotikleştirilirken, bir yandan da iktidar, tiyatral ve aşırı
görkemli bir sahneye dönüştürülür.
Nahid Sırrı Örik'in metinleri bu imgeleri yeniden üretiyor ama
aynı zamanda bunların hangi söylemsel kalıplarla kurulduğunu da
görünür kılıyor. Yazarın üslup ve dil keşifleriyle özgünleşen bu iki
hikâye, inşa edildikleri zihin haritasına yeniden bakmaya çağırıyor.
Bir iktidarın gölgesinde büyüyen korku…
Nahid Sırrı Örik'in bu kitapta bir araya gelen, Fransızca yazdığı iki
anlatısı Alüfte Zeynep (Zeynép La Courtisane) ile Padişahın Gazabı
(Colère de Sultan), Osmanlı'ya yönelik farklı ve birbirini tamamlayan
iki bakış açısını yansıtır. Alüfte Zeynep, yoksulluk, beden,
arzu ve hayatta kalma mücadelesi üzerinden Batı'nın "Doğu"ya
bakışının gündelik ve mahrem yüzünü açarken; Padişahın Gazabı,
iktidarın merkezine yerleşen padişah figürü üzerinden tarihsel ve
siyasal tahayyülü dramatize eder.
Bu iki anlatı birlikte okunduğunda oryantalist bakışın temel mekanizması görünür hale gelir: Doğu, bir yandan beden ve arzu üzerinden egzotikleştirilirken, bir yandan da iktidar, tiyatral ve aşırı
görkemli bir sahneye dönüştürülür.
Nahid Sırrı Örik'in metinleri bu imgeleri yeniden üretiyor ama
aynı zamanda bunların hangi söylemsel kalıplarla kurulduğunu da
görünür kılıyor. Yazarın üslup ve dil keşifleriyle özgünleşen bu iki
hikâye, inşa edildikleri zihin haritasına yeniden bakmaya çağırıyor.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.