Bütün O Yalnız İnsanlar: Herkes Yalnız, Kimse Bundan Söz Etmiyor

Stok Kodu:
9786255634580
Boyut:
135-210-
Sayfa Sayısı:
260
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026-03-17
Çeviren:
Ayşegül Nacu
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
Kitap Kağıdı
Dili:
Türkçe
%42 indirimli
345,00
200,10
Havale/EFT ile: 192,10
9786255634580
815446
Bütün O Yalnız İnsanlar:  Herkes Yalnız, Kimse Bundan Söz Etmiyor
Bütün O Yalnız İnsanlar: Herkes Yalnız, Kimse Bundan Söz Etmiyor
200.1
Carr Yalnızlık Üzerine Konuşmaktan Kaçtığımız Bir Çağda Yalnızlık, çağımızın en yaygın deneyimlerinden biri ama hakkında konuşmak hâlâ zor. Kalabalıklar içinde, ilişkilerin tam ortasında, iş toplantılarında, aile sofralarında bile hissedilen bu duygu çoğu zaman bastırılıyor, küçümseniyor ya da kişisel bir başarısızlık gibi görülüyor. Oysa yalnızlık bireysel bir kusur değil, modern hayatın sessiz eşlikçisi. Sam Carr, Bütün O Yalnız İnsanlar'da tam da bu sessizliği kırıyor. Herkes Yalnız Ama Farklı Şekillerde Bu kitap, yalnızlığı tek bir tanıma sıkıştırmıyor. Carr gençlerle, yaşlılarla, ebeveynlerle, eşini kaybetmiş insanlarla, şehirde yaşayanlarla, başkalarına bakan ama kendisiyle baş başa kalanlarla konuşuyor. Ortaya çıkan tablo net: Yalnızlık bazen bir odada tek başına olmaktan değil, birine derdini anlatamamaktan doğuyor. Bazen kalabalık bir hayatın ortasında, bazen de herkesin senden bir şey beklediği anlarda ortaya çıkıyor. Bütün O Yalnız İnsanlar yalnızlığın tekil değil, çoğul bir deneyim olduğunu gösteriyor. Bir Psikoloji Kitabı Ama Önce Bir İnsan Kitabı Sam Carr bir sosyal psikolog ama bu kitap akademik mesafeyle yazılmış bir araştırma değil. İstatistikler, kavramlar ve teoriler arka planda duruyor; öne çıkan şey insanların kendi sesleri. Carr konuştuğu kişileri açıklamıyor, çözümlemiyor ya da yargılamıyor; onlara alan açıyor, onları dinliyor ve aktarıyor. Bu yüzden kitap, okurda şu hissi uyandırıyor: “Benim yaşadığım şey sadece bana ait değil.” Yalnızlığın Utancı, Sessizliği ve Görünmezliği Kitap boyunca tekrar tekrar karşımıza çıkan bir gerçek var: Yalnızlık sadece acı verici değil; aynı zamanda utanılan bir duygu. Carr, yalnızlığın neden bu kadar az dile getirildiğini, neden “ayıp” ya da “ayırt edici” bir zayıflık gibi algılandığını sorguluyor. Ve bu sessizliğin, yalnızlığı daha da derinleştirdiğini gösteriyor. Bütün O Yalnız İnsanlar yalnızlığı konuşmanın bir zayıflık değil, bağ kurmanın ilk adımı olduğunu hatırlatıyor. Teselli Etmeyen Ama Yalnız Bırakmayan Bir Kitap Bu kitap okura hızlı çözümler sunmuyor. “Şöyle yaparsan yalnızlık geçer” demiyor. Bunun yerine şunu yapıyor: Yalnızlığın yanına oturuyor. Onu aceleyle susturmuyor. Onunla kalıyor. Ve tam da bu yüzden, okuru hem sarsan hem de rahatlatan bir metin ortaya çıkıyor. “Bu zarif ve büyüleyici kitap, yalnızlık etrafındaki tabu perdesini aralıyor. Sam Carr, bizi yalnız insanların hayatlarına olduğu kadar kendi dünyasına da davet ediyor. Empatiyle örülmüş, aydınlatıcı ve derinlemesine insani bu karşılaşmalar, pek çoğumuzun korkuyla yaklaştığı bir varoluş haline yakından bakmamıza yardımcı oluyor.” —Michael Harris, Solitude ve The End of Absence'in yazarı
Carr Yalnızlık Üzerine Konuşmaktan Kaçtığımız Bir Çağda Yalnızlık, çağımızın en yaygın deneyimlerinden biri ama hakkında konuşmak hâlâ zor. Kalabalıklar içinde, ilişkilerin tam ortasında, iş toplantılarında, aile sofralarında bile hissedilen bu duygu çoğu zaman bastırılıyor, küçümseniyor ya da kişisel bir başarısızlık gibi görülüyor. Oysa yalnızlık bireysel bir kusur değil, modern hayatın sessiz eşlikçisi. Sam Carr, Bütün O Yalnız İnsanlar'da tam da bu sessizliği kırıyor. Herkes Yalnız Ama Farklı Şekillerde Bu kitap, yalnızlığı tek bir tanıma sıkıştırmıyor. Carr gençlerle, yaşlılarla, ebeveynlerle, eşini kaybetmiş insanlarla, şehirde yaşayanlarla, başkalarına bakan ama kendisiyle baş başa kalanlarla konuşuyor. Ortaya çıkan tablo net: Yalnızlık bazen bir odada tek başına olmaktan değil, birine derdini anlatamamaktan doğuyor. Bazen kalabalık bir hayatın ortasında, bazen de herkesin senden bir şey beklediği anlarda ortaya çıkıyor. Bütün O Yalnız İnsanlar yalnızlığın tekil değil, çoğul bir deneyim olduğunu gösteriyor. Bir Psikoloji Kitabı Ama Önce Bir İnsan Kitabı Sam Carr bir sosyal psikolog ama bu kitap akademik mesafeyle yazılmış bir araştırma değil. İstatistikler, kavramlar ve teoriler arka planda duruyor; öne çıkan şey insanların kendi sesleri. Carr konuştuğu kişileri açıklamıyor, çözümlemiyor ya da yargılamıyor; onlara alan açıyor, onları dinliyor ve aktarıyor. Bu yüzden kitap, okurda şu hissi uyandırıyor: “Benim yaşadığım şey sadece bana ait değil.” Yalnızlığın Utancı, Sessizliği ve Görünmezliği Kitap boyunca tekrar tekrar karşımıza çıkan bir gerçek var: Yalnızlık sadece acı verici değil; aynı zamanda utanılan bir duygu. Carr, yalnızlığın neden bu kadar az dile getirildiğini, neden “ayıp” ya da “ayırt edici” bir zayıflık gibi algılandığını sorguluyor. Ve bu sessizliğin, yalnızlığı daha da derinleştirdiğini gösteriyor. Bütün O Yalnız İnsanlar yalnızlığı konuşmanın bir zayıflık değil, bağ kurmanın ilk adımı olduğunu hatırlatıyor. Teselli Etmeyen Ama Yalnız Bırakmayan Bir Kitap Bu kitap okura hızlı çözümler sunmuyor. “Şöyle yaparsan yalnızlık geçer” demiyor. Bunun yerine şunu yapıyor: Yalnızlığın yanına oturuyor. Onu aceleyle susturmuyor. Onunla kalıyor. Ve tam da bu yüzden, okuru hem sarsan hem de rahatlatan bir metin ortaya çıkıyor. “Bu zarif ve büyüleyici kitap, yalnızlık etrafındaki tabu perdesini aralıyor. Sam Carr, bizi yalnız insanların hayatlarına olduğu kadar kendi dünyasına da davet ediyor. Empatiyle örülmüş, aydınlatıcı ve derinlemesine insani bu karşılaşmalar, pek çoğumuzun korkuyla yaklaştığı bir varoluş haline yakından bakmamıza yardımcı oluyor.” —Michael Harris, Solitude ve The End of Absence'in yazarı
Iyzico İle Öde
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 200,10    200,10   
2 108,05    216,11   
3 73,37    220,11   
4 57,53    230,12   
5 46,42    232,12   
6 40,02    240,12   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat