9786259012452
824451
https://www.sehadetkitap.com/urun/buyuk-tas-konak
Büyük Taş Konak
170.1
“Bazı evler, içinde yaşayanlardan çok,biriktirdikleri hatıralarla ayakta durur.”
Söğütlüdere'nin uçsuz bucaksız başak tarlaları ve şemsiye gibi açılan söğüt ağaçları arasında, neşeli
çocuk kahkahalarını geçmişin sessizliğine gömmüş bir yuva: Büyük Taş Konak... Ocağın başında gözü
yollarda bekleyen fedakâr Hacer Hanım ve çocuklarına duyduğu özlemi toprağın sessizliğine saklayan,
geleneklerine sımsıkı bağlı Hasan Bey...
Şefika Yalım, Büyük Taş Konak'ta bizleri gurbete dağılan evlatların ardında kalan o sızılı boşluğa ve
yeniden bir araya gelişin iyileştirici sıcaklığına davet ediyor. Yıllar önce İngiliz bir kadınla evlendiği için
“Benim soyuma yabancı bir gelin giremez” denilerek kapı dışarı edilen en küçük oğul Yılmaz'ın, eşi Emily
ile birlikte ansızın köye dönüşü, ailenin sarsılmaz sanılan kurallarını büyük bir sınavdan geçiriyor. Gurbetin
sılaya, öfkenin merhamete ve yıllanmış kırgınlıkların büyük bir hoşgörüye dönüştüğü bu hikâyede; tandır
kokuları, dereden gelen su sesi ve cırcır böceklerinin ninnisi eşliğinde tüm aile son bir kez aynı avluda
toplanıyor.
Ancak zaman her zamankinden merhametsiz,hayat ise amansız ayrılıklarla doludur...
Yazar Şefika Yalım, kendine has o samimi, telaşsız ve doğanın ritmiyle bütünleşen eşsiz üslubuyla okurun
boğazına koca bir düğüm atıyor. Kelimeleriyle adeta taze tandır ekmeğinin kokusunu burnumuza getirirken,
diğer yandan göğsümüze ağır bir melankoli oturtuyor. Modern çağın savurduğu hayatlara, köklere duyulan
hasrete, affetmenin erdemine ve “ev” kavramının asıl anlamına dair sarsıcı bir destan niteliğindeki bu
romanı okurken kendi geçmişinize, ailenize ve içsel yuvanıza doğru bir yolculuğa çıkacaksınız.
“Bazı evler, içinde yaşayanlardan çok,biriktirdikleri hatıralarla ayakta durur.”
Söğütlüdere'nin uçsuz bucaksız başak tarlaları ve şemsiye gibi açılan söğüt ağaçları arasında, neşeli
çocuk kahkahalarını geçmişin sessizliğine gömmüş bir yuva: Büyük Taş Konak... Ocağın başında gözü
yollarda bekleyen fedakâr Hacer Hanım ve çocuklarına duyduğu özlemi toprağın sessizliğine saklayan,
geleneklerine sımsıkı bağlı Hasan Bey...
Şefika Yalım, Büyük Taş Konak'ta bizleri gurbete dağılan evlatların ardında kalan o sızılı boşluğa ve
yeniden bir araya gelişin iyileştirici sıcaklığına davet ediyor. Yıllar önce İngiliz bir kadınla evlendiği için
“Benim soyuma yabancı bir gelin giremez” denilerek kapı dışarı edilen en küçük oğul Yılmaz'ın, eşi Emily
ile birlikte ansızın köye dönüşü, ailenin sarsılmaz sanılan kurallarını büyük bir sınavdan geçiriyor. Gurbetin
sılaya, öfkenin merhamete ve yıllanmış kırgınlıkların büyük bir hoşgörüye dönüştüğü bu hikâyede; tandır
kokuları, dereden gelen su sesi ve cırcır böceklerinin ninnisi eşliğinde tüm aile son bir kez aynı avluda
toplanıyor.
Ancak zaman her zamankinden merhametsiz,hayat ise amansız ayrılıklarla doludur...
Yazar Şefika Yalım, kendine has o samimi, telaşsız ve doğanın ritmiyle bütünleşen eşsiz üslubuyla okurun
boğazına koca bir düğüm atıyor. Kelimeleriyle adeta taze tandır ekmeğinin kokusunu burnumuza getirirken,
diğer yandan göğsümüze ağır bir melankoli oturtuyor. Modern çağın savurduğu hayatlara, köklere duyulan
hasrete, affetmenin erdemine ve “ev” kavramının asıl anlamına dair sarsıcı bir destan niteliğindeki bu
romanı okurken kendi geçmişinize, ailenize ve içsel yuvanıza doğru bir yolculuğa çıkacaksınız.
Iyzico İle Öde
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 170,10 | 170,10 |
| 2 | 91,85 | 183,71 |
| 3 | 62,94 | 188,81 |
| 4 | 48,48 | 193,91 |
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.