Çocuk

Stok Kodu:
9786258528107
Boyut:
135-195-0
Sayfa Sayısı:
160
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026-07-28
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
Kitap Kağıdı
Dili:
Türkçe
%44 indirimli
320,00
179,20
Havale/EFT ile: 173,82
9786258528107
835286
Çocuk
Çocuk
179.2
Murat İsmail Oğru, Motto Yayınları'ndan yayımlanan ikinci romanı Çocuk'ta sinematografik bir dille, kentin alacakaranlık köşelerinde geçen bir polisiye-psikolojik gerilim kuruyor. Sezgin Kutlu ya da nam-ı diğer Bektaş; Türk edebiyatında az rastlanır bir karakterle hayatımıza giriyor: Küçük bedeniyle koca yıkımlar yaratan, şefkatle gülümseyerek bıçağını saplayan, kaybettiği ailesi yerine kendi ailesini kuran ve kurduğu her şeyi koruyabilmek için aklının ve ufkunun sınırlarına kadar gidebilen bir çocuk. Sezgin'in arkasında sürüklediği gölgeler büyüdükçe, etrafına topladığı insanlar onun için bir aile, kendi içinse bir hesap olmaya başlıyor. İstemese de büyümek zorunda kalan, herkesin bilmediği, sadece içindeki matematik öğretmeninin tanıdığı bu çocuk; etrafına demir tuğlalardan bir kale örmeye çalışıyor. Ancak tuğlaları seçerken hata payı yok. Hiçbir şeyden haberiniz yok. Bir hayvandan bile daha cahilsiniz, Cihan Abi. Ne fizik kurallarından ne ahlak kurallarından ne anatomiden ne psikolojiden ne istatistikten ne matematikten haberiniz var. Toplasan üç tane içgüdünün peşine takılmış boşuna oksijen tüketiyorsunuz. Yaratıcı olduğunu söyleyebileceğim tek konu, şu çatal sapı ve eski bir çakmakla yaptığın bıçağın. Tebrik ediyorum, oldukça işlevsel olduğunu da bizzat test ettin sanırım. Kendinle gurur duy. Uzun uzadıya seninle sohbet etmek isterdim ama önce revire, sonra hücreye ve arkasında da akıl hastanesine olan uzun bir yolculuk beni bekliyor. Merak etme ve hatta kendini kötü hissetme e mi? Cahil ve ahmak olan sadece sen değilsin. Bu saydığım sıralamadaki karşılaşacağım kimse senden çok farklı olmayacak.
Murat İsmail Oğru, Motto Yayınları'ndan yayımlanan ikinci romanı Çocuk'ta sinematografik bir dille, kentin alacakaranlık köşelerinde geçen bir polisiye-psikolojik gerilim kuruyor. Sezgin Kutlu ya da nam-ı diğer Bektaş; Türk edebiyatında az rastlanır bir karakterle hayatımıza giriyor: Küçük bedeniyle koca yıkımlar yaratan, şefkatle gülümseyerek bıçağını saplayan, kaybettiği ailesi yerine kendi ailesini kuran ve kurduğu her şeyi koruyabilmek için aklının ve ufkunun sınırlarına kadar gidebilen bir çocuk. Sezgin'in arkasında sürüklediği gölgeler büyüdükçe, etrafına topladığı insanlar onun için bir aile, kendi içinse bir hesap olmaya başlıyor. İstemese de büyümek zorunda kalan, herkesin bilmediği, sadece içindeki matematik öğretmeninin tanıdığı bu çocuk; etrafına demir tuğlalardan bir kale örmeye çalışıyor. Ancak tuğlaları seçerken hata payı yok. Hiçbir şeyden haberiniz yok. Bir hayvandan bile daha cahilsiniz, Cihan Abi. Ne fizik kurallarından ne ahlak kurallarından ne anatomiden ne psikolojiden ne istatistikten ne matematikten haberiniz var. Toplasan üç tane içgüdünün peşine takılmış boşuna oksijen tüketiyorsunuz. Yaratıcı olduğunu söyleyebileceğim tek konu, şu çatal sapı ve eski bir çakmakla yaptığın bıçağın. Tebrik ediyorum, oldukça işlevsel olduğunu da bizzat test ettin sanırım. Kendinle gurur duy. Uzun uzadıya seninle sohbet etmek isterdim ama önce revire, sonra hücreye ve arkasında da akıl hastanesine olan uzun bir yolculuk beni bekliyor. Merak etme ve hatta kendini kötü hissetme e mi? Cahil ve ahmak olan sadece sen değilsin. Bu saydığım sıralamadaki karşılaşacağım kimse senden çok farklı olmayacak.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat