9786259234656
870030
https://www.sehadetkitap.com/urun/dinin-tarihi
Dinin Tarihi
408
Her tanrı, çağının aynasıdır.
Tanrı adına konuşanlar, çoğu zaman insan adına susturur.
Allan Menzies, “Dinin Tarihi” adlı bu klasik çalışması Tanrı kavramının ilk titreşiminden başlayarak, ilkel inanç sistemlerinden Mısır, Yunan, Roma, Hint, İran ve İslam dinine uzanan büyük düşünsel yolculuğu bütünlüklü bir bakışla ele alırken, İnançların nasıl doğduğunu, hangi toplumsal ihtiyaçlardan beslendiğini ve zamanla nasıl kurumsallaştığını titizlikle ortaya koyuyor.
Yazar bu eserinde, dinin kutsal metinlerle sınırlı bir alan olmadığını; ritüelleri, mitleri, kurucuları, sembolleri ve tarihsel bağlamı ile yaşayan bir olgu olarak incelenmesine dikkat çekerek dinin inanma ihtiyacının sonucu olarak nasıl ortaya çıktığını ve insanların onu nasıl kutsallaştırıp buyruklarını tanrısal olana referans yaptıklarını örneklerle anlatıyor.
Menzies, bu eserinde okuyucuyu ne bir inanca davet ediyor ne de bir inancı yargılıyor; aksine, din olgusunu anlamak isteyen herkes için sağlam bir düşünce zemini kurararak, dinin kurumsal olarak antik uygarlıklarda nasıl ortaya çıktığını ve toplumun şekillenmesinde nasıl bir rol aldığını bütün objektifliğiyle ortaya koyuyor. Özellikle antik uygarlıkların tanrı kavramını geliştirirken birbirlerinden nasıl etkilendiğini, “tanrı” kavramının farklı dillerdeki anlamlarını irdeleyerek bir sonuca varıyor. Tanrı fikrinin insan zihninde nasıl şekillendiğini, farklı coğrafyalarda nasıl farklı yüzler kazandığını ve bu çeşitliliğin ardındaki ortak damarları taşıdığını uygarlıkların inançlarını merekeze alarak sorguluyor.
Dinin Tarihi, ezberleri tekrar eden bir anlatı değil; sorgulayan, karşılaştıran ve düşündüren bir başvuru kaynağıdır. İnançların kökenini anlamak isteyen ve dinler tarihine bütüncül bir pencereden bakmak isteyenler ve “insan neden inanır?” sorusunun izini sürenler için vazgeçilmez bir eserdir.
Dinler nasıl şekillendi?
Tanrı fikri nerede doğdu?
İnanç, insanlık tarihini nasıl yönlendirdi?
İnanç, hakikatle değil otoriteyle mi büyüdü?
Din, hakikatin değil insanın korkularının ürünü mü?
Bu kitap, bu soruların izini sürmek isteyenleri okumaya davet ediyor.
Her tanrı, çağının aynasıdır.
Tanrı adına konuşanlar, çoğu zaman insan adına susturur.
Allan Menzies, “Dinin Tarihi” adlı bu klasik çalışması Tanrı kavramının ilk titreşiminden başlayarak, ilkel inanç sistemlerinden Mısır, Yunan, Roma, Hint, İran ve İslam dinine uzanan büyük düşünsel yolculuğu bütünlüklü bir bakışla ele alırken, İnançların nasıl doğduğunu, hangi toplumsal ihtiyaçlardan beslendiğini ve zamanla nasıl kurumsallaştığını titizlikle ortaya koyuyor.
Yazar bu eserinde, dinin kutsal metinlerle sınırlı bir alan olmadığını; ritüelleri, mitleri, kurucuları, sembolleri ve tarihsel bağlamı ile yaşayan bir olgu olarak incelenmesine dikkat çekerek dinin inanma ihtiyacının sonucu olarak nasıl ortaya çıktığını ve insanların onu nasıl kutsallaştırıp buyruklarını tanrısal olana referans yaptıklarını örneklerle anlatıyor.
Menzies, bu eserinde okuyucuyu ne bir inanca davet ediyor ne de bir inancı yargılıyor; aksine, din olgusunu anlamak isteyen herkes için sağlam bir düşünce zemini kurararak, dinin kurumsal olarak antik uygarlıklarda nasıl ortaya çıktığını ve toplumun şekillenmesinde nasıl bir rol aldığını bütün objektifliğiyle ortaya koyuyor. Özellikle antik uygarlıkların tanrı kavramını geliştirirken birbirlerinden nasıl etkilendiğini, “tanrı” kavramının farklı dillerdeki anlamlarını irdeleyerek bir sonuca varıyor. Tanrı fikrinin insan zihninde nasıl şekillendiğini, farklı coğrafyalarda nasıl farklı yüzler kazandığını ve bu çeşitliliğin ardındaki ortak damarları taşıdığını uygarlıkların inançlarını merekeze alarak sorguluyor.
Dinin Tarihi, ezberleri tekrar eden bir anlatı değil; sorgulayan, karşılaştıran ve düşündüren bir başvuru kaynağıdır. İnançların kökenini anlamak isteyen ve dinler tarihine bütüncül bir pencereden bakmak isteyenler ve “insan neden inanır?” sorusunun izini sürenler için vazgeçilmez bir eserdir.
Dinler nasıl şekillendi?
Tanrı fikri nerede doğdu?
İnanç, insanlık tarihini nasıl yönlendirdi?
İnanç, hakikatle değil otoriteyle mi büyüdü?
Din, hakikatin değil insanın korkularının ürünü mü?
Bu kitap, bu soruların izini sürmek isteyenleri okumaya davet ediyor.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.