Eğrinin Gölgesi

Stok Kodu:
9786259597768
Boyut:
135-210-0
Sayfa Sayısı:
154
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026-07-21
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
2.Hamur
Dili:
Türkçe
Kategori:
400,00
Havale/EFT ile: 388,00
9786259597768
833892
Eğrinin Gölgesi
Eğrinin Gölgesi
400
Eğrinin Gölgesi, Ahmet Bilge'nin hapishanede kaleme aldığı bir düşünce silsilesidir. Kitap, siyaset tapınağının en faal sunağında kurban edilen ideolojilerden başlayarak, at arabasının ölçüsünün uzay mekiğinin yakıt tankını belirlemesine, tarihin sonu iddialarının kendi kendini yalanlamasına, umudun tohum gibi taş çatlatmasına, bilginin kudretine, bilgisizliğin ve bilinmezliğin gücüne, masalların hakikatin merdiveni oluşuna kadar uzanan bir sorgulama zinciridir. Yazar, Makyavel'in çilesinden hiyerarşinin piramidine, yabancılaşmanın iki halinden sistemlerin kalbine ve nefesine, “Eğrinin gölgesi de eğri olur” gerçeğine kadar, insanın kendi ördüğü anlam ağlarında asılı kaldığını, kimlik(sizlik)lerin ve toplumsal trumanlaşmanın pençesinde kıvrandığını, en sonunda da özgürlüğün tanımlanamaz olduğunu, çünkü her tanımın onu hapsetmek anlamına geldiğini gösterir. Kısacası, bu kitap ne bir manifesto ne de bir öğüttür. Sadece, “Düşüncenin erdemi sadakatsizliğinden gelir” diye fısıldayan, kendi gölgesini bile sorgulayan bir aynadır.
Eğrinin Gölgesi, Ahmet Bilge'nin hapishanede kaleme aldığı bir düşünce silsilesidir. Kitap, siyaset tapınağının en faal sunağında kurban edilen ideolojilerden başlayarak, at arabasının ölçüsünün uzay mekiğinin yakıt tankını belirlemesine, tarihin sonu iddialarının kendi kendini yalanlamasına, umudun tohum gibi taş çatlatmasına, bilginin kudretine, bilgisizliğin ve bilinmezliğin gücüne, masalların hakikatin merdiveni oluşuna kadar uzanan bir sorgulama zinciridir. Yazar, Makyavel'in çilesinden hiyerarşinin piramidine, yabancılaşmanın iki halinden sistemlerin kalbine ve nefesine, “Eğrinin gölgesi de eğri olur” gerçeğine kadar, insanın kendi ördüğü anlam ağlarında asılı kaldığını, kimlik(sizlik)lerin ve toplumsal trumanlaşmanın pençesinde kıvrandığını, en sonunda da özgürlüğün tanımlanamaz olduğunu, çünkü her tanımın onu hapsetmek anlamına geldiğini gösterir. Kısacası, bu kitap ne bir manifesto ne de bir öğüttür. Sadece, “Düşüncenin erdemi sadakatsizliğinden gelir” diye fısıldayan, kendi gölgesini bile sorgulayan bir aynadır.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat