Bu işlem için üye girişi yapmanız gerekiyor
9789755700076
880647
https://www.sehadetkitap.com/urun/eski-zaman-eskiyalari-1
Eski Zaman Eşkiyaları
7.78
Topu topu birkaç adamdılar.
Ölüm fermanlarını, boyunlarındaki hamaylın içinde taşıyorlardı.
Oremarlı Settar, taştan bir yüz ifadesiyle uzaklara bakıyor, "Bu dağ güneşinin kralı olmalı, olmalı ya da ölmeli" diyordu.
Maronisli Sadık bilgece konuşuyordu: "Dostluk kayıp bir eşyadır, alınıp satılmıyor. Düşmanlık ise arsız bir ottur bu dağlarda, her yerde bitiyor."
Gewdanlı Qerdeş, yol arkadaşı İsmail'e dönüyor, "Sınırdan öte yoldur, sınırdan öte kurtuluş... Bizi oraya Ehmede Kokel ulaştıracak" diyordu.
"Hepsi çapraz asmışlardı türkülerine mavzerlerini."
Uzun bir yolculuğa çıkmışlardı.
Yollarına ihanet, buhtan, sınırın öte yakasındaki savaş, bu yakasındaki kıtlık, kıran çıkıyordu.
Eşkıyaydılar.
Zaman, eski zamandı.
Ölüm fermanlarını, boyunlarındaki hamaylın içinde taşıyorlardı.
Oremarlı Settar, taştan bir yüz ifadesiyle uzaklara bakıyor, "Bu dağ güneşinin kralı olmalı, olmalı ya da ölmeli" diyordu.
Maronisli Sadık bilgece konuşuyordu: "Dostluk kayıp bir eşyadır, alınıp satılmıyor. Düşmanlık ise arsız bir ottur bu dağlarda, her yerde bitiyor."
Gewdanlı Qerdeş, yol arkadaşı İsmail'e dönüyor, "Sınırdan öte yoldur, sınırdan öte kurtuluş... Bizi oraya Ehmede Kokel ulaştıracak" diyordu.
"Hepsi çapraz asmışlardı türkülerine mavzerlerini."
Uzun bir yolculuğa çıkmışlardı.
Yollarına ihanet, buhtan, sınırın öte yakasındaki savaş, bu yakasındaki kıtlık, kıran çıkıyordu.
Eşkıyaydılar.
Zaman, eski zamandı.
Topu topu birkaç adamdılar.
Ölüm fermanlarını, boyunlarındaki hamaylın içinde taşıyorlardı.
Oremarlı Settar, taştan bir yüz ifadesiyle uzaklara bakıyor, "Bu dağ güneşinin kralı olmalı, olmalı ya da ölmeli" diyordu.
Maronisli Sadık bilgece konuşuyordu: "Dostluk kayıp bir eşyadır, alınıp satılmıyor. Düşmanlık ise arsız bir ottur bu dağlarda, her yerde bitiyor."
Gewdanlı Qerdeş, yol arkadaşı İsmail'e dönüyor, "Sınırdan öte yoldur, sınırdan öte kurtuluş... Bizi oraya Ehmede Kokel ulaştıracak" diyordu.
"Hepsi çapraz asmışlardı türkülerine mavzerlerini."
Uzun bir yolculuğa çıkmışlardı.
Yollarına ihanet, buhtan, sınırın öte yakasındaki savaş, bu yakasındaki kıtlık, kıran çıkıyordu.
Eşkıyaydılar.
Zaman, eski zamandı.
Ölüm fermanlarını, boyunlarındaki hamaylın içinde taşıyorlardı.
Oremarlı Settar, taştan bir yüz ifadesiyle uzaklara bakıyor, "Bu dağ güneşinin kralı olmalı, olmalı ya da ölmeli" diyordu.
Maronisli Sadık bilgece konuşuyordu: "Dostluk kayıp bir eşyadır, alınıp satılmıyor. Düşmanlık ise arsız bir ottur bu dağlarda, her yerde bitiyor."
Gewdanlı Qerdeş, yol arkadaşı İsmail'e dönüyor, "Sınırdan öte yoldur, sınırdan öte kurtuluş... Bizi oraya Ehmede Kokel ulaştıracak" diyordu.
"Hepsi çapraz asmışlardı türkülerine mavzerlerini."
Uzun bir yolculuğa çıkmışlardı.
Yollarına ihanet, buhtan, sınırın öte yakasındaki savaş, bu yakasındaki kıtlık, kıran çıkıyordu.
Eşkıyaydılar.
Zaman, eski zamandı.
Iyzico İle Öde
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| 2 | 3,89 | 7,78 |
| 3 | 2,59 | 7,78 |
| 4 | 1,95 | 7,78 |
| 5 | 1,56 | 7,78 |
| 6 | 1,30 | 7,78 |
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.