9789750539404
828445
https://www.sehadetkitap.com/urun/ezidiler-73-ferman
Ezidiler: 73. Ferman
329.8
“21. yüzyılda insanlık boğazlandı ve dünya bunu canlı canlı izliyor.
Şimdi kıştır. Havalar soğuktur. Kıyafet yok. Soba yok. Biz
çocuklarımızı düşünüyoruz. Asıl ‘Büyük Şey' yaşandı geçti.
Yaşadıklarını anlatmıyorlar. Asıl ‘Büyük Şey'i söylemiyorlar. Ben
açlıktan ölmem. Ben soğuktan da ölmem. Kampta şuyumuz yok,
buyumuz yok diyenler de haklı, biliyorum. Çünkü çocukları var.
Çocukları aç. Ama unutma ve unutturma! Asıl ‘Büyük Şey' arkada
kaldı.”
IŞİD'in katliamlarından kaçarak Şengal Dağı'na sığınan Ezidiler,
dünya kamuoyunun gündemine, gönderilen yardım
helikopterlerine “tutunmaya” çalışan insanlar olarak girdiler.
Tutunmaya çalıştıkları aslında helikopterler değil yaşamın
kendisiydi; kimilerinin satranç tahtası olarak kimilerinin ise
bataklık olarak tarif ettiği bir coğrafyadan umuda yolculuğun
sarsıcı bir portresiydi basında çıkan bu kareler…
Ama o kadarla kaldı. IŞİD, Suriye, Rusya ve ABD denklemine
kilitlenen Ortadoğu'nun makro gündeminde ufak bir detay olarak
görülen Ezidilerin kimseye anlatamadığı “Büyük Şey” neydi? 73.
Ferman olarak nitelendirdikleri ve kaybettikleri eşleri, dostları,
çocukları ve sevdikleriyle sınırlı olmayan bu muazzam felaketin
boyutları nelerdi?
Nurcan Baysal “Büyük Şey”i, 73. Ferman'ı steril bir tarafsızlıkla
aktarmıyor, Ezidilere tercüman olmakla da yetinmiyor. Ezidilerin
kalbi Laleş'e yolculuk ederek, onların içinden ve onlarla birlikte
konuşuyor, anlatıyor. Ortadoğu uzmanlarının insanlığımızdan
eksilten, “büyük resmi” görmeyi salık veren tutumlarına inat,
sessiz kalınmaması gereken bir katliam için tükenmez bir sebatla
çağrıda bulunuyor.
“21. yüzyılda insanlık boğazlandı ve dünya bunu canlı canlı izliyor.
Şimdi kıştır. Havalar soğuktur. Kıyafet yok. Soba yok. Biz
çocuklarımızı düşünüyoruz. Asıl ‘Büyük Şey' yaşandı geçti.
Yaşadıklarını anlatmıyorlar. Asıl ‘Büyük Şey'i söylemiyorlar. Ben
açlıktan ölmem. Ben soğuktan da ölmem. Kampta şuyumuz yok,
buyumuz yok diyenler de haklı, biliyorum. Çünkü çocukları var.
Çocukları aç. Ama unutma ve unutturma! Asıl ‘Büyük Şey' arkada
kaldı.”
IŞİD'in katliamlarından kaçarak Şengal Dağı'na sığınan Ezidiler,
dünya kamuoyunun gündemine, gönderilen yardım
helikopterlerine “tutunmaya” çalışan insanlar olarak girdiler.
Tutunmaya çalıştıkları aslında helikopterler değil yaşamın
kendisiydi; kimilerinin satranç tahtası olarak kimilerinin ise
bataklık olarak tarif ettiği bir coğrafyadan umuda yolculuğun
sarsıcı bir portresiydi basında çıkan bu kareler…
Ama o kadarla kaldı. IŞİD, Suriye, Rusya ve ABD denklemine
kilitlenen Ortadoğu'nun makro gündeminde ufak bir detay olarak
görülen Ezidilerin kimseye anlatamadığı “Büyük Şey” neydi? 73.
Ferman olarak nitelendirdikleri ve kaybettikleri eşleri, dostları,
çocukları ve sevdikleriyle sınırlı olmayan bu muazzam felaketin
boyutları nelerdi?
Nurcan Baysal “Büyük Şey”i, 73. Ferman'ı steril bir tarafsızlıkla
aktarmıyor, Ezidilere tercüman olmakla da yetinmiyor. Ezidilerin
kalbi Laleş'e yolculuk ederek, onların içinden ve onlarla birlikte
konuşuyor, anlatıyor. Ortadoğu uzmanlarının insanlığımızdan
eksilten, “büyük resmi” görmeyi salık veren tutumlarına inat,
sessiz kalınmaması gereken bir katliam için tükenmez bir sebatla
çağrıda bulunuyor.
Iyzico İle Öde
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 329,80 | 329,80 |
| 2 | 164,90 | 329,80 |
| 3 | 109,93 | 329,80 |
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.