İnsanlar Arasında Eşitsizliğin Kaynağı ve Temelleri Üzerine Bir Söylem

Stok Kodu:
9786256975811
Boyut:
135-210-
Sayfa Sayısı:
82
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026-01-29
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
Kitap Kağıdı
Dili:
Türkçe
%8 indirimli
185,00
170,20
Havale/EFT ile: 166,80
9786256975811
807400
İnsanlar Arasında Eşitsizliğin Kaynağı ve Temelleri Üzerine Bir Söylem
İnsanlar Arasında Eşitsizliğin Kaynağı ve Temelleri Üzerine Bir Söylem
170.20
Masumiyetin Kaybı: İnsanlık Nerede Yanlış Yaptı? 1754 yılında Dijon Akademisi'nin sorduğu "Eşitsizliğin kaynağı nedir ve bu, doğa kanunu tarafından desteklenmekte midir?" sorusuna Rousseau'nun verdiği yanıt, bugün hâlâ modern toplumun vicdanını sarsmaya devam ediyor. Rousseau; bizleri mülkiyetin, yasaların ve sarayların olmadığı o hayali "doğa durumuna" geri götürüyor. Bu eserde Rousseau; insanın doğuştan gelen masumiyetinin, bir toprak parçasını çevirip "Burası benimdir!" diyen ilk kişiyle birlikte nasıl yok olduğunu anlatır. Eşitsizliği doğal değil, toplumsal bir hastalık olarak tanımlayan yazar; sivil toplumun nasıl bir tahakküm mekanizmasına dönüştüğünü antropolojik ve felsefi bir derinlikle sergiler. Fransız İhtilali'ne ilham veren bu metin, insanın özgürlük arayışındaki en radikal duraklardan biridir. "Bir toprak parçasının etrafını çitle çevirip 'Burası benimdir' diyen ilk kişi, medeniyetin gerçek kurucusudur." Peki o anda birisi çıkıp, "Yerin meyveleri herkesindir, toprak ise hiç kimsenin!" deseydi, insanlık ne kadar çok savaştan, cinayetten ve sefaletten kurtulmuş olurdu? Rousseau, tarihin akışını değiştiren o anın peşine düşüyor. “İnsan özgür doğar, oysa her yerde zincire vurulmuştur.” Rousseau, bu eserinde medeniyetin pırıltılı maskesini düşürerek bizleri çıplak bir gerçekle; kendi yarattığımız eşitsizlikle yüzleşmeye çağırıyor. Toplumsal düzenin kökenlerini anlamak isteyenler için bir başkaldırı klasiği...
Masumiyetin Kaybı: İnsanlık Nerede Yanlış Yaptı? 1754 yılında Dijon Akademisi'nin sorduğu "Eşitsizliğin kaynağı nedir ve bu, doğa kanunu tarafından desteklenmekte midir?" sorusuna Rousseau'nun verdiği yanıt, bugün hâlâ modern toplumun vicdanını sarsmaya devam ediyor. Rousseau; bizleri mülkiyetin, yasaların ve sarayların olmadığı o hayali "doğa durumuna" geri götürüyor. Bu eserde Rousseau; insanın doğuştan gelen masumiyetinin, bir toprak parçasını çevirip "Burası benimdir!" diyen ilk kişiyle birlikte nasıl yok olduğunu anlatır. Eşitsizliği doğal değil, toplumsal bir hastalık olarak tanımlayan yazar; sivil toplumun nasıl bir tahakküm mekanizmasına dönüştüğünü antropolojik ve felsefi bir derinlikle sergiler. Fransız İhtilali'ne ilham veren bu metin, insanın özgürlük arayışındaki en radikal duraklardan biridir. "Bir toprak parçasının etrafını çitle çevirip 'Burası benimdir' diyen ilk kişi, medeniyetin gerçek kurucusudur." Peki o anda birisi çıkıp, "Yerin meyveleri herkesindir, toprak ise hiç kimsenin!" deseydi, insanlık ne kadar çok savaştan, cinayetten ve sefaletten kurtulmuş olurdu? Rousseau, tarihin akışını değiştiren o anın peşine düşüyor. “İnsan özgür doğar, oysa her yerde zincire vurulmuştur.” Rousseau, bu eserinde medeniyetin pırıltılı maskesini düşürerek bizleri çıplak bir gerçekle; kendi yarattığımız eşitsizlikle yüzleşmeye çağırıyor. Toplumsal düzenin kökenlerini anlamak isteyenler için bir başkaldırı klasiği...
Iyzico İle Öde
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 170,20    170,20   
2 85,10    170,20   
3 56,73    170,20   
4 42,55    170,20   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat