İslâm'da Mülk ve Hilafet

Stok Kodu:
9789753551625
Boyut:
135-195-0
Sayfa Sayısı:
182
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
1996-01
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
2.Hamur
Dili:
Türkçe
%25 indirimli
6,48
4,86
Havale/EFT ile: 4,62
9789753551625
881149
İslâm'da Mülk ve Hilafet
İslâm'da Mülk ve Hilafet
4.86
Peygamber (s.a.v.) vefatından önce herhangi bir meşru otorite veya müesseseyi vasiyet etmediği gibi kendisine bir halef de tayin etmemiştir. Kur'ân'ın ilâhî iradeyi ifade eden otoritesi bütün müslümanlara emanet edilmiştir. Gerekirse müslümanlar aralarından birini seçerek kendilerine siyasî lider yapabilirler. Nitekim hilafet müessesesi, Peygamber'in vefatından sonra ortaya çıkan bir zaruretin neticesi olarak vücuda gelmiştir.
Peygamber kendi yerine, bir otorite olarak, sadece Kur'an'ı bırakıyor. Bir halife tayin etmiyor. Bir şûrâ veya başka bir müessese kurulmasını da vasiyet etmiyor. İlâhî hukuku tefsir ve tatbik etme selahiyeti ve hakkı, bütün müslümanların en tabiî hak ve vazifesi oluyor.
Otorite cemaate müşterek bir miras olarak tevdî olunmak sûretiyle bir "şahs-ı manevî" haline gelmiştir. Bu vaziyet karşısında müslümanlar kendilerine bir halife seçiyorlar, ama halifeden de her müslüman gibi ilâhî kanuna riayet etmesi ve keyfî değil, müslümanların müşterek tasvibine uygun hareket etmesi bekleniyor. Zira, siyasî kararların ilâhî hukuka uygun olup olmadığına karar verecek teokratik bir müessese yoktur ve ilâhî irade halifenin şahsında değil Kur'an'da tecessüm etmiştir.
Peygamber (s.a.v.) vefatından önce herhangi bir meşru otorite veya müesseseyi vasiyet etmediği gibi kendisine bir halef de tayin etmemiştir. Kur'ân'ın ilâhî iradeyi ifade eden otoritesi bütün müslümanlara emanet edilmiştir. Gerekirse müslümanlar aralarından birini seçerek kendilerine siyasî lider yapabilirler. Nitekim hilafet müessesesi, Peygamber'in vefatından sonra ortaya çıkan bir zaruretin neticesi olarak vücuda gelmiştir.
Peygamber kendi yerine, bir otorite olarak, sadece Kur'an'ı bırakıyor. Bir halife tayin etmiyor. Bir şûrâ veya başka bir müessese kurulmasını da vasiyet etmiyor. İlâhî hukuku tefsir ve tatbik etme selahiyeti ve hakkı, bütün müslümanların en tabiî hak ve vazifesi oluyor.
Otorite cemaate müşterek bir miras olarak tevdî olunmak sûretiyle bir "şahs-ı manevî" haline gelmiştir. Bu vaziyet karşısında müslümanlar kendilerine bir halife seçiyorlar, ama halifeden de her müslüman gibi ilâhî kanuna riayet etmesi ve keyfî değil, müslümanların müşterek tasvibine uygun hareket etmesi bekleniyor. Zira, siyasî kararların ilâhî hukuka uygun olup olmadığına karar verecek teokratik bir müessese yoktur ve ilâhî irade halifenin şahsında değil Kur'an'da tecessüm etmiştir.
Iyzico İle Öde
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
2 2,43    4,86   
3 1,62    4,86   
4 1,22    4,86   
5 0,97    4,86   
6 0,81    4,86   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat