9786055940621
905007
https://www.sehadetkitap.com/urun/istanbul-uzak-kent-istanbul-the-distant-city
İstanbul - Uzak Kent - Istanbul the Distant City
854
İstanbul / Uzak Kent, altı foto röportajdan oluşan bir seçki: Topkapı Bitpazarı, Göçer Ramazan Davulcuları, Haliç Sandalcıları, Erzurum Çayevi, Eskiciler ve Aşevi Sakinleri bu seçkinin parçaları. İstanbul'u, İstanbulluyu, İstanbullu ol(a)mayını anlatan foto röportajların birincisi Topkapı Bit Pazarı… Topkapı'da, Trakya Otogarı'nın yanı başında kurulan bit pazarı sakinlerinin öyküsü ilk çalışmam; beş taslak metni beğenmeyip, altıncısında karar kıldığım ilk göz ağrım. Yayınlanmasını sabırsızlıkla beklediğim 1987 yılı Mart günleri… Ve büyük coşkuyla hazırladığım diğerleri… Edirnekapı surlarının gölgesine, Mart soğuğu ve çamur batağında çadırlarını kurmuş Ramazan Davulcuları foto röportajın diğer kahramanları… Kış soğuğunda bir davulcu çadırının içinde en çok içimi sızlatan, yaşı 90'ı geçmiş, çocukları ve torunları arasında -bir çınarı andıran- kadındı; yanı başında, yalınayak, yemek tenceresinin dibini sıyırmak için çekişen torunları yoksulluğun, açlığın ve çaresizliğin simgesiydi adeta! Haliç Sandalcıları'ndan 'İsmail Dede'ye ne demeli? İlerlemiş yaşına karşın "genç sandalcılara taş çıkartan bir delikanlı"ydı. Hoş sohbetiyle yolcularını Haliç'in bir yakasından diğer yakasına taşımayı sürdürüyordu. Ünlü Erzurum Çayevi ise, eski Galata Köprüsü'nün altında nargilecilerin mekânıydı; çayevinin gediklileri Recep Bey'in müşterileri nargilecilerdi. Eskicileri tanımayan var mı? Sokak aralarında, kentin eski hanlarında ve tarihi cami aralıklarında sıkça karşılaştığımız eskicilerin (torbacıların) müşterileri arasında "doktor, öğretim üyesi…" bile vardı. Son foto röportaj ise Eyüp Sultan Külliyesi içindeki imarethanede her gün saat 12.00'de sıraya girip düzenli yemek alan aşevi sakinleriydi; imarethanenin diğer sakinleri ise kurban kestirmeye gelenlerdi.
Bu seçki, Cumhuriyet Gazetesi ve bazı dergilerde 1987 yılından başlayarak 1990'lı yılların sonuna değin yayınlandı. 30 yılı aşkın aradan sonra fotoğraf arşivimden yeni derlediğim fotoğraflarla foto röportaj dizisinin üçüncüsü, bu kitap oluştu: 1980'li, 90'lı yıllarından İstanbul öyküleri…
Bu seçki, Cumhuriyet Gazetesi ve bazı dergilerde 1987 yılından başlayarak 1990'lı yılların sonuna değin yayınlandı. 30 yılı aşkın aradan sonra fotoğraf arşivimden yeni derlediğim fotoğraflarla foto röportaj dizisinin üçüncüsü, bu kitap oluştu: 1980'li, 90'lı yıllarından İstanbul öyküleri…
İstanbul / Uzak Kent, altı foto röportajdan oluşan bir seçki: Topkapı Bitpazarı, Göçer Ramazan Davulcuları, Haliç Sandalcıları, Erzurum Çayevi, Eskiciler ve Aşevi Sakinleri bu seçkinin parçaları. İstanbul'u, İstanbulluyu, İstanbullu ol(a)mayını anlatan foto röportajların birincisi Topkapı Bit Pazarı… Topkapı'da, Trakya Otogarı'nın yanı başında kurulan bit pazarı sakinlerinin öyküsü ilk çalışmam; beş taslak metni beğenmeyip, altıncısında karar kıldığım ilk göz ağrım. Yayınlanmasını sabırsızlıkla beklediğim 1987 yılı Mart günleri… Ve büyük coşkuyla hazırladığım diğerleri… Edirnekapı surlarının gölgesine, Mart soğuğu ve çamur batağında çadırlarını kurmuş Ramazan Davulcuları foto röportajın diğer kahramanları… Kış soğuğunda bir davulcu çadırının içinde en çok içimi sızlatan, yaşı 90'ı geçmiş, çocukları ve torunları arasında -bir çınarı andıran- kadındı; yanı başında, yalınayak, yemek tenceresinin dibini sıyırmak için çekişen torunları yoksulluğun, açlığın ve çaresizliğin simgesiydi adeta! Haliç Sandalcıları'ndan 'İsmail Dede'ye ne demeli? İlerlemiş yaşına karşın "genç sandalcılara taş çıkartan bir delikanlı"ydı. Hoş sohbetiyle yolcularını Haliç'in bir yakasından diğer yakasına taşımayı sürdürüyordu. Ünlü Erzurum Çayevi ise, eski Galata Köprüsü'nün altında nargilecilerin mekânıydı; çayevinin gediklileri Recep Bey'in müşterileri nargilecilerdi. Eskicileri tanımayan var mı? Sokak aralarında, kentin eski hanlarında ve tarihi cami aralıklarında sıkça karşılaştığımız eskicilerin (torbacıların) müşterileri arasında "doktor, öğretim üyesi…" bile vardı. Son foto röportaj ise Eyüp Sultan Külliyesi içindeki imarethanede her gün saat 12.00'de sıraya girip düzenli yemek alan aşevi sakinleriydi; imarethanenin diğer sakinleri ise kurban kestirmeye gelenlerdi.
Bu seçki, Cumhuriyet Gazetesi ve bazı dergilerde 1987 yılından başlayarak 1990'lı yılların sonuna değin yayınlandı. 30 yılı aşkın aradan sonra fotoğraf arşivimden yeni derlediğim fotoğraflarla foto röportaj dizisinin üçüncüsü, bu kitap oluştu: 1980'li, 90'lı yıllarından İstanbul öyküleri…
Bu seçki, Cumhuriyet Gazetesi ve bazı dergilerde 1987 yılından başlayarak 1990'lı yılların sonuna değin yayınlandı. 30 yılı aşkın aradan sonra fotoğraf arşivimden yeni derlediğim fotoğraflarla foto röportaj dizisinin üçüncüsü, bu kitap oluştu: 1980'li, 90'lı yıllarından İstanbul öyküleri…
Iyzico İle Öde
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| 2 | 427,00 | 854,00 |
| 3 | 284,67 | 854,00 |
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.