9786057420022
808648
https://www.sehadetkitap.com/urun/kestiler-fermanimi-2-balkanlardan-trakya-ya-1883
Kestiler Fermanımı 2;Balkanlardan Trakya’ya (1883)
325.00
Göç insanlık tarihinin en karmaşık ve en zor olaylarının başında gelir. Özellikle ulaşım imkanlarının insan
bacaklarına ve canlı hayvan gücüne dayandığı dönemlerde insan neslinin başına gelmiş en acıklı olaylar dizisidir.
Hele bu bir de zorunluluktan kaynaklanmışsa, sürgün olarak gerçekleştirilmişse bizim dilimize özgü bir deyim olan
"insan ziyanlığı"dır. Göç olayına dünyada iki şey sessiz kalmaz. Bunlardan ilki göçe maruz kalanlar, diğeri ise
tarihtir. Bu nedenle tarihte iki defa zorunlu göçe maruz kalmış bir neslin çocuğu olarak benim de bu yaşananlara
sessiz kalmamam tarihin sesini duyurmak amacına yöneliktir. Tabii ki bu göçlerden birisinin hikayelerini dinlemiş
olmamın da etkisini eklemem yerinde olur. Bu çalışmayı bir tarih kitabı olarak yazacak derinliğe sahip olmadığımı
bildiğimden yanılmamak, hata yapmamak adına 10 yıldan fazla süren bir araştırma sürecinde bir tarihi roman olarak
yazmaya çalıştım. Kitabın "Kestiler Fermanımı-1" adını taşıyan birinci cildi 1470'li yıllarda Larende/Karaman-
Konya'dan Balkanlara göç ettirilen atalarımızın Koca Balkanlar kuzeyinde Selvi/Plevne bölgesine göçünü konu
almaktadır. Bu bölümde değerli hocamız, eski Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halacoğlu'nun altı ciltlik
eserinden istifade ile soyumuzu bulmakla başlayan ve 15 Yüzyıl
şartlarında, yönetilemeyen kardeş kavgasının sonucunda maruz kalınan zorla göç olayı anlatılmaktadır. Sayın Yusuf
Halacoğlu'na bu büyük hizmeti için teşekkür ederim.
Kitabın birinci cildi ile ilgili olarak 2014 yılında Karadağ yöresinde yerinde yaptığım çalışmalar ile 2015 yılında
Karamanoğlu Mehmet Bey Üniversitesinin gerçekleştirdiği "Karamanoğulları Beyliği" ile ilgili sempozyum
sürecinde Karamanoğlu Mehmet Bey Üniversitesi Tarih Öğretim Üyesi Sayın Dr. Mehmet Kurt'a rehberliği, özverisi
ve yardımseverliği vesilesiyle müteşekkirim. "Kestiler Fermanımı-2" adını taşıyan ikinci cildi ise babamın dedesi
olan "Balvanlı Hüsmen"in hikayesi anlatılmaktadır. Bu bölüm çok değerli bir araştırmacı yazar ve tarihçi olan Emekli
Büyükelçi Sayın Bilal Şimşir'in belgeleri arasında gezinirken "Balvan Katliamı" konusuna rastlamam sonucu
alevlenmiştir. Bu katliamı ortaya çıkaran ve bu bölümün yazılmasına vesile olan ve tarihin
sesini duyuran hocamıza çok şey borçluyuz. Tarihimizde 93 Harbi olarak bilinen 1877-1878 Osmanlı-Rus Harbi
süreci ve sonucunda tekrar atalarımızın başına gelen zorunlu göç bu bölümün hikayesini oluşturmaktadır. Sayın Bilal
Şimşir'e minnet, şükran duygularımı ve rahmet dileklerimi sunmayı bir borç bilirim. Kitabın hazırlanması aşamasında
ikinci cilt ile ilgili olarak Temmuz 2022, Ağustos 2024 ve Haziran 2025 aylarında bizzat yerinde yaptığım
çalışmalarda bana yardımcı olan, mülakat veren; ancak isimlerini vermek istemediğim Selvi kasabası, Balvan köyü,
Çadırlı (Sennik) köyü ve özellikle Kruşova köyündeki dost ve kardeşlerime şükran ve minnet borçluyum. Dört asır
ara ile gerçekleşen bu göçlerin temel özelliği zorunlu göçler olmasıdır. Anadolu'dan göç sürecinde muhacirler
yanlarına alabildikleri az miktarda taşınabilir varlıkları dışında evini, barkını, tarlasını, bağını, bahçesini beş kuruş
almadan devlete terk ederek göç etmişlerdir. Balkanlara göç sürecinde devlet sadece kısmen ikamet yeri desteği
sağlamıştır. 93 Harbi sonrasında Balkanlardan dönüş göçü sürecinde ise devlet "yerinde kal" stratejisini
uyguladığından savaştan sonra beş yıl süre ile göçü geciktirmiş, bu süreçte Bulgar idaresince atalarımız göçe
zorlanarak, çeşitli baskılara maruz kalarak, evini, barkını, dükkanını, tarlasını, bağını ve bahçesini yok pahasına
satmak zorunda kalmıştır. İki köy ahalisi bu satımlardan elde ettikleri iki gaz tenekesi dolusu altın karşılığı
Karacakılavuz Çiftliğini satın alarak kendilerine yurt bulmuşlardır.
Bu çalışmalar döneminde beni zor anlarımda teşvik eden ve redaksiyon çalışmaları ile bana yardımcı olan arkadaşım
Halil Kalkanlı'ya ve yine dizayn ve redaksiyon konusunda yardımlarını esirgemeyen değerli arkadaşım Hasan Fehmi
Canan'a ve değerli kardeşim Salih Gamsız'a çok teşekkür ederim. Özel teşekkürüm en zor zamanında kitabın arka
kapak yazısını yazma zahmetine katlanan Prof. Dr. Sayın Hikmet Özdemir Hocamadır. Bir özel teşekkürüm ise
bölüm başlıklarında özlü sözlerinden faydalandığım değerli büyüğüm, komutanım Sayın Osman Pamukoğlu'nadır.
Sağ olsun, var olsun. Uzun araştırma ve çalışmalar sürecinde bana desteği ve sabrını esirgemeyen eşim Zübeyde
Akdeniz'e, destek ve yardımları için kızlarım Burcu Sever ve Duygu Akdeniz'e ayrıca özel teşekkürlerimi
sunuyorum.
Hüsmen Akdeniz
Göç insanlık tarihinin en karmaşık ve en zor olaylarının başında gelir. Özellikle ulaşım imkanlarının insan
bacaklarına ve canlı hayvan gücüne dayandığı dönemlerde insan neslinin başına gelmiş en acıklı olaylar dizisidir.
Hele bu bir de zorunluluktan kaynaklanmışsa, sürgün olarak gerçekleştirilmişse bizim dilimize özgü bir deyim olan
"insan ziyanlığı"dır. Göç olayına dünyada iki şey sessiz kalmaz. Bunlardan ilki göçe maruz kalanlar, diğeri ise
tarihtir. Bu nedenle tarihte iki defa zorunlu göçe maruz kalmış bir neslin çocuğu olarak benim de bu yaşananlara
sessiz kalmamam tarihin sesini duyurmak amacına yöneliktir. Tabii ki bu göçlerden birisinin hikayelerini dinlemiş
olmamın da etkisini eklemem yerinde olur. Bu çalışmayı bir tarih kitabı olarak yazacak derinliğe sahip olmadığımı
bildiğimden yanılmamak, hata yapmamak adına 10 yıldan fazla süren bir araştırma sürecinde bir tarihi roman olarak
yazmaya çalıştım. Kitabın "Kestiler Fermanımı-1" adını taşıyan birinci cildi 1470'li yıllarda Larende/Karaman-
Konya'dan Balkanlara göç ettirilen atalarımızın Koca Balkanlar kuzeyinde Selvi/Plevne bölgesine göçünü konu
almaktadır. Bu bölümde değerli hocamız, eski Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halacoğlu'nun altı ciltlik
eserinden istifade ile soyumuzu bulmakla başlayan ve 15 Yüzyıl
şartlarında, yönetilemeyen kardeş kavgasının sonucunda maruz kalınan zorla göç olayı anlatılmaktadır. Sayın Yusuf
Halacoğlu'na bu büyük hizmeti için teşekkür ederim.
Kitabın birinci cildi ile ilgili olarak 2014 yılında Karadağ yöresinde yerinde yaptığım çalışmalar ile 2015 yılında
Karamanoğlu Mehmet Bey Üniversitesinin gerçekleştirdiği "Karamanoğulları Beyliği" ile ilgili sempozyum
sürecinde Karamanoğlu Mehmet Bey Üniversitesi Tarih Öğretim Üyesi Sayın Dr. Mehmet Kurt'a rehberliği, özverisi
ve yardımseverliği vesilesiyle müteşekkirim. "Kestiler Fermanımı-2" adını taşıyan ikinci cildi ise babamın dedesi
olan "Balvanlı Hüsmen"in hikayesi anlatılmaktadır. Bu bölüm çok değerli bir araştırmacı yazar ve tarihçi olan Emekli
Büyükelçi Sayın Bilal Şimşir'in belgeleri arasında gezinirken "Balvan Katliamı" konusuna rastlamam sonucu
alevlenmiştir. Bu katliamı ortaya çıkaran ve bu bölümün yazılmasına vesile olan ve tarihin
sesini duyuran hocamıza çok şey borçluyuz. Tarihimizde 93 Harbi olarak bilinen 1877-1878 Osmanlı-Rus Harbi
süreci ve sonucunda tekrar atalarımızın başına gelen zorunlu göç bu bölümün hikayesini oluşturmaktadır. Sayın Bilal
Şimşir'e minnet, şükran duygularımı ve rahmet dileklerimi sunmayı bir borç bilirim. Kitabın hazırlanması aşamasında
ikinci cilt ile ilgili olarak Temmuz 2022, Ağustos 2024 ve Haziran 2025 aylarında bizzat yerinde yaptığım
çalışmalarda bana yardımcı olan, mülakat veren; ancak isimlerini vermek istemediğim Selvi kasabası, Balvan köyü,
Çadırlı (Sennik) köyü ve özellikle Kruşova köyündeki dost ve kardeşlerime şükran ve minnet borçluyum. Dört asır
ara ile gerçekleşen bu göçlerin temel özelliği zorunlu göçler olmasıdır. Anadolu'dan göç sürecinde muhacirler
yanlarına alabildikleri az miktarda taşınabilir varlıkları dışında evini, barkını, tarlasını, bağını, bahçesini beş kuruş
almadan devlete terk ederek göç etmişlerdir. Balkanlara göç sürecinde devlet sadece kısmen ikamet yeri desteği
sağlamıştır. 93 Harbi sonrasında Balkanlardan dönüş göçü sürecinde ise devlet "yerinde kal" stratejisini
uyguladığından savaştan sonra beş yıl süre ile göçü geciktirmiş, bu süreçte Bulgar idaresince atalarımız göçe
zorlanarak, çeşitli baskılara maruz kalarak, evini, barkını, dükkanını, tarlasını, bağını ve bahçesini yok pahasına
satmak zorunda kalmıştır. İki köy ahalisi bu satımlardan elde ettikleri iki gaz tenekesi dolusu altın karşılığı
Karacakılavuz Çiftliğini satın alarak kendilerine yurt bulmuşlardır.
Bu çalışmalar döneminde beni zor anlarımda teşvik eden ve redaksiyon çalışmaları ile bana yardımcı olan arkadaşım
Halil Kalkanlı'ya ve yine dizayn ve redaksiyon konusunda yardımlarını esirgemeyen değerli arkadaşım Hasan Fehmi
Canan'a ve değerli kardeşim Salih Gamsız'a çok teşekkür ederim. Özel teşekkürüm en zor zamanında kitabın arka
kapak yazısını yazma zahmetine katlanan Prof. Dr. Sayın Hikmet Özdemir Hocamadır. Bir özel teşekkürüm ise
bölüm başlıklarında özlü sözlerinden faydalandığım değerli büyüğüm, komutanım Sayın Osman Pamukoğlu'nadır.
Sağ olsun, var olsun. Uzun araştırma ve çalışmalar sürecinde bana desteği ve sabrını esirgemeyen eşim Zübeyde
Akdeniz'e, destek ve yardımları için kızlarım Burcu Sever ve Duygu Akdeniz'e ayrıca özel teşekkürlerimi
sunuyorum.
Hüsmen Akdeniz
Iyzico İle Öde
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 325,00 | 325,00 |
| 2 | 162,50 | 325,00 |
| 3 | 108,33 | 325,00 |
| 4 | 81,25 | 325,00 |
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.