9786255966445
899852
https://www.sehadetkitap.com/urun/madran-baba-mengisi-aydin-oykuleri
Madran Baba Mengisi;Aydın Öyküleri
292
Kaz ayağı motifli kadım mezar taşlarına rüzgarlar neyi fısıldıyor?
Bir dağın yamacından kaynayıp zahterleri sulayan su, ne diyor?
Ya bu fıstık çamlarının üzerine yapışıp kalan toz, ya maden işçilerinin ciğer acısı, ya bu terkedilmiş köyler, tarumar edilmiş tepeler ve şarkısı yarım kalan sıvacı kuş...
Boyle mi kalacak bu? Ya böyle mi dönecek hep zalimin dem-i devranı? Yüreği soğumayacak mi hiç bu toprağın, yoksulun, garibanın?
Binbir çeşit canlının ve dağların bitmeyen isyanı sözcük sözcük sızıyor her bir öyküye. Bir direniş ateşinin kıvılcımı çakıyor köy evlerinde. İncir sopasi ellerde, zeybek havası dillerde, köylüler geliyor, akın akın. Kezlı - oğlanlı allı - yeşilli, köylüler...
Madran Bala Mengisine
Bir dağın yamacından kaynayıp zahterleri sulayan su, ne diyor?
Ya bu fıstık çamlarının üzerine yapışıp kalan toz, ya maden işçilerinin ciğer acısı, ya bu terkedilmiş köyler, tarumar edilmiş tepeler ve şarkısı yarım kalan sıvacı kuş...
Boyle mi kalacak bu? Ya böyle mi dönecek hep zalimin dem-i devranı? Yüreği soğumayacak mi hiç bu toprağın, yoksulun, garibanın?
Binbir çeşit canlının ve dağların bitmeyen isyanı sözcük sözcük sızıyor her bir öyküye. Bir direniş ateşinin kıvılcımı çakıyor köy evlerinde. İncir sopasi ellerde, zeybek havası dillerde, köylüler geliyor, akın akın. Kezlı - oğlanlı allı - yeşilli, köylüler...
Madran Bala Mengisine
Kaz ayağı motifli kadım mezar taşlarına rüzgarlar neyi fısıldıyor?
Bir dağın yamacından kaynayıp zahterleri sulayan su, ne diyor?
Ya bu fıstık çamlarının üzerine yapışıp kalan toz, ya maden işçilerinin ciğer acısı, ya bu terkedilmiş köyler, tarumar edilmiş tepeler ve şarkısı yarım kalan sıvacı kuş...
Boyle mi kalacak bu? Ya böyle mi dönecek hep zalimin dem-i devranı? Yüreği soğumayacak mi hiç bu toprağın, yoksulun, garibanın?
Binbir çeşit canlının ve dağların bitmeyen isyanı sözcük sözcük sızıyor her bir öyküye. Bir direniş ateşinin kıvılcımı çakıyor köy evlerinde. İncir sopasi ellerde, zeybek havası dillerde, köylüler geliyor, akın akın. Kezlı - oğlanlı allı - yeşilli, köylüler...
Madran Bala Mengisine
Bir dağın yamacından kaynayıp zahterleri sulayan su, ne diyor?
Ya bu fıstık çamlarının üzerine yapışıp kalan toz, ya maden işçilerinin ciğer acısı, ya bu terkedilmiş köyler, tarumar edilmiş tepeler ve şarkısı yarım kalan sıvacı kuş...
Boyle mi kalacak bu? Ya böyle mi dönecek hep zalimin dem-i devranı? Yüreği soğumayacak mi hiç bu toprağın, yoksulun, garibanın?
Binbir çeşit canlının ve dağların bitmeyen isyanı sözcük sözcük sızıyor her bir öyküye. Bir direniş ateşinin kıvılcımı çakıyor köy evlerinde. İncir sopasi ellerde, zeybek havası dillerde, köylüler geliyor, akın akın. Kezlı - oğlanlı allı - yeşilli, köylüler...
Madran Bala Mengisine
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.