9786259151113
905583
https://www.sehadetkitap.com/urun/marcus-aurelius-antik-dunyanin-sonu
Marcus Aurelius; Antik Dünyanın Sonu
394.4
MS 180'de Marcus Aurelius Tuna sınırında yaşama veda ederken, onunla birlikte
antik uygarlık da son nefesini veriyordu.
Ernest Renan'a göre bu ölüm, bir çağın kapanışından çok daha fazlasıydı: Hıristiyanlığın emekleme dönemi
bitmiş, yeni dinin kendi hayatını yaşama vakti gelmişti.
Hıristiyanlığın Kökenlerinin Tarihi dizisini tamamlayan bu ciltte, ikinci yüzyılın iki büyük ahlaki teşebbüsü karşı
karşıya getirilir: Bir yanda tahtın ağır sorumlulukları ile Stoacı felsefenin erdemleri arasında sıkışmış, dünyanın
gördüğü en vakur filozof kral Marcus Aurelius; öte yanda Lyon şehitlerinden Montanosçuluğa, Gnostiklerden
Kilise'nin kurumsallaşmasına uzanan Hıristiyan hareketi. Renan bu canlı ve çatışmalı manzarayı dönemin
âlimlerinden Hıristiyan şehitlerinin mücadelesine, Kilise'nin yayılmasından piskoposluk makamının yükselişine
kadar geniş bir yelpazede ele alır. Aynı zamanda, adil bir hükümdarın iç dünyasını büyülü bir bilgelikle
çözümlerken kendi çağının tiranlığına ve inanç krizlerine karşı da felsefi bir otoportre çizer.
Kitabın merkezindeki soru ise hâlâ canlıdır: Dünyanın gördüğü en seçkin laik erdem okulu ayakta dururken
Hıristiyanlık neden ve nasıl galip gelmiştir? Renan bu soruya tarihsel kavrayışı, edebî gücü ve kışkırtıcı
yargılarıyla yanıt arar.
Marcus Aurelius ve Antik Dünyanın Sonu, insanlık tarihinin en büyük zihniyet dönüşümlerinden birini merak
eden her okur için anıtsal bir başvuru kaynağıdır.
antik uygarlık da son nefesini veriyordu.
Ernest Renan'a göre bu ölüm, bir çağın kapanışından çok daha fazlasıydı: Hıristiyanlığın emekleme dönemi
bitmiş, yeni dinin kendi hayatını yaşama vakti gelmişti.
Hıristiyanlığın Kökenlerinin Tarihi dizisini tamamlayan bu ciltte, ikinci yüzyılın iki büyük ahlaki teşebbüsü karşı
karşıya getirilir: Bir yanda tahtın ağır sorumlulukları ile Stoacı felsefenin erdemleri arasında sıkışmış, dünyanın
gördüğü en vakur filozof kral Marcus Aurelius; öte yanda Lyon şehitlerinden Montanosçuluğa, Gnostiklerden
Kilise'nin kurumsallaşmasına uzanan Hıristiyan hareketi. Renan bu canlı ve çatışmalı manzarayı dönemin
âlimlerinden Hıristiyan şehitlerinin mücadelesine, Kilise'nin yayılmasından piskoposluk makamının yükselişine
kadar geniş bir yelpazede ele alır. Aynı zamanda, adil bir hükümdarın iç dünyasını büyülü bir bilgelikle
çözümlerken kendi çağının tiranlığına ve inanç krizlerine karşı da felsefi bir otoportre çizer.
Kitabın merkezindeki soru ise hâlâ canlıdır: Dünyanın gördüğü en seçkin laik erdem okulu ayakta dururken
Hıristiyanlık neden ve nasıl galip gelmiştir? Renan bu soruya tarihsel kavrayışı, edebî gücü ve kışkırtıcı
yargılarıyla yanıt arar.
Marcus Aurelius ve Antik Dünyanın Sonu, insanlık tarihinin en büyük zihniyet dönüşümlerinden birini merak
eden her okur için anıtsal bir başvuru kaynağıdır.
MS 180'de Marcus Aurelius Tuna sınırında yaşama veda ederken, onunla birlikte
antik uygarlık da son nefesini veriyordu.
Ernest Renan'a göre bu ölüm, bir çağın kapanışından çok daha fazlasıydı: Hıristiyanlığın emekleme dönemi
bitmiş, yeni dinin kendi hayatını yaşama vakti gelmişti.
Hıristiyanlığın Kökenlerinin Tarihi dizisini tamamlayan bu ciltte, ikinci yüzyılın iki büyük ahlaki teşebbüsü karşı
karşıya getirilir: Bir yanda tahtın ağır sorumlulukları ile Stoacı felsefenin erdemleri arasında sıkışmış, dünyanın
gördüğü en vakur filozof kral Marcus Aurelius; öte yanda Lyon şehitlerinden Montanosçuluğa, Gnostiklerden
Kilise'nin kurumsallaşmasına uzanan Hıristiyan hareketi. Renan bu canlı ve çatışmalı manzarayı dönemin
âlimlerinden Hıristiyan şehitlerinin mücadelesine, Kilise'nin yayılmasından piskoposluk makamının yükselişine
kadar geniş bir yelpazede ele alır. Aynı zamanda, adil bir hükümdarın iç dünyasını büyülü bir bilgelikle
çözümlerken kendi çağının tiranlığına ve inanç krizlerine karşı da felsefi bir otoportre çizer.
Kitabın merkezindeki soru ise hâlâ canlıdır: Dünyanın gördüğü en seçkin laik erdem okulu ayakta dururken
Hıristiyanlık neden ve nasıl galip gelmiştir? Renan bu soruya tarihsel kavrayışı, edebî gücü ve kışkırtıcı
yargılarıyla yanıt arar.
Marcus Aurelius ve Antik Dünyanın Sonu, insanlık tarihinin en büyük zihniyet dönüşümlerinden birini merak
eden her okur için anıtsal bir başvuru kaynağıdır.
antik uygarlık da son nefesini veriyordu.
Ernest Renan'a göre bu ölüm, bir çağın kapanışından çok daha fazlasıydı: Hıristiyanlığın emekleme dönemi
bitmiş, yeni dinin kendi hayatını yaşama vakti gelmişti.
Hıristiyanlığın Kökenlerinin Tarihi dizisini tamamlayan bu ciltte, ikinci yüzyılın iki büyük ahlaki teşebbüsü karşı
karşıya getirilir: Bir yanda tahtın ağır sorumlulukları ile Stoacı felsefenin erdemleri arasında sıkışmış, dünyanın
gördüğü en vakur filozof kral Marcus Aurelius; öte yanda Lyon şehitlerinden Montanosçuluğa, Gnostiklerden
Kilise'nin kurumsallaşmasına uzanan Hıristiyan hareketi. Renan bu canlı ve çatışmalı manzarayı dönemin
âlimlerinden Hıristiyan şehitlerinin mücadelesine, Kilise'nin yayılmasından piskoposluk makamının yükselişine
kadar geniş bir yelpazede ele alır. Aynı zamanda, adil bir hükümdarın iç dünyasını büyülü bir bilgelikle
çözümlerken kendi çağının tiranlığına ve inanç krizlerine karşı da felsefi bir otoportre çizer.
Kitabın merkezindeki soru ise hâlâ canlıdır: Dünyanın gördüğü en seçkin laik erdem okulu ayakta dururken
Hıristiyanlık neden ve nasıl galip gelmiştir? Renan bu soruya tarihsel kavrayışı, edebî gücü ve kışkırtıcı
yargılarıyla yanıt arar.
Marcus Aurelius ve Antik Dünyanın Sonu, insanlık tarihinin en büyük zihniyet dönüşümlerinden birini merak
eden her okur için anıtsal bir başvuru kaynağıdır.
Iyzico İle Öde
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| 2 | 197,20 | 394,40 |
| 3 | 131,47 | 394,40 |
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.