9786057872654
905337
https://www.sehadetkitap.com/urun/marx-ve-foucault
Marx ve Foucault
521.85
Marx'ı Foucault'dan sonra okumak neyi değiştirir? Ya da Foucault'yu Marx'ın açtığı patikalardan yürütmek?
Negri, kendi tabiriyle "çağdaş felsefede bir edimsellik ontolojisi" tanımlama arzusuyla bu sorulara yanıt arıyor. İki düşünürün fikirlerini birbirinin içinden geçirerek çağımızın mücadelelerini kavrayabilecek yeni bir düşüncenin imkânlarını oluşturuyor.
Marx'ın sermayenin emeği gerçek boyunduruk altına alması, canlı emek ve genel zekâ kavramlarını, Foucault'nun iktidar ve özneleşme kavramlarının içine yerleştiriyor. Marx'teki sınıflar mücadelesi, Foucault'nun özneleşme düşüncesiyle işte böyle karşılaşıyor. Böylece hem sermayenin tahakkümünü "biyoiktidar" üzerinden, hem de canlı emeğin edimsel gücünü "biyopolitika" üzerinden okumak mümkün hale geliyor.
Bu okumayla Negri bizi, gerek sermaye ile canlı emek arasında, gerekse iktidar ile direniş arasında, asla uzlaştırılamayacak olan antagonist ve materyalist bir ilişki düzlemine taşıyor. İşte tam da bu ilişki, günümüzde ortak olanın düzleminde varlığı değil yaşamın kendisini örgütleyecek "gerçekçi bir ontoloji ile dönüştürücü bir politika"nın icat edilmesinin ufkuna işaret ediyor.
Negri, kendi tabiriyle "çağdaş felsefede bir edimsellik ontolojisi" tanımlama arzusuyla bu sorulara yanıt arıyor. İki düşünürün fikirlerini birbirinin içinden geçirerek çağımızın mücadelelerini kavrayabilecek yeni bir düşüncenin imkânlarını oluşturuyor.
Marx'ın sermayenin emeği gerçek boyunduruk altına alması, canlı emek ve genel zekâ kavramlarını, Foucault'nun iktidar ve özneleşme kavramlarının içine yerleştiriyor. Marx'teki sınıflar mücadelesi, Foucault'nun özneleşme düşüncesiyle işte böyle karşılaşıyor. Böylece hem sermayenin tahakkümünü "biyoiktidar" üzerinden, hem de canlı emeğin edimsel gücünü "biyopolitika" üzerinden okumak mümkün hale geliyor.
Bu okumayla Negri bizi, gerek sermaye ile canlı emek arasında, gerekse iktidar ile direniş arasında, asla uzlaştırılamayacak olan antagonist ve materyalist bir ilişki düzlemine taşıyor. İşte tam da bu ilişki, günümüzde ortak olanın düzleminde varlığı değil yaşamın kendisini örgütleyecek "gerçekçi bir ontoloji ile dönüştürücü bir politika"nın icat edilmesinin ufkuna işaret ediyor.
Marx'ı Foucault'dan sonra okumak neyi değiştirir? Ya da Foucault'yu Marx'ın açtığı patikalardan yürütmek?
Negri, kendi tabiriyle "çağdaş felsefede bir edimsellik ontolojisi" tanımlama arzusuyla bu sorulara yanıt arıyor. İki düşünürün fikirlerini birbirinin içinden geçirerek çağımızın mücadelelerini kavrayabilecek yeni bir düşüncenin imkânlarını oluşturuyor.
Marx'ın sermayenin emeği gerçek boyunduruk altına alması, canlı emek ve genel zekâ kavramlarını, Foucault'nun iktidar ve özneleşme kavramlarının içine yerleştiriyor. Marx'teki sınıflar mücadelesi, Foucault'nun özneleşme düşüncesiyle işte böyle karşılaşıyor. Böylece hem sermayenin tahakkümünü "biyoiktidar" üzerinden, hem de canlı emeğin edimsel gücünü "biyopolitika" üzerinden okumak mümkün hale geliyor.
Bu okumayla Negri bizi, gerek sermaye ile canlı emek arasında, gerekse iktidar ile direniş arasında, asla uzlaştırılamayacak olan antagonist ve materyalist bir ilişki düzlemine taşıyor. İşte tam da bu ilişki, günümüzde ortak olanın düzleminde varlığı değil yaşamın kendisini örgütleyecek "gerçekçi bir ontoloji ile dönüştürücü bir politika"nın icat edilmesinin ufkuna işaret ediyor.
Negri, kendi tabiriyle "çağdaş felsefede bir edimsellik ontolojisi" tanımlama arzusuyla bu sorulara yanıt arıyor. İki düşünürün fikirlerini birbirinin içinden geçirerek çağımızın mücadelelerini kavrayabilecek yeni bir düşüncenin imkânlarını oluşturuyor.
Marx'ın sermayenin emeği gerçek boyunduruk altına alması, canlı emek ve genel zekâ kavramlarını, Foucault'nun iktidar ve özneleşme kavramlarının içine yerleştiriyor. Marx'teki sınıflar mücadelesi, Foucault'nun özneleşme düşüncesiyle işte böyle karşılaşıyor. Böylece hem sermayenin tahakkümünü "biyoiktidar" üzerinden, hem de canlı emeğin edimsel gücünü "biyopolitika" üzerinden okumak mümkün hale geliyor.
Bu okumayla Negri bizi, gerek sermaye ile canlı emek arasında, gerekse iktidar ile direniş arasında, asla uzlaştırılamayacak olan antagonist ve materyalist bir ilişki düzlemine taşıyor. İşte tam da bu ilişki, günümüzde ortak olanın düzleminde varlığı değil yaşamın kendisini örgütleyecek "gerçekçi bir ontoloji ile dönüştürücü bir politika"nın icat edilmesinin ufkuna işaret ediyor.
Iyzico İle Öde
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| 2 | 260,93 | 521,85 |
| 3 | 173,95 | 521,85 |
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.