Bu işlem için üye girişi yapmanız gerekiyor

Musa Dağ'da Kırk Gün

Stok Kodu:
9786253210427
Boyut:
135-210-
Sayfa Sayısı:
250
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026-05-10
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
Kitap Kağıdı
Dili:
Türkçe
424,00
Havale/EFT ile: 402,80
9786253210427
831616
Musa Dağ'da Kırk Gün
Musa Dağ'da Kırk Gün
424
Yıl 1915. Bir imparatorluk çöküyor, bir halk siliniyor. Paris'in salonlarından Suriye'nin dağ köylerine dönen Gabriel Bagradian, atalarının toprağında kendisini bekleyen şeyin bir miras değil, bir hüküm olduğunu anladığında çok geçtir: Yedi Ermeni köyü tehcir emrini almıştır. Önlerinde iki yol vardır çölde ölmek ya da dağa çıkmak. Beş bin insanla birlikte Musa Dağı'na çıkmayı seçer. Yanında bir avuç eski tüfek, bir Fransız eşi, on dört yaşında bir oğul ve bir halkın bütün ağırlığı vardır. Kırk gün boyunca o dağda olanlar, tarihin küçük dipnotlarına sığmayacak kadar büyüktür. Toprağa gömülen kilise çanları. Gece siperlerinde fısıldanan dualar. Bir babanın oğlunun mezarı başında ettiği sessiz yemin. Ve ufukta, Akdeniz'in karanlığında belki gelecek, belki hiç gelmeyecek bir geminin hayaleti. Franz Werfel, bu romanı 1933'te Hitler'in iktidara gelişinin eşiğinde yazdığında kendi halkının da kaderini seziyordu. Naziler kitabı yasakladı. Çünkü Hitler altı yıl sonara, ‘Sonuçta kim hatırlıyor ki Ermenilerin yok edilmesini?' diye soracaktı. Werfel'in cevabı bu romandı: Herkes hatırlayacak. Musa Dağ'da Kırk Gün, yalnızca bir direnişin değil, unutulmaya direnen hafızanın da romanıdır. Bir babanın, bir halkın ve bir dağın hikâyesi anlatıldıkça büyüyen, susturuldukça güçlenen.
Yıl 1915. Bir imparatorluk çöküyor, bir halk siliniyor. Paris'in salonlarından Suriye'nin dağ köylerine dönen Gabriel Bagradian, atalarının toprağında kendisini bekleyen şeyin bir miras değil, bir hüküm olduğunu anladığında çok geçtir: Yedi Ermeni köyü tehcir emrini almıştır. Önlerinde iki yol vardır çölde ölmek ya da dağa çıkmak. Beş bin insanla birlikte Musa Dağı'na çıkmayı seçer. Yanında bir avuç eski tüfek, bir Fransız eşi, on dört yaşında bir oğul ve bir halkın bütün ağırlığı vardır. Kırk gün boyunca o dağda olanlar, tarihin küçük dipnotlarına sığmayacak kadar büyüktür. Toprağa gömülen kilise çanları. Gece siperlerinde fısıldanan dualar. Bir babanın oğlunun mezarı başında ettiği sessiz yemin. Ve ufukta, Akdeniz'in karanlığında belki gelecek, belki hiç gelmeyecek bir geminin hayaleti. Franz Werfel, bu romanı 1933'te Hitler'in iktidara gelişinin eşiğinde yazdığında kendi halkının da kaderini seziyordu. Naziler kitabı yasakladı. Çünkü Hitler altı yıl sonara, ‘Sonuçta kim hatırlıyor ki Ermenilerin yok edilmesini?' diye soracaktı. Werfel'in cevabı bu romandı: Herkes hatırlayacak. Musa Dağ'da Kırk Gün, yalnızca bir direnişin değil, unutulmaya direnen hafızanın da romanıdır. Bir babanın, bir halkın ve bir dağın hikâyesi anlatıldıkça büyüyen, susturuldukça güçlenen.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat