9786255654519
897310
https://www.sehadetkitap.com/urun/mutezilede-allah-insan-iliskisi
Mu'tezile'de Allah-İnsan İlişkisi
176.8
Bu çalışma, Mu'tezile kelamının en önemli temsilcilerinden KâdîAbdülcebbâr'ın düşünce
sistemi üzerinden Allah-insan ilişkisini bütüncül biçimde incelemeyi amaçlamaktadır.
Araştırmada öncelikle KâdîAbdülcebbâr'ın Allah tasavvuru; ilim, kudret, irade ve hayat
sıfatları, ahvâl teorisi, yaratma, gayelilik, hikmet ve ilâhîadalet bağlamında ele alınmıştır.
Buna göre Allah, fiillerini herhangi bir zorunluluk altında değil; irade, hikmet, maslahat ve
adalet doğrultusunda gerçekleştirmektedir. Allah'ın çirkin ve adaletsiz fiiller işlemesi,
insanları güç yetiremeyecekleri yükümlülüklerle sorumlu tutması veya onların kötülüklerini
doğrudan yaratması mümkün görülmemektedir. Çalışmanın ikinci bölümünde Mu'tezile'nin
ve özellikle KâdîAbdülcebbâr'ın insan tasavvuru incelenmiştir. İnsan; bilen, irade eden,
değerleri kavrayan, fiil işlemeye güç yetiren ve dinî-ahlâkîteklife muhatap olan bütüncül bir
varlık olarak tanımlanmaktadır. İnsanın sorumluluğunun anlamlı olabilmesi için fiilden önce
kudret ve irade sahibi olması gerektiği savunulmaktadır. Bu nedenle insan, davranışlarının
gerçek faili olup tercihlerinin ahlâkîsonuçlarını üstlenmektedir. Araştırmanın son bölümünde
Allah-insan ilişkisinin ahlâkî, toplumsal, doğal ve ferdîboyutları incelenmiştir. Tevhid, adalet,
emir bi'l-ma'rûf ve nehiy ani'l-münker, va'd ve vaîd, insan fiilleri, kader, rızık, ecel, kötülük,
elem, mârifetullah, dua, tövbe ve şefaat gibi konular bu çerçevede değerlendirilmiştir. Nitel
literatür taraması, metin analizi, yorumlama ve karşılaştırma yöntemlerinin kullanıldığı
çalışma, KâdîAbdülcebbâr'ın teolojik antropolojisinde insanın Allah'tan bağımsız olmadığını;
ancak özgür, etkin ve sorumlu bir özne olarak kabul edildiğini ortaya koymaktadır. Böylece
Allah-insan ilişkisinin ilâhîadalet, özgür irade ve ahlâkîsorumluluk temelinde kurulduğu
sonucuna ulaşılmaktadır.
sistemi üzerinden Allah-insan ilişkisini bütüncül biçimde incelemeyi amaçlamaktadır.
Araştırmada öncelikle KâdîAbdülcebbâr'ın Allah tasavvuru; ilim, kudret, irade ve hayat
sıfatları, ahvâl teorisi, yaratma, gayelilik, hikmet ve ilâhîadalet bağlamında ele alınmıştır.
Buna göre Allah, fiillerini herhangi bir zorunluluk altında değil; irade, hikmet, maslahat ve
adalet doğrultusunda gerçekleştirmektedir. Allah'ın çirkin ve adaletsiz fiiller işlemesi,
insanları güç yetiremeyecekleri yükümlülüklerle sorumlu tutması veya onların kötülüklerini
doğrudan yaratması mümkün görülmemektedir. Çalışmanın ikinci bölümünde Mu'tezile'nin
ve özellikle KâdîAbdülcebbâr'ın insan tasavvuru incelenmiştir. İnsan; bilen, irade eden,
değerleri kavrayan, fiil işlemeye güç yetiren ve dinî-ahlâkîteklife muhatap olan bütüncül bir
varlık olarak tanımlanmaktadır. İnsanın sorumluluğunun anlamlı olabilmesi için fiilden önce
kudret ve irade sahibi olması gerektiği savunulmaktadır. Bu nedenle insan, davranışlarının
gerçek faili olup tercihlerinin ahlâkîsonuçlarını üstlenmektedir. Araştırmanın son bölümünde
Allah-insan ilişkisinin ahlâkî, toplumsal, doğal ve ferdîboyutları incelenmiştir. Tevhid, adalet,
emir bi'l-ma'rûf ve nehiy ani'l-münker, va'd ve vaîd, insan fiilleri, kader, rızık, ecel, kötülük,
elem, mârifetullah, dua, tövbe ve şefaat gibi konular bu çerçevede değerlendirilmiştir. Nitel
literatür taraması, metin analizi, yorumlama ve karşılaştırma yöntemlerinin kullanıldığı
çalışma, KâdîAbdülcebbâr'ın teolojik antropolojisinde insanın Allah'tan bağımsız olmadığını;
ancak özgür, etkin ve sorumlu bir özne olarak kabul edildiğini ortaya koymaktadır. Böylece
Allah-insan ilişkisinin ilâhîadalet, özgür irade ve ahlâkîsorumluluk temelinde kurulduğu
sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu çalışma, Mu'tezile kelamının en önemli temsilcilerinden KâdîAbdülcebbâr'ın düşünce
sistemi üzerinden Allah-insan ilişkisini bütüncül biçimde incelemeyi amaçlamaktadır.
Araştırmada öncelikle KâdîAbdülcebbâr'ın Allah tasavvuru; ilim, kudret, irade ve hayat
sıfatları, ahvâl teorisi, yaratma, gayelilik, hikmet ve ilâhîadalet bağlamında ele alınmıştır.
Buna göre Allah, fiillerini herhangi bir zorunluluk altında değil; irade, hikmet, maslahat ve
adalet doğrultusunda gerçekleştirmektedir. Allah'ın çirkin ve adaletsiz fiiller işlemesi,
insanları güç yetiremeyecekleri yükümlülüklerle sorumlu tutması veya onların kötülüklerini
doğrudan yaratması mümkün görülmemektedir. Çalışmanın ikinci bölümünde Mu'tezile'nin
ve özellikle KâdîAbdülcebbâr'ın insan tasavvuru incelenmiştir. İnsan; bilen, irade eden,
değerleri kavrayan, fiil işlemeye güç yetiren ve dinî-ahlâkîteklife muhatap olan bütüncül bir
varlık olarak tanımlanmaktadır. İnsanın sorumluluğunun anlamlı olabilmesi için fiilden önce
kudret ve irade sahibi olması gerektiği savunulmaktadır. Bu nedenle insan, davranışlarının
gerçek faili olup tercihlerinin ahlâkîsonuçlarını üstlenmektedir. Araştırmanın son bölümünde
Allah-insan ilişkisinin ahlâkî, toplumsal, doğal ve ferdîboyutları incelenmiştir. Tevhid, adalet,
emir bi'l-ma'rûf ve nehiy ani'l-münker, va'd ve vaîd, insan fiilleri, kader, rızık, ecel, kötülük,
elem, mârifetullah, dua, tövbe ve şefaat gibi konular bu çerçevede değerlendirilmiştir. Nitel
literatür taraması, metin analizi, yorumlama ve karşılaştırma yöntemlerinin kullanıldığı
çalışma, KâdîAbdülcebbâr'ın teolojik antropolojisinde insanın Allah'tan bağımsız olmadığını;
ancak özgür, etkin ve sorumlu bir özne olarak kabul edildiğini ortaya koymaktadır. Böylece
Allah-insan ilişkisinin ilâhîadalet, özgür irade ve ahlâkîsorumluluk temelinde kurulduğu
sonucuna ulaşılmaktadır.
sistemi üzerinden Allah-insan ilişkisini bütüncül biçimde incelemeyi amaçlamaktadır.
Araştırmada öncelikle KâdîAbdülcebbâr'ın Allah tasavvuru; ilim, kudret, irade ve hayat
sıfatları, ahvâl teorisi, yaratma, gayelilik, hikmet ve ilâhîadalet bağlamında ele alınmıştır.
Buna göre Allah, fiillerini herhangi bir zorunluluk altında değil; irade, hikmet, maslahat ve
adalet doğrultusunda gerçekleştirmektedir. Allah'ın çirkin ve adaletsiz fiiller işlemesi,
insanları güç yetiremeyecekleri yükümlülüklerle sorumlu tutması veya onların kötülüklerini
doğrudan yaratması mümkün görülmemektedir. Çalışmanın ikinci bölümünde Mu'tezile'nin
ve özellikle KâdîAbdülcebbâr'ın insan tasavvuru incelenmiştir. İnsan; bilen, irade eden,
değerleri kavrayan, fiil işlemeye güç yetiren ve dinî-ahlâkîteklife muhatap olan bütüncül bir
varlık olarak tanımlanmaktadır. İnsanın sorumluluğunun anlamlı olabilmesi için fiilden önce
kudret ve irade sahibi olması gerektiği savunulmaktadır. Bu nedenle insan, davranışlarının
gerçek faili olup tercihlerinin ahlâkîsonuçlarını üstlenmektedir. Araştırmanın son bölümünde
Allah-insan ilişkisinin ahlâkî, toplumsal, doğal ve ferdîboyutları incelenmiştir. Tevhid, adalet,
emir bi'l-ma'rûf ve nehiy ani'l-münker, va'd ve vaîd, insan fiilleri, kader, rızık, ecel, kötülük,
elem, mârifetullah, dua, tövbe ve şefaat gibi konular bu çerçevede değerlendirilmiştir. Nitel
literatür taraması, metin analizi, yorumlama ve karşılaştırma yöntemlerinin kullanıldığı
çalışma, KâdîAbdülcebbâr'ın teolojik antropolojisinde insanın Allah'tan bağımsız olmadığını;
ancak özgür, etkin ve sorumlu bir özne olarak kabul edildiğini ortaya koymaktadır. Böylece
Allah-insan ilişkisinin ilâhîadalet, özgür irade ve ahlâkîsorumluluk temelinde kurulduğu
sonucuna ulaşılmaktadır.
Iyzico İle Öde
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 176,80 | 176,80 |
| 2 | 88,40 | 176,80 |
| 3 | 58,93 | 176,80 |
| 4 | 44,20 | 176,80 |
| 5 | 35,36 | 176,80 |
| 6 | 29,47 | 176,80 |
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.