9786255021205
905335
https://www.sehadetkitap.com/urun/savas-bitti-eve-donuyoruz
Savaş Bitti Eve Dönüyoruz
312.8
İkinci Dünya Savaşı'nın o amansız, kan ve barut kokan
cehennemi geride kalmıştır. Geride kalmıştır ama gidenlerin,
kaybolanların ve geride kalanların acısı, yüreklerdeki sızısı hiç
dinmemiştir. Savaşın bittiği o gün, herkes için yeni bir umut kapısı
aralanmış, ancak vatansızlık ve sahipsizlik rüzgârıyla savrulan
hayatlar için asıl mücadele şimdi başlamıştır.
Almanya'dan Yugoslavya'nın sarp dağlarına, oradan Manastır'ın
hüzünlü ve cennet kokulu sokaklarına kadar uzanan bu çileli
yolculukta, geçmişin izlerini ve en ağır sırları bir sandıkta
taşıyanların öyküsüdür bu. Bir tarafta vatanından koparılıp
bilinmezliğe sürüklenenlerin, diğer tarafta hasretle beklenen bir
kızın, Lusi'nin hayaliyle yanıp tutuşanların hikâyesi...
Adaletin, vicdanın ve insan onurunun savaştan daha ağır
bedellerle sınandığı bir dünyada, her şeyini yitirmiş ama umudunu
ve birleşme inancını asla kaybetmemiş bir çiftin, kendilerine
kollarını açan o büyük ve güvenli limana, Anadolu'ya doğru
attıkları adımlar...
"Biz bu yola çıkarken ölümü göze almıştık... Şimdiyse her
halimizle bizi kabul eden o ülkeye, yeni vatanımıza gidiyoruz."
Geçmişin gölgesinde yitip giden hayatların, bir Manastır
türküsünün içli melodisinde ve gökyüzündeki Hilal'in ışığında
kesişen, hüzünle yoğrulmuş o büyük ve unutulmaz göçü... Savaş
bitti, şimdi eve dönme vaktidir.
cehennemi geride kalmıştır. Geride kalmıştır ama gidenlerin,
kaybolanların ve geride kalanların acısı, yüreklerdeki sızısı hiç
dinmemiştir. Savaşın bittiği o gün, herkes için yeni bir umut kapısı
aralanmış, ancak vatansızlık ve sahipsizlik rüzgârıyla savrulan
hayatlar için asıl mücadele şimdi başlamıştır.
Almanya'dan Yugoslavya'nın sarp dağlarına, oradan Manastır'ın
hüzünlü ve cennet kokulu sokaklarına kadar uzanan bu çileli
yolculukta, geçmişin izlerini ve en ağır sırları bir sandıkta
taşıyanların öyküsüdür bu. Bir tarafta vatanından koparılıp
bilinmezliğe sürüklenenlerin, diğer tarafta hasretle beklenen bir
kızın, Lusi'nin hayaliyle yanıp tutuşanların hikâyesi...
Adaletin, vicdanın ve insan onurunun savaştan daha ağır
bedellerle sınandığı bir dünyada, her şeyini yitirmiş ama umudunu
ve birleşme inancını asla kaybetmemiş bir çiftin, kendilerine
kollarını açan o büyük ve güvenli limana, Anadolu'ya doğru
attıkları adımlar...
"Biz bu yola çıkarken ölümü göze almıştık... Şimdiyse her
halimizle bizi kabul eden o ülkeye, yeni vatanımıza gidiyoruz."
Geçmişin gölgesinde yitip giden hayatların, bir Manastır
türküsünün içli melodisinde ve gökyüzündeki Hilal'in ışığında
kesişen, hüzünle yoğrulmuş o büyük ve unutulmaz göçü... Savaş
bitti, şimdi eve dönme vaktidir.
İkinci Dünya Savaşı'nın o amansız, kan ve barut kokan
cehennemi geride kalmıştır. Geride kalmıştır ama gidenlerin,
kaybolanların ve geride kalanların acısı, yüreklerdeki sızısı hiç
dinmemiştir. Savaşın bittiği o gün, herkes için yeni bir umut kapısı
aralanmış, ancak vatansızlık ve sahipsizlik rüzgârıyla savrulan
hayatlar için asıl mücadele şimdi başlamıştır.
Almanya'dan Yugoslavya'nın sarp dağlarına, oradan Manastır'ın
hüzünlü ve cennet kokulu sokaklarına kadar uzanan bu çileli
yolculukta, geçmişin izlerini ve en ağır sırları bir sandıkta
taşıyanların öyküsüdür bu. Bir tarafta vatanından koparılıp
bilinmezliğe sürüklenenlerin, diğer tarafta hasretle beklenen bir
kızın, Lusi'nin hayaliyle yanıp tutuşanların hikâyesi...
Adaletin, vicdanın ve insan onurunun savaştan daha ağır
bedellerle sınandığı bir dünyada, her şeyini yitirmiş ama umudunu
ve birleşme inancını asla kaybetmemiş bir çiftin, kendilerine
kollarını açan o büyük ve güvenli limana, Anadolu'ya doğru
attıkları adımlar...
"Biz bu yola çıkarken ölümü göze almıştık... Şimdiyse her
halimizle bizi kabul eden o ülkeye, yeni vatanımıza gidiyoruz."
Geçmişin gölgesinde yitip giden hayatların, bir Manastır
türküsünün içli melodisinde ve gökyüzündeki Hilal'in ışığında
kesişen, hüzünle yoğrulmuş o büyük ve unutulmaz göçü... Savaş
bitti, şimdi eve dönme vaktidir.
cehennemi geride kalmıştır. Geride kalmıştır ama gidenlerin,
kaybolanların ve geride kalanların acısı, yüreklerdeki sızısı hiç
dinmemiştir. Savaşın bittiği o gün, herkes için yeni bir umut kapısı
aralanmış, ancak vatansızlık ve sahipsizlik rüzgârıyla savrulan
hayatlar için asıl mücadele şimdi başlamıştır.
Almanya'dan Yugoslavya'nın sarp dağlarına, oradan Manastır'ın
hüzünlü ve cennet kokulu sokaklarına kadar uzanan bu çileli
yolculukta, geçmişin izlerini ve en ağır sırları bir sandıkta
taşıyanların öyküsüdür bu. Bir tarafta vatanından koparılıp
bilinmezliğe sürüklenenlerin, diğer tarafta hasretle beklenen bir
kızın, Lusi'nin hayaliyle yanıp tutuşanların hikâyesi...
Adaletin, vicdanın ve insan onurunun savaştan daha ağır
bedellerle sınandığı bir dünyada, her şeyini yitirmiş ama umudunu
ve birleşme inancını asla kaybetmemiş bir çiftin, kendilerine
kollarını açan o büyük ve güvenli limana, Anadolu'ya doğru
attıkları adımlar...
"Biz bu yola çıkarken ölümü göze almıştık... Şimdiyse her
halimizle bizi kabul eden o ülkeye, yeni vatanımıza gidiyoruz."
Geçmişin gölgesinde yitip giden hayatların, bir Manastır
türküsünün içli melodisinde ve gökyüzündeki Hilal'in ışığında
kesişen, hüzünle yoğrulmuş o büyük ve unutulmaz göçü... Savaş
bitti, şimdi eve dönme vaktidir.
Iyzico İle Öde
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| 2 | 156,40 | 312,80 |
| 3 | 104,27 | 312,80 |
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.