9786253590079
904996
https://www.sehadetkitap.com/urun/sayisal-vatan
Sayısal Vatan
387.6
Bu kitabı almadan önce kendinize şu soruyu sorun:
Biri size,
"Yapay zekâ gibisin."
dese ne hissedersiniz?
Peki aynı kişi,
"Sayısal zekâ gibisin."
dese?
Eğer ilk cümle hoşunuza gidiyorsa; "Evet, yapay zekâ kadar akıllıyım, ne güzel iltifat," diyorsanız, bu kitabı bir kenara bırakıp başka bir yazarın kaleminden dökülenleri tercih etmenizi öneririm.
Ama "Ben yapay değilim," diyorsanız…
Eğer zekânın taklit edilen değil, işlenen; ödünç alınan değil, geliştirilen; teslim edilen değil, yönetilen bir güç olduğuna inanıyorsanız…
Eğer sayısal zekâyı, insan zekâsının yerine geçen bir taklit değil; insan aklının sayısal dünyadaki uzantısı olarak görüyorsanız…
O zaman bu kitap tam size göre.
Çünkü Sayısal Vatan, makinelerin ne kadar akıllı olabileceğini anlatmıyor.
Asıl soruyu soruyor:
İnsan, kendi zekâsını ne zaman başkasının algoritmasına teslim etmeye başladı?
Yapay zekâ taklit etmekte mahir olabilir.
Sizi tanıyabilir.
Sesinizi taklit edebilir.
Yazınızı taklit edebilir.
Kararlarınızı tahmin edebilir.
Hatta bir gün sizi, sizden daha iyi tanıdığına sizi bile inandırabilir.
Ama bir şeyi unutmamak gerekir:
Taklit, hakikat değildir.
İşte bu yüzden mesele yalnızca teknoloji değildir.
Mesele hafızadır.
Mesele iradedir.
Mesele veridir.
Mesele egemenliktir.
Ve belki de geleceğin en büyük mücadelesi, insanla makine arasında değil;
insanın kendi kararını kimin vereceğine dair olacaktır.
Bu kitap size cevap vermek için yazılmadı.
Size bir soru bırakmak için yazıldı:
Zekânız yapay mı olacak,
yoksa dünyaya sayısal mı bakacaksınız?
Güvenmeyin. Doğrulayın. Kararı kendiniz verin.
Biri size,
"Yapay zekâ gibisin."
dese ne hissedersiniz?
Peki aynı kişi,
"Sayısal zekâ gibisin."
dese?
Eğer ilk cümle hoşunuza gidiyorsa; "Evet, yapay zekâ kadar akıllıyım, ne güzel iltifat," diyorsanız, bu kitabı bir kenara bırakıp başka bir yazarın kaleminden dökülenleri tercih etmenizi öneririm.
Ama "Ben yapay değilim," diyorsanız…
Eğer zekânın taklit edilen değil, işlenen; ödünç alınan değil, geliştirilen; teslim edilen değil, yönetilen bir güç olduğuna inanıyorsanız…
Eğer sayısal zekâyı, insan zekâsının yerine geçen bir taklit değil; insan aklının sayısal dünyadaki uzantısı olarak görüyorsanız…
O zaman bu kitap tam size göre.
Çünkü Sayısal Vatan, makinelerin ne kadar akıllı olabileceğini anlatmıyor.
Asıl soruyu soruyor:
İnsan, kendi zekâsını ne zaman başkasının algoritmasına teslim etmeye başladı?
Yapay zekâ taklit etmekte mahir olabilir.
Sizi tanıyabilir.
Sesinizi taklit edebilir.
Yazınızı taklit edebilir.
Kararlarınızı tahmin edebilir.
Hatta bir gün sizi, sizden daha iyi tanıdığına sizi bile inandırabilir.
Ama bir şeyi unutmamak gerekir:
Taklit, hakikat değildir.
İşte bu yüzden mesele yalnızca teknoloji değildir.
Mesele hafızadır.
Mesele iradedir.
Mesele veridir.
Mesele egemenliktir.
Ve belki de geleceğin en büyük mücadelesi, insanla makine arasında değil;
insanın kendi kararını kimin vereceğine dair olacaktır.
Bu kitap size cevap vermek için yazılmadı.
Size bir soru bırakmak için yazıldı:
Zekânız yapay mı olacak,
yoksa dünyaya sayısal mı bakacaksınız?
Güvenmeyin. Doğrulayın. Kararı kendiniz verin.
Bu kitabı almadan önce kendinize şu soruyu sorun:
Biri size,
"Yapay zekâ gibisin."
dese ne hissedersiniz?
Peki aynı kişi,
"Sayısal zekâ gibisin."
dese?
Eğer ilk cümle hoşunuza gidiyorsa; "Evet, yapay zekâ kadar akıllıyım, ne güzel iltifat," diyorsanız, bu kitabı bir kenara bırakıp başka bir yazarın kaleminden dökülenleri tercih etmenizi öneririm.
Ama "Ben yapay değilim," diyorsanız…
Eğer zekânın taklit edilen değil, işlenen; ödünç alınan değil, geliştirilen; teslim edilen değil, yönetilen bir güç olduğuna inanıyorsanız…
Eğer sayısal zekâyı, insan zekâsının yerine geçen bir taklit değil; insan aklının sayısal dünyadaki uzantısı olarak görüyorsanız…
O zaman bu kitap tam size göre.
Çünkü Sayısal Vatan, makinelerin ne kadar akıllı olabileceğini anlatmıyor.
Asıl soruyu soruyor:
İnsan, kendi zekâsını ne zaman başkasının algoritmasına teslim etmeye başladı?
Yapay zekâ taklit etmekte mahir olabilir.
Sizi tanıyabilir.
Sesinizi taklit edebilir.
Yazınızı taklit edebilir.
Kararlarınızı tahmin edebilir.
Hatta bir gün sizi, sizden daha iyi tanıdığına sizi bile inandırabilir.
Ama bir şeyi unutmamak gerekir:
Taklit, hakikat değildir.
İşte bu yüzden mesele yalnızca teknoloji değildir.
Mesele hafızadır.
Mesele iradedir.
Mesele veridir.
Mesele egemenliktir.
Ve belki de geleceğin en büyük mücadelesi, insanla makine arasında değil;
insanın kendi kararını kimin vereceğine dair olacaktır.
Bu kitap size cevap vermek için yazılmadı.
Size bir soru bırakmak için yazıldı:
Zekânız yapay mı olacak,
yoksa dünyaya sayısal mı bakacaksınız?
Güvenmeyin. Doğrulayın. Kararı kendiniz verin.
Biri size,
"Yapay zekâ gibisin."
dese ne hissedersiniz?
Peki aynı kişi,
"Sayısal zekâ gibisin."
dese?
Eğer ilk cümle hoşunuza gidiyorsa; "Evet, yapay zekâ kadar akıllıyım, ne güzel iltifat," diyorsanız, bu kitabı bir kenara bırakıp başka bir yazarın kaleminden dökülenleri tercih etmenizi öneririm.
Ama "Ben yapay değilim," diyorsanız…
Eğer zekânın taklit edilen değil, işlenen; ödünç alınan değil, geliştirilen; teslim edilen değil, yönetilen bir güç olduğuna inanıyorsanız…
Eğer sayısal zekâyı, insan zekâsının yerine geçen bir taklit değil; insan aklının sayısal dünyadaki uzantısı olarak görüyorsanız…
O zaman bu kitap tam size göre.
Çünkü Sayısal Vatan, makinelerin ne kadar akıllı olabileceğini anlatmıyor.
Asıl soruyu soruyor:
İnsan, kendi zekâsını ne zaman başkasının algoritmasına teslim etmeye başladı?
Yapay zekâ taklit etmekte mahir olabilir.
Sizi tanıyabilir.
Sesinizi taklit edebilir.
Yazınızı taklit edebilir.
Kararlarınızı tahmin edebilir.
Hatta bir gün sizi, sizden daha iyi tanıdığına sizi bile inandırabilir.
Ama bir şeyi unutmamak gerekir:
Taklit, hakikat değildir.
İşte bu yüzden mesele yalnızca teknoloji değildir.
Mesele hafızadır.
Mesele iradedir.
Mesele veridir.
Mesele egemenliktir.
Ve belki de geleceğin en büyük mücadelesi, insanla makine arasında değil;
insanın kendi kararını kimin vereceğine dair olacaktır.
Bu kitap size cevap vermek için yazılmadı.
Size bir soru bırakmak için yazıldı:
Zekânız yapay mı olacak,
yoksa dünyaya sayısal mı bakacaksınız?
Güvenmeyin. Doğrulayın. Kararı kendiniz verin.
Iyzico İle Öde
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| 2 | 193,80 | 387,60 |
| 3 | 129,20 | 387,60 |
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.