9786057344724
828939
https://www.sehadetkitap.com/urun/selimiye-ciltli
Selimiye (Ciltli)
2025
Türkiye'nin doğal taşa odaklanan ilk yayınevi olan Stoneline Yayınları'nın, Prof. Dr. Reha Günay tarafından kaleme alınan üçüncü kitabı SELİMİYE yayımlandı.
Türkiye doğal taş sektörünün lider markası Stoneline Yapı Ürünleri, eğitim, kültür ve sanata verdiği desteği, yayıncılık alanındaki çalışmalarıyla sürdürüyor. Stoneline Yayınları'nın üçüncü kitabı olarak okurlarla buluşan Selimiye, yalnızca Mimar Sinan'ın ustalık eserini anlatan bir çalışma olmanın ötesine geçerek, Osmanlı mimarlığının en önemli yapıtlarından birinin ardındaki tasarım düşüncesini ve mühendislik dehasını mercek altına alıyor.
Kitabın ortaya çıkış hikâyesi de en az konusu kadar dikkat çekici. Prof. Dr. Reha Günay'ın Selimiye ile ilk ciddi karşılaşması, 1968 yılında Prof. Doğan Kuban'ın davetiyle Edirne'ye gerçekleştirdiği bir ziyaret sırasında yaşandı. Mimarlık fotoğrafçılığı çalışmaları kapsamında yapıyı belgeleyen Günay, yıllar boyunca Selimiye'yi tekrar tekrar ziyaret ederek incelemelerini sürdürdü. 2013 yılında bu kitabı yazma kararını almasının ardından geçen yaklaşık 12 yıllık süreç boyunca sayısız gözlem yaptı, fotoğraflar çekti ve yapının mimari kurgusunu derinlemesine araştırdı. Ortaya çıkan eser, yarım asrı aşan bir ilginin ve 12 yıllık yoğun bir araştırma sürecinin ürünü olarak şekillendi.
Kitapta Selimiye Camisi; tarihsel ve bölgesel konumu, banisi II. Selim'in Edirne ile ilişkisi, Mimar Sinan'ın Selimiye'ye uzanan mimarlık yolculuğu ve Osmanlı cami mimarisindeki gelişim süreci içinde ele alınıyor. Yapının Ayasofya ile kurduğu mimari diyalog, inşa aşamaları, taşıyıcı sistemi, mekân organizasyonu, bezemeleri ve malzeme kullanımı ayrı bölümler halinde inceleniyor. Özellikle yapının strüktürel kurgusunu açıklamak amacıyla çok sayıda analizleri destekleyen çizimler hazırlandı.
Eserde ayrıca Sinan'ın strüktürü ve mekânı, döneminde kullanılan ancak zamanla unutulan grafik tasarım yöntemleriyle nasıl çözümlediğine ilişkin özgün değerlendirmelere yer veriliyor. Ortaçağ'dan itibaren usta, mimar ve mühendislerin kubbeli yapıların inşası üzerine geliştirdikleri yöntemlerin kısa tarihçesi de okurlarla paylaşılıyor. Teknik konuları, yalnızca uzmanlara değil, konuya ilgi duyan tüm okurların rahatlıkla takip edebileceği bir dille aktarıldığı kitapta Reha Günay, Mimar Sinan ve Selimiye'den şöyle söz ediyor:
“Sinan elli yıl gibi uzun baş mimarlık döneminde çok önemli tasarımlar yapmış bir mimardır. Özellikle kubbeli yapıların en önemlisi olan camiler onun geliştirdiği şemalarla zenginleşmiştir. Süleymaniye Camisi ile Ayasofya şemasını İslam Mimarlığı içinde yorumlamış ve strüktür sorunlarını rahat bir şekilde çözmüştür. Şehzade Camisi ile kare dayanağa oturan yarım kubbeli şemayı da daha görevinin başlangıcında sonuca götürmüştür. Daha sonra denediği altıgene oturan kubbeyi de pek çok kez yineleyerek geliştirdi. Kare plana oturan tek kubbeli şemayı Edirnekapı Mihrimah Camisi'nde statiğin sınırlarını zorlayarak olağanüstü bir mekân yarattı. Rüstem Paşa Camisi ile sekizgen şemayı deneyimine kattı. Yeni bir cami için artık kafasında nasıl bir tasarım yapacağı belliydi. Ayasofya'nın o koca kubbesi de Ayasofya'nın bir sembol yapı olması da artık umurunda değildi. Ayasofya şemasında olmayan ve en az onun kadar büyük bir kubbesi olan yapı en güvenli bir biçimde sekizgen şemaya oturan merkezi planlı bir yapı olabilirdi. Böylece kendine büyük bir güven duyarak Selimiye'yi yarattı. Bu yapı artık Ayasofya'nın gölgesinde değil kendi ayakları üzerinde yükseliyordu.”
Kitabın sonunda ise İstanbul Teknik Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Elemanı Dr. O. Serkan Angı tarafından kaleme alınan “Selimiye'de Kullanılan Doğal Taşlar” bölümü yer alıyor. Bu bölüm, yapıda kullanılan doğal taşları bilimsel bir bakış açısıyla ele alarak çalışmaya önemli bir katkı sunuyor.
1.000'e yakın fotoğraf ve teknik detay çizimin eşlik ettiği metinleriyle kitap, kapsamlı araştırma süreci, zengin fotoğraf arşivi ve yazarının yorumlarıyla Selimiye Camisi üzerine bugüne kadar yayımlanmış en kapsamlı kaynaklardan biri olarak öne çıkıyor. Mimarlar, mühendisler, sanat tarihçileri ve akademisyenler için değerli bir başvuru kaynağı niteliği taşıyan kitap; aynı zamanda kültürel mirasa, tarihe, mimarlığa ve büyük yapıların ardındaki insan hikâyelerine ilgi duyan geniş okur kitlesinin de ilgisini çekecek nitelikte bir çalışma olarak dikkat çekiyor.
Gülçin İpek yayın yönetmenliğinde hazırlanan kitabın grafik tasarımını Cem Günübek, çizimlerini Ömer Okan, redaksiyonu ise Mecit Demir tarafından yapıldı.
Türkiye'nin doğal taşa odaklanan ilk yayınevi olan Stoneline Yayınları'nın, Prof. Dr. Reha Günay tarafından kaleme alınan üçüncü kitabı SELİMİYE yayımlandı.
Türkiye doğal taş sektörünün lider markası Stoneline Yapı Ürünleri, eğitim, kültür ve sanata verdiği desteği, yayıncılık alanındaki çalışmalarıyla sürdürüyor. Stoneline Yayınları'nın üçüncü kitabı olarak okurlarla buluşan Selimiye, yalnızca Mimar Sinan'ın ustalık eserini anlatan bir çalışma olmanın ötesine geçerek, Osmanlı mimarlığının en önemli yapıtlarından birinin ardındaki tasarım düşüncesini ve mühendislik dehasını mercek altına alıyor.
Kitabın ortaya çıkış hikâyesi de en az konusu kadar dikkat çekici. Prof. Dr. Reha Günay'ın Selimiye ile ilk ciddi karşılaşması, 1968 yılında Prof. Doğan Kuban'ın davetiyle Edirne'ye gerçekleştirdiği bir ziyaret sırasında yaşandı. Mimarlık fotoğrafçılığı çalışmaları kapsamında yapıyı belgeleyen Günay, yıllar boyunca Selimiye'yi tekrar tekrar ziyaret ederek incelemelerini sürdürdü. 2013 yılında bu kitabı yazma kararını almasının ardından geçen yaklaşık 12 yıllık süreç boyunca sayısız gözlem yaptı, fotoğraflar çekti ve yapının mimari kurgusunu derinlemesine araştırdı. Ortaya çıkan eser, yarım asrı aşan bir ilginin ve 12 yıllık yoğun bir araştırma sürecinin ürünü olarak şekillendi.
Kitapta Selimiye Camisi; tarihsel ve bölgesel konumu, banisi II. Selim'in Edirne ile ilişkisi, Mimar Sinan'ın Selimiye'ye uzanan mimarlık yolculuğu ve Osmanlı cami mimarisindeki gelişim süreci içinde ele alınıyor. Yapının Ayasofya ile kurduğu mimari diyalog, inşa aşamaları, taşıyıcı sistemi, mekân organizasyonu, bezemeleri ve malzeme kullanımı ayrı bölümler halinde inceleniyor. Özellikle yapının strüktürel kurgusunu açıklamak amacıyla çok sayıda analizleri destekleyen çizimler hazırlandı.
Eserde ayrıca Sinan'ın strüktürü ve mekânı, döneminde kullanılan ancak zamanla unutulan grafik tasarım yöntemleriyle nasıl çözümlediğine ilişkin özgün değerlendirmelere yer veriliyor. Ortaçağ'dan itibaren usta, mimar ve mühendislerin kubbeli yapıların inşası üzerine geliştirdikleri yöntemlerin kısa tarihçesi de okurlarla paylaşılıyor. Teknik konuları, yalnızca uzmanlara değil, konuya ilgi duyan tüm okurların rahatlıkla takip edebileceği bir dille aktarıldığı kitapta Reha Günay, Mimar Sinan ve Selimiye'den şöyle söz ediyor:
“Sinan elli yıl gibi uzun baş mimarlık döneminde çok önemli tasarımlar yapmış bir mimardır. Özellikle kubbeli yapıların en önemlisi olan camiler onun geliştirdiği şemalarla zenginleşmiştir. Süleymaniye Camisi ile Ayasofya şemasını İslam Mimarlığı içinde yorumlamış ve strüktür sorunlarını rahat bir şekilde çözmüştür. Şehzade Camisi ile kare dayanağa oturan yarım kubbeli şemayı da daha görevinin başlangıcında sonuca götürmüştür. Daha sonra denediği altıgene oturan kubbeyi de pek çok kez yineleyerek geliştirdi. Kare plana oturan tek kubbeli şemayı Edirnekapı Mihrimah Camisi'nde statiğin sınırlarını zorlayarak olağanüstü bir mekân yarattı. Rüstem Paşa Camisi ile sekizgen şemayı deneyimine kattı. Yeni bir cami için artık kafasında nasıl bir tasarım yapacağı belliydi. Ayasofya'nın o koca kubbesi de Ayasofya'nın bir sembol yapı olması da artık umurunda değildi. Ayasofya şemasında olmayan ve en az onun kadar büyük bir kubbesi olan yapı en güvenli bir biçimde sekizgen şemaya oturan merkezi planlı bir yapı olabilirdi. Böylece kendine büyük bir güven duyarak Selimiye'yi yarattı. Bu yapı artık Ayasofya'nın gölgesinde değil kendi ayakları üzerinde yükseliyordu.”
Kitabın sonunda ise İstanbul Teknik Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Elemanı Dr. O. Serkan Angı tarafından kaleme alınan “Selimiye'de Kullanılan Doğal Taşlar” bölümü yer alıyor. Bu bölüm, yapıda kullanılan doğal taşları bilimsel bir bakış açısıyla ele alarak çalışmaya önemli bir katkı sunuyor.
1.000'e yakın fotoğraf ve teknik detay çizimin eşlik ettiği metinleriyle kitap, kapsamlı araştırma süreci, zengin fotoğraf arşivi ve yazarının yorumlarıyla Selimiye Camisi üzerine bugüne kadar yayımlanmış en kapsamlı kaynaklardan biri olarak öne çıkıyor. Mimarlar, mühendisler, sanat tarihçileri ve akademisyenler için değerli bir başvuru kaynağı niteliği taşıyan kitap; aynı zamanda kültürel mirasa, tarihe, mimarlığa ve büyük yapıların ardındaki insan hikâyelerine ilgi duyan geniş okur kitlesinin de ilgisini çekecek nitelikte bir çalışma olarak dikkat çekiyor.
Gülçin İpek yayın yönetmenliğinde hazırlanan kitabın grafik tasarımını Cem Günübek, çizimlerini Ömer Okan, redaksiyonu ise Mecit Demir tarafından yapıldı.
Iyzico İle Öde
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| 2 | 1.012,50 | 2.025,00 |
| 3 | 675,00 | 2.025,00 |
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.