Sınırlar, Mekânlar ve Yaşamlar;Türkiye-Irak Sınır Bölgesinin Jeokültürü

Stok Kodu:
9786253967680
Boyut:
165-240-
Sayfa Sayısı:
382
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026-02-28
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
Kitap Kağıdı
Dili:
Türkçe
%15 indirimli
600,00
510,00
Havale/EFT ile: 484,50
9786253967680
812842
Sınırlar, Mekânlar ve Yaşamlar;Türkiye-Irak Sınır Bölgesinin Jeokültürü
Sınırlar, Mekânlar ve Yaşamlar;Türkiye-Irak Sınır Bölgesinin Jeokültürü
510
İnsanlık; ilk günden bugüne daima kendini ötekinden ayırmak, ayrıştırmak için sınırlar icad etmiştir. Zamanla toplumları, kültürleri, inançları dilleri, dinleri ve nihayetinde ulus devletleri ayrıştırmanın aracı haline dönüşmüştür. Çağcıl Dünyanın güvenlikleştirme adına, dönem dönem devletçil paranoyaya, şizofreniye dönüşen sınır güvenliğine, sanki ontolojik bir varlıkmış muamelesi yapılması ve ötekini, en azından görmezden gelmek… Burada-içeride olanı makul, Orada-dışarıda olanı ise tehdit ve/veya yanlış olduğunu varsaymanın bedelini nesiller ödeyebiliyor. Türkiye'nin siyasi sınırlarının neredeyse tamamı genç ve ayrıştırmak için tasarlanmıştır. Haritada “Tek millet, tek devlet” görünen topraklarda, “çok millet, çok devlet” var etme çabası sonuç vermiş, ötekileştirme paranoyası temel doktrine dönüşmüştür. Diyalog yerini çok sesli monologlara bırakmıştır. Sınırların ötesi yok hükmündedir. Ancak; pratik teoriyi aşıyor. İnsan, kültür, toplum ve mekânların dili siyasi anlaşmaları hiçe çıkarıyor. Türkiye-Irak sınır bölgesi inatla direniyor. Şehirler, köyler, yaylalar, canlılar bölge bizim ortak yaşama sahamız diye haykırıyor. Sınırın iki tarafında damak tadı, giyim kuşam, gelenekler, töreler, kültürel öğeler, vücud lisanları, hayatı okuma becerileri benzeşiyor. Elbette sınırın varlığı giderek benzerleri tahrip edip aşındırıyor. Ayrışmadan enerjisini alan terör; ötekileştirmenin katalizör aracı haline geliyor. Ama “sınır insanları” hep sorguluyor! Sınırları neden tahkim ettiler ki? Zaten coğrafi ortam yeterince arızalı, hayatı güçleştiriyor. Bizi soydaşlarımızdan ayırmak için başka engeller niye! Kutsal sınırların yeri; daha ötelerde olmalı gibi. Siyasi sınırların toplumsal sınırlara dönüşmesini engellemek için geç olmadan, insani gerçekliklerin farkına varılmalı. Kapıları kapatmak yerine, “kutsal sınırların!” ötesini düşünerek, Ortak gelecek için çalışmalı…
İnsanlık; ilk günden bugüne daima kendini ötekinden ayırmak, ayrıştırmak için sınırlar icad etmiştir. Zamanla toplumları, kültürleri, inançları dilleri, dinleri ve nihayetinde ulus devletleri ayrıştırmanın aracı haline dönüşmüştür. Çağcıl Dünyanın güvenlikleştirme adına, dönem dönem devletçil paranoyaya, şizofreniye dönüşen sınır güvenliğine, sanki ontolojik bir varlıkmış muamelesi yapılması ve ötekini, en azından görmezden gelmek… Burada-içeride olanı makul, Orada-dışarıda olanı ise tehdit ve/veya yanlış olduğunu varsaymanın bedelini nesiller ödeyebiliyor. Türkiye'nin siyasi sınırlarının neredeyse tamamı genç ve ayrıştırmak için tasarlanmıştır. Haritada “Tek millet, tek devlet” görünen topraklarda, “çok millet, çok devlet” var etme çabası sonuç vermiş, ötekileştirme paranoyası temel doktrine dönüşmüştür. Diyalog yerini çok sesli monologlara bırakmıştır. Sınırların ötesi yok hükmündedir. Ancak; pratik teoriyi aşıyor. İnsan, kültür, toplum ve mekânların dili siyasi anlaşmaları hiçe çıkarıyor. Türkiye-Irak sınır bölgesi inatla direniyor. Şehirler, köyler, yaylalar, canlılar bölge bizim ortak yaşama sahamız diye haykırıyor. Sınırın iki tarafında damak tadı, giyim kuşam, gelenekler, töreler, kültürel öğeler, vücud lisanları, hayatı okuma becerileri benzeşiyor. Elbette sınırın varlığı giderek benzerleri tahrip edip aşındırıyor. Ayrışmadan enerjisini alan terör; ötekileştirmenin katalizör aracı haline geliyor. Ama “sınır insanları” hep sorguluyor! Sınırları neden tahkim ettiler ki? Zaten coğrafi ortam yeterince arızalı, hayatı güçleştiriyor. Bizi soydaşlarımızdan ayırmak için başka engeller niye! Kutsal sınırların yeri; daha ötelerde olmalı gibi. Siyasi sınırların toplumsal sınırlara dönüşmesini engellemek için geç olmadan, insani gerçekliklerin farkına varılmalı. Kapıları kapatmak yerine, “kutsal sınırların!” ötesini düşünerek, Ortak gelecek için çalışmalı…
Iyzico İle Öde
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 510,00    510,00   
2 280,50    561,00   
3 190,40    571,20   
4 145,35    581,40   
5 118,32    591,60   
6 102,00    612,00   
9 72,53    652,80   
12 58,65    703,80   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat