Bu işlem için üye girişi yapmanız gerekiyor

Sonran Öncenden Güzel Olsun

Stok Kodu:
9786258579796
Boyut:
135-195-
Sayfa Sayısı:
132
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026-06-11
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
2.Hamur
Dili:
Türkçe
%34 indirimli
320,00
211,20
Havale/EFT ile: 200,64
9786258579796
827519
Sonran Öncenden Güzel Olsun
Sonran Öncenden Güzel Olsun
211.2
Zıt yaşamlara sahip iki farklı insan türü vardı ve ikisi de “hayat sadece içinde bulunduğumuz andır” diyordu. Fakat ilk grup böyle dedikten sonra ölene kadar her türlü dünya lezzetini yaşamaya koşarken diğer grup asıl keyifli hayatı ölüm sonrasına ertelemekteydi. Aynı cümle ama iki ayrı, iki zıt yaklaşım. İşte bu karışık düşüncelerle ilk gördüğü kitapçının kapısından girdi Meryem. Adına bile bakmadan girmişti kitapçıya… *** Tâhâ, karmakarışık bir psikoloji içindeydi. Barış'ın ölümü Barış'ın ailesi ve birkaç yakını dışında kimseyi çok da etkilemiş görünmüyordu. Evet, cenaze ortamı kalabalıktı ama gündem ölüm değil yaşamdı. Cenaze nedeniyle epeydir bir araya gelememiş insanların konuştukları şeyler, ölüm değildi; yatırım, spor, sinema, dedikodu içerikli konulardı. Ölüm sanki Barış'a özgüydü ve sanki diri olan şu insan kitlesi o tabuta hiç girmeyecekti. Kafasını kalabalıktan çevirip cep telefonunun arama motoruna şunları yazdı: “Cenaze namazı nasıl kılınır?” *** İsim koymayı sözüm ona ‘önemseyen' ama o isimlere uygun yaşamaktan kaçınan insanlar ise hep canımı sıkmıştır. “Ömer ismi koyunca oğlun adaletli olmuyor, Meryem koyunca iffet kendinden oluşmuyor, Hamza koyunca cesaret abidesi kesilmiyor, Ayşe koyunca örnek yaşam sürmüyor” demek isterdim günümüzün isim babalarına veya belki de isim annelerine… Belki biraz da bu yüzden Meryem, Tâhâ, Nûr ve Furkân isimli karakterler ile bu duruma dikkat çekmek istedim.
Zıt yaşamlara sahip iki farklı insan türü vardı ve ikisi de “hayat sadece içinde bulunduğumuz andır” diyordu. Fakat ilk grup böyle dedikten sonra ölene kadar her türlü dünya lezzetini yaşamaya koşarken diğer grup asıl keyifli hayatı ölüm sonrasına ertelemekteydi. Aynı cümle ama iki ayrı, iki zıt yaklaşım. İşte bu karışık düşüncelerle ilk gördüğü kitapçının kapısından girdi Meryem. Adına bile bakmadan girmişti kitapçıya… *** Tâhâ, karmakarışık bir psikoloji içindeydi. Barış'ın ölümü Barış'ın ailesi ve birkaç yakını dışında kimseyi çok da etkilemiş görünmüyordu. Evet, cenaze ortamı kalabalıktı ama gündem ölüm değil yaşamdı. Cenaze nedeniyle epeydir bir araya gelememiş insanların konuştukları şeyler, ölüm değildi; yatırım, spor, sinema, dedikodu içerikli konulardı. Ölüm sanki Barış'a özgüydü ve sanki diri olan şu insan kitlesi o tabuta hiç girmeyecekti. Kafasını kalabalıktan çevirip cep telefonunun arama motoruna şunları yazdı: “Cenaze namazı nasıl kılınır?” *** İsim koymayı sözüm ona ‘önemseyen' ama o isimlere uygun yaşamaktan kaçınan insanlar ise hep canımı sıkmıştır. “Ömer ismi koyunca oğlun adaletli olmuyor, Meryem koyunca iffet kendinden oluşmuyor, Hamza koyunca cesaret abidesi kesilmiyor, Ayşe koyunca örnek yaşam sürmüyor” demek isterdim günümüzün isim babalarına veya belki de isim annelerine… Belki biraz da bu yüzden Meryem, Tâhâ, Nûr ve Furkân isimli karakterler ile bu duruma dikkat çekmek istedim.
Iyzico İle Öde
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 211,20    211,20   
2 105,60    211,20   
3 70,40    211,20   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat