Süleyman Bahrî Hâre (Tekellümî Hikâye)

Stok Kodu:
9786253758899
Boyut:
135-210-
Sayfa Sayısı:
141
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026-01-26
Kapak Türü:
Kuşe
Kağıt Türü:
Kitap Kağıdı
Dili:
Türkçe
%33 indirimli
300,00
201,00
Havale/EFT ile: 196,98
9786253758899
806775
Süleyman Bahrî Hâre (Tekellümî Hikâye)
Süleyman Bahrî Hâre (Tekellümî Hikâye)
201.00
Hâre, ilk bakışta klasik bir yasak aşk anlatısını çağrıştırsa da bu temayı işleyiş biçiminde farkını ortaya koyar. Dönemin hâkim edebî söyleminde sıklıkla görülen katı ahlaki endişe ve kaçınılmaz “suç-ceza” dinamikleri bu eserde belirleyici değildir. Hâre'yi dönemin benzer temalı eserlerinden ayıran, yazarın yasak bir ilişkiyi ahlaki bir suç-ceza ikilemi üzerinden ele almak yerine bu durumun sosyal ve psikolojik sebeplerine odaklanması ve nihayetinde geleneksel cezalandırma dinamiğini reddetmesidir. Yazar, Bîcân ile Mucîb'in ilişkisinin sonuçlarından (ifşa, toplumsal yargı, cezalandırma) ziyade bu ilişkinin ortaya çıkışının sosyal ve duygusal sebeplerine odaklanır. Nitekim hikâyenin sonunda yasak aşkın açığa çıkması, geleneksel anlatılardaki gibi trajik bir sona (ölüm, ayrılık, pişmanlık) yol açmaz. Aksine, bu ifşa, iki sevgilinin birlikte yaşamalarının önündeki bir engelin kalkması, hatta bir “olanak” olarak sunulur. Nevîre'nin ölümünden duydukları sorumluluk hissi bile Bîcân ile Mucîb'i birbirinden ayırmaya yetmez. Bu durum, dönem edebiyatındaki ahlaki tutumdan bir sapmadır. Eserin bir diğer dikkat çekici yanı, kadınlık ve toplumsal cinsiyet rolleri üzerine kurulu diyaloglardır. Özellikle birinci perdede Refîk Bey, Bîcân, Şefik, Nevîre ve Mucîb arasında geçen tartışmalar, dönemin “kadın”a bakışına ışık tutar. Ayrıca eserde kamusal alanda kadın görünürlüğü, sokakta yaşanan taciz olayları ve annelik gibi meseleleri tartışan diyaloglar, dönemin erkek egemen toplumsal yapısının eleştirel bir okumasını sunarak metni toplumsal cinsiyet söylemleri açısından dikkate değer kılmaktadır. Yazar, erkek karakterlerin söylemleri üzerinden erkek egemen toplum yapısını ortaya sererken kadın karakterlerin (özellikle Bîcân'ın) bu söylemlere verdikleri cevaplar veya içsel sorgulamaları aracılığıyla söz konusu yapının eleştirisini geliştirir ve “kadın lehine” bir anlayışın imkânını arar. Bu diyaloglar da eseri salt bir aşk hikayesi olmanın ötesine taşıyarak ona sosyolojik bir belge niteliği de kazandırır. Basım tarihi 1329 (1911) olan bu eserin şimdiye kadar Latin alfabesine aktarımının yapılmamış olması, bu sebeple bir kayıp olarak değerlendirilebilir. Böylesi bir açığı kapatma hedefiyle tasarlanan bu kitap, dolayısıyla iki temel amaca hizmet etmektedir: Bir yandan Süleyman Bahri'nin edebî kimliği üzerine akademik ilgiyi canlandırmak, diğer yandan ise söz konusu metin aracılığıyla modern Türk edebiyatının erken dönemlerindeki tematik eğilimler ve anlatı tekniklerine dair mevcut anlayışımızı derinleştirmek. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Atatürk Kitaplığı Yazma Eserler Koleksiyonları'na Bel_Osm_K.00606 numarasıyla kayıtlı bu eser, Latin alfabesine aktarılırken olabildiğince metnin aslına bağlı kalınmış ancak eserin anlaşılabilmesi açısından da okuma akışını kesintiye uğratmayacak şekilde günümüz Türkiye Türkçesinin ses ve yapı özellikleri dikkate alınmıştır. Noktalama işaretlerinde eserin orijinali temel alınmış ve bu konuda mümkün mertebe müdahalede bulunulmamıştır. Ayrıca metin aktarıxi mında orijinal kaynağa ulaşımı kolaylaştırmak amacıyla sayfa numaraları kalın (bold) punto kullanılarak parantez içerisinde verilmiştir. Metnin anlaşılırlığını desteklemek amacıyla çalışmaya metin içinde geçen ve günümüz okuru için yabancılaşmış olabilecek sözcük, deyim ve kavramları içeren ayrıntılı bir açıklamalı sözlük eklenmiştir. Sözlük maddeleri oluşturulurken sözcüklerin öncelikle metin bağlamındaki anlamları ön plana çıkarılmış; bu hususta Kubbealtı Lügatı'ndan, Ferit Devellioğlu'nun Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lügatı'ndan ve Türk Dil Kurumunun hazırladığı Güncel Türkçe Sözlük'ten yararlanılmıştır. İÇİNDEKİLER Yazar ve Esere Dair Birinci Perde Birinci Meclis İkinci Meclis Üçüncü Meclis İkinci Perde Birinci Meclis İkinci Meclis Üçüncü Meclis Dördüncü Meclis Üçüncü Perde Birinci Meclis Dördüncü Perde Birinci Meclis İkinci Meclis Üçüncü Meclis Dördüncü Meclis Sözlük
Hâre, ilk bakışta klasik bir yasak aşk anlatısını çağrıştırsa da bu temayı işleyiş biçiminde farkını ortaya koyar. Dönemin hâkim edebî söyleminde sıklıkla görülen katı ahlaki endişe ve kaçınılmaz “suç-ceza” dinamikleri bu eserde belirleyici değildir. Hâre'yi dönemin benzer temalı eserlerinden ayıran, yazarın yasak bir ilişkiyi ahlaki bir suç-ceza ikilemi üzerinden ele almak yerine bu durumun sosyal ve psikolojik sebeplerine odaklanması ve nihayetinde geleneksel cezalandırma dinamiğini reddetmesidir. Yazar, Bîcân ile Mucîb'in ilişkisinin sonuçlarından (ifşa, toplumsal yargı, cezalandırma) ziyade bu ilişkinin ortaya çıkışının sosyal ve duygusal sebeplerine odaklanır. Nitekim hikâyenin sonunda yasak aşkın açığa çıkması, geleneksel anlatılardaki gibi trajik bir sona (ölüm, ayrılık, pişmanlık) yol açmaz. Aksine, bu ifşa, iki sevgilinin birlikte yaşamalarının önündeki bir engelin kalkması, hatta bir “olanak” olarak sunulur. Nevîre'nin ölümünden duydukları sorumluluk hissi bile Bîcân ile Mucîb'i birbirinden ayırmaya yetmez. Bu durum, dönem edebiyatındaki ahlaki tutumdan bir sapmadır. Eserin bir diğer dikkat çekici yanı, kadınlık ve toplumsal cinsiyet rolleri üzerine kurulu diyaloglardır. Özellikle birinci perdede Refîk Bey, Bîcân, Şefik, Nevîre ve Mucîb arasında geçen tartışmalar, dönemin “kadın”a bakışına ışık tutar. Ayrıca eserde kamusal alanda kadın görünürlüğü, sokakta yaşanan taciz olayları ve annelik gibi meseleleri tartışan diyaloglar, dönemin erkek egemen toplumsal yapısının eleştirel bir okumasını sunarak metni toplumsal cinsiyet söylemleri açısından dikkate değer kılmaktadır. Yazar, erkek karakterlerin söylemleri üzerinden erkek egemen toplum yapısını ortaya sererken kadın karakterlerin (özellikle Bîcân'ın) bu söylemlere verdikleri cevaplar veya içsel sorgulamaları aracılığıyla söz konusu yapının eleştirisini geliştirir ve “kadın lehine” bir anlayışın imkânını arar. Bu diyaloglar da eseri salt bir aşk hikayesi olmanın ötesine taşıyarak ona sosyolojik bir belge niteliği de kazandırır. Basım tarihi 1329 (1911) olan bu eserin şimdiye kadar Latin alfabesine aktarımının yapılmamış olması, bu sebeple bir kayıp olarak değerlendirilebilir. Böylesi bir açığı kapatma hedefiyle tasarlanan bu kitap, dolayısıyla iki temel amaca hizmet etmektedir: Bir yandan Süleyman Bahri'nin edebî kimliği üzerine akademik ilgiyi canlandırmak, diğer yandan ise söz konusu metin aracılığıyla modern Türk edebiyatının erken dönemlerindeki tematik eğilimler ve anlatı tekniklerine dair mevcut anlayışımızı derinleştirmek. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Atatürk Kitaplığı Yazma Eserler Koleksiyonları'na Bel_Osm_K.00606 numarasıyla kayıtlı bu eser, Latin alfabesine aktarılırken olabildiğince metnin aslına bağlı kalınmış ancak eserin anlaşılabilmesi açısından da okuma akışını kesintiye uğratmayacak şekilde günümüz Türkiye Türkçesinin ses ve yapı özellikleri dikkate alınmıştır. Noktalama işaretlerinde eserin orijinali temel alınmış ve bu konuda mümkün mertebe müdahalede bulunulmamıştır. Ayrıca metin aktarıxi mında orijinal kaynağa ulaşımı kolaylaştırmak amacıyla sayfa numaraları kalın (bold) punto kullanılarak parantez içerisinde verilmiştir. Metnin anlaşılırlığını desteklemek amacıyla çalışmaya metin içinde geçen ve günümüz okuru için yabancılaşmış olabilecek sözcük, deyim ve kavramları içeren ayrıntılı bir açıklamalı sözlük eklenmiştir. Sözlük maddeleri oluşturulurken sözcüklerin öncelikle metin bağlamındaki anlamları ön plana çıkarılmış; bu hususta Kubbealtı Lügatı'ndan, Ferit Devellioğlu'nun Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lügatı'ndan ve Türk Dil Kurumunun hazırladığı Güncel Türkçe Sözlük'ten yararlanılmıştır. İÇİNDEKİLER Yazar ve Esere Dair Birinci Perde Birinci Meclis İkinci Meclis Üçüncü Meclis İkinci Perde Birinci Meclis İkinci Meclis Üçüncü Meclis Dördüncü Meclis Üçüncü Perde Birinci Meclis Dördüncü Perde Birinci Meclis İkinci Meclis Üçüncü Meclis Dördüncü Meclis Sözlük
Iyzico İle Öde
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 201,00    201,00   
2 100,50    201,00   
3 67,00    201,00   
4 50,25    201,00   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat