Suriye;Geç Kalanların Hikâyesi

Stok Kodu:
9786253211738
Boyut:
135-210-
Sayfa Sayısı:
579
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026-07-31
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
Kitap Kağıdı
Dili:
Türkçe
790,00
Havale/EFT ile: 766,30
9786253211738
835492
Suriye;Geç Kalanların Hikâyesi
Suriye;Geç Kalanların Hikâyesi
790
Şehir, kavurucu ve tozlu bir temmuz sabahına uyanmamıştı; zaten uyanıktı, sadece gecenin üstüne çöken ağırlık yer değiştirmişti. Güneş Halep'in üzerine doğarken yalnızca ışığını bırakmıyordu; yılların biriktirdiği sessizliği, suskunluğu ve bastırılmış gerilimi de yavaş yavaş sokakların arasına yayıyordu. Kuraklık bu şehirde sadece toprağı çatlatmazdı; insanın içindeki son serinliği, son inancı, son bekleyişi de emerdi ve geriye, adı konulamayan bir huzursuzluk bırakırdı. Düz ovaya kurulmuş bu kadim şehir, yukarıdan bakıldığında hâlâ uslu bir çocuğu andırıyordu; sokakları çizgili defter sayfaları gibi düzenli, mahalleleri birbirine yaslanmış eski evlerle dolu, kendini toparlamaya çalışan bir düzen hissi veriyordu. Ama yaklaştıkça bu düzenin bir görüntüden ibaret olduğu anlaşılırdı; duvarların arasına sinmiş yorgunluk, insanların bakışlarında biriken temkin ve her an bozulabilecekmiş gibi duran o kırılgan denge, şehrin içten içe kaynadığını ele verirdi. Halep, o sabah sessiz değildi. Sadece... konuşmamayı seçmişti.
Şehir, kavurucu ve tozlu bir temmuz sabahına uyanmamıştı; zaten uyanıktı, sadece gecenin üstüne çöken ağırlık yer değiştirmişti. Güneş Halep'in üzerine doğarken yalnızca ışığını bırakmıyordu; yılların biriktirdiği sessizliği, suskunluğu ve bastırılmış gerilimi de yavaş yavaş sokakların arasına yayıyordu. Kuraklık bu şehirde sadece toprağı çatlatmazdı; insanın içindeki son serinliği, son inancı, son bekleyişi de emerdi ve geriye, adı konulamayan bir huzursuzluk bırakırdı. Düz ovaya kurulmuş bu kadim şehir, yukarıdan bakıldığında hâlâ uslu bir çocuğu andırıyordu; sokakları çizgili defter sayfaları gibi düzenli, mahalleleri birbirine yaslanmış eski evlerle dolu, kendini toparlamaya çalışan bir düzen hissi veriyordu. Ama yaklaştıkça bu düzenin bir görüntüden ibaret olduğu anlaşılırdı; duvarların arasına sinmiş yorgunluk, insanların bakışlarında biriken temkin ve her an bozulabilecekmiş gibi duran o kırılgan denge, şehrin içten içe kaynadığını ele verirdi. Halep, o sabah sessiz değildi. Sadece... konuşmamayı seçmişti.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat