9786253211738
835492
https://www.sehadetkitap.com/urun/suriye-gec-kalanlarin-hikayesi
Suriye;Geç Kalanların Hikâyesi
790
Şehir, kavurucu ve tozlu bir temmuz sabahına uyanmamıştı; zaten uyanıktı, sadece gecenin üstüne çöken ağırlık yer değiştirmişti. Güneş Halep'in üzerine doğarken yalnızca ışığını bırakmıyordu; yılların biriktirdiği sessizliği, suskunluğu ve bastırılmış gerilimi de yavaş yavaş sokakların arasına yayıyordu. Kuraklık bu şehirde sadece toprağı çatlatmazdı; insanın içindeki son serinliği, son inancı, son bekleyişi de emerdi ve geriye, adı konulamayan bir huzursuzluk bırakırdı.
Düz ovaya kurulmuş bu kadim şehir, yukarıdan bakıldığında hâlâ uslu bir çocuğu andırıyordu; sokakları çizgili defter sayfaları gibi düzenli, mahalleleri birbirine yaslanmış eski evlerle dolu, kendini toparlamaya çalışan bir düzen hissi veriyordu. Ama yaklaştıkça bu düzenin bir görüntüden ibaret olduğu anlaşılırdı; duvarların arasına sinmiş yorgunluk, insanların bakışlarında biriken temkin ve her an bozulabilecekmiş gibi duran o kırılgan denge, şehrin içten içe kaynadığını ele verirdi.
Halep, o sabah sessiz değildi.
Sadece... konuşmamayı seçmişti.
Şehir, kavurucu ve tozlu bir temmuz sabahına uyanmamıştı; zaten uyanıktı, sadece gecenin üstüne çöken ağırlık yer değiştirmişti. Güneş Halep'in üzerine doğarken yalnızca ışığını bırakmıyordu; yılların biriktirdiği sessizliği, suskunluğu ve bastırılmış gerilimi de yavaş yavaş sokakların arasına yayıyordu. Kuraklık bu şehirde sadece toprağı çatlatmazdı; insanın içindeki son serinliği, son inancı, son bekleyişi de emerdi ve geriye, adı konulamayan bir huzursuzluk bırakırdı.
Düz ovaya kurulmuş bu kadim şehir, yukarıdan bakıldığında hâlâ uslu bir çocuğu andırıyordu; sokakları çizgili defter sayfaları gibi düzenli, mahalleleri birbirine yaslanmış eski evlerle dolu, kendini toparlamaya çalışan bir düzen hissi veriyordu. Ama yaklaştıkça bu düzenin bir görüntüden ibaret olduğu anlaşılırdı; duvarların arasına sinmiş yorgunluk, insanların bakışlarında biriken temkin ve her an bozulabilecekmiş gibi duran o kırılgan denge, şehrin içten içe kaynadığını ele verirdi.
Halep, o sabah sessiz değildi.
Sadece... konuşmamayı seçmişti.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.