9786258616200
898470
https://www.sehadetkitap.com/urun/tas-ve-ah
Taş ve Ah
146.91
Konfradi, bu kez Mezopotamya'nın sağır edici sessizliğinin kapısını aralıyor.
"Ez îro pir poşman im, Xwedayê min."
Bazı kapılar dışarı çıkmak için değil, içerideki enkazla yüzleşmek için aralanır. Konfradi, bu eserinde okuru bir dağ mağarasının çiğ soğuğuna ve taş duvarların arasına sıkışmış o devasa "Âh"ın tam ortasına bırakıyor. Bu; bir coğrafyanın damarlarına zerk edilen şiddet mirasının, dedesinin kefeninden kendine gelinlik diken Şükran'ın sessiz ihtilalinin ve kimliksizliğin içinde yankısız kalan evlatların ağıtıdır.
Yazar, sokağın sertliğini toprağın kadim hafızasıyla harmanlarken susulanların mezarını kazıyor; elinde bir kalem, cebinde maziye tutulacak o son kibritle... Sayfalar ilerledikçe bir babanın sarsıcı itirafı genzimizi yakıyor: "Babasından şiddet devralan her çocuk, aslında kendi içindeki çocuğu o karanlık ahırda kendi elleriyle öldürmüştür."
Kitabı kapattığınızda, bir günahın göğe yükselen siyah dumanı ufkunuzu saracak. Köyler değişecek, rüzgâr külleri savuracak; ama o "Âh", vicdanınızda silinmez bir leke gibi asılı kalacak.
Konfradi; bittiği yerden başlayanların ve hiç orada olmamış babaların sarsıcı yüzleşmesini sunuyor.
Hazırsanız, o taşın altındaki çıplak gerçekle yüzleşme vakti geldi.
"Ez îro pir poşman im, Xwedayê min."
Bazı kapılar dışarı çıkmak için değil, içerideki enkazla yüzleşmek için aralanır. Konfradi, bu eserinde okuru bir dağ mağarasının çiğ soğuğuna ve taş duvarların arasına sıkışmış o devasa "Âh"ın tam ortasına bırakıyor. Bu; bir coğrafyanın damarlarına zerk edilen şiddet mirasının, dedesinin kefeninden kendine gelinlik diken Şükran'ın sessiz ihtilalinin ve kimliksizliğin içinde yankısız kalan evlatların ağıtıdır.
Yazar, sokağın sertliğini toprağın kadim hafızasıyla harmanlarken susulanların mezarını kazıyor; elinde bir kalem, cebinde maziye tutulacak o son kibritle... Sayfalar ilerledikçe bir babanın sarsıcı itirafı genzimizi yakıyor: "Babasından şiddet devralan her çocuk, aslında kendi içindeki çocuğu o karanlık ahırda kendi elleriyle öldürmüştür."
Kitabı kapattığınızda, bir günahın göğe yükselen siyah dumanı ufkunuzu saracak. Köyler değişecek, rüzgâr külleri savuracak; ama o "Âh", vicdanınızda silinmez bir leke gibi asılı kalacak.
Konfradi; bittiği yerden başlayanların ve hiç orada olmamış babaların sarsıcı yüzleşmesini sunuyor.
Hazırsanız, o taşın altındaki çıplak gerçekle yüzleşme vakti geldi.
Konfradi, bu kez Mezopotamya'nın sağır edici sessizliğinin kapısını aralıyor.
"Ez îro pir poşman im, Xwedayê min."
Bazı kapılar dışarı çıkmak için değil, içerideki enkazla yüzleşmek için aralanır. Konfradi, bu eserinde okuru bir dağ mağarasının çiğ soğuğuna ve taş duvarların arasına sıkışmış o devasa "Âh"ın tam ortasına bırakıyor. Bu; bir coğrafyanın damarlarına zerk edilen şiddet mirasının, dedesinin kefeninden kendine gelinlik diken Şükran'ın sessiz ihtilalinin ve kimliksizliğin içinde yankısız kalan evlatların ağıtıdır.
Yazar, sokağın sertliğini toprağın kadim hafızasıyla harmanlarken susulanların mezarını kazıyor; elinde bir kalem, cebinde maziye tutulacak o son kibritle... Sayfalar ilerledikçe bir babanın sarsıcı itirafı genzimizi yakıyor: "Babasından şiddet devralan her çocuk, aslında kendi içindeki çocuğu o karanlık ahırda kendi elleriyle öldürmüştür."
Kitabı kapattığınızda, bir günahın göğe yükselen siyah dumanı ufkunuzu saracak. Köyler değişecek, rüzgâr külleri savuracak; ama o "Âh", vicdanınızda silinmez bir leke gibi asılı kalacak.
Konfradi; bittiği yerden başlayanların ve hiç orada olmamış babaların sarsıcı yüzleşmesini sunuyor.
Hazırsanız, o taşın altındaki çıplak gerçekle yüzleşme vakti geldi.
"Ez îro pir poşman im, Xwedayê min."
Bazı kapılar dışarı çıkmak için değil, içerideki enkazla yüzleşmek için aralanır. Konfradi, bu eserinde okuru bir dağ mağarasının çiğ soğuğuna ve taş duvarların arasına sıkışmış o devasa "Âh"ın tam ortasına bırakıyor. Bu; bir coğrafyanın damarlarına zerk edilen şiddet mirasının, dedesinin kefeninden kendine gelinlik diken Şükran'ın sessiz ihtilalinin ve kimliksizliğin içinde yankısız kalan evlatların ağıtıdır.
Yazar, sokağın sertliğini toprağın kadim hafızasıyla harmanlarken susulanların mezarını kazıyor; elinde bir kalem, cebinde maziye tutulacak o son kibritle... Sayfalar ilerledikçe bir babanın sarsıcı itirafı genzimizi yakıyor: "Babasından şiddet devralan her çocuk, aslında kendi içindeki çocuğu o karanlık ahırda kendi elleriyle öldürmüştür."
Kitabı kapattığınızda, bir günahın göğe yükselen siyah dumanı ufkunuzu saracak. Köyler değişecek, rüzgâr külleri savuracak; ama o "Âh", vicdanınızda silinmez bir leke gibi asılı kalacak.
Konfradi; bittiği yerden başlayanların ve hiç orada olmamış babaların sarsıcı yüzleşmesini sunuyor.
Hazırsanız, o taşın altındaki çıplak gerçekle yüzleşme vakti geldi.
Iyzico İle Öde
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 146,91 | 146,91 |
| 2 | 73,46 | 146,91 |
| 3 | 48,97 | 146,91 |
| 4 | 36,73 | 146,91 |
| 5 | 29,38 | 146,91 |
| 6 | 24,49 | 146,91 |
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.