9786259307480
806730
https://www.sehadetkitap.com/urun/topuklu-kaldirimlar
Topuklu Kaldırımlar
161.20
Topuklu Kaldırımlar, adaletin eksildiği bir toplumda kadın olmanın ne anlama geldiğini anlatan çarpıcı bir yüzleşme romanıdır.
Bu kitap, gücün haklılığı bastırdığı, suskunluğun haksızlığı büyüttüğü yerlerde başlar.
Adaletin yalnızca mahkeme salonlarında değil, insanın vicdanında başladığını hatırlatır. Çünkü bir yerde adalet yoksa, huzur da kalıcı olmaz. Aynı suça farklı cezaların verildiği, haksızlığın normalleştirildiği toplamlarda adalet yerini ayrıcalığa bırakır. Ve bu kaybın bedelini en ağır şekilde kadınlar öder.
Roman boyunca adalet, bir kavram olmaktan çıkar; bazen geciken bir karar, bazen suskun kalınmış bir an, bazen de savunu- lamamış bir hak olarak karşımıza çıkar. Gücün adaletle birleş- mediği her yerde zulme dönüştüğünü, adaletin sustuğu her anın yeni yaralar açtığını gösterir.
Topuklu Kaldırımlar, kadının sadece korunması gereken değil, toplumu ayakta tutan temel değerlerden biri olduğunu anlatır. Adalet zayıfladığında güvenin çöktüğünü, güven çöktüğünde insanlığın sessizce geri çekildiğini gözler önüne serer. Bugün başkasına yapılan bir haksızlığın, yarın herkesin sınavı olabileceğini hatırlatır.
Bu roman, adaletin bir lütuf değil hak olduğunu; haklı olmanın yetmediğini, hakkı savunmanın da sorumluluk gerektirdiğini söyler. Güç geçer, makam gider; fakat adaletin hesabı kalır.
Ve adalet, herkes için eşit olmadıkça, hiçbirimiz için gerçekten var değildir.
Topuklu Kaldırımlar, kadına adaletin olmadığı bir dünyada, insanlığın nasıl yavaş yavaş eksildiğini anlatan bir roman...
Çünkü adalet susarsa, zulüm konuşur.
Ve kadın susturulursa, toplum kaybeder.
Topuklu Kaldırımlar, adaletin eksildiği bir toplumda kadın olmanın ne anlama geldiğini anlatan çarpıcı bir yüzleşme romanıdır.
Bu kitap, gücün haklılığı bastırdığı, suskunluğun haksızlığı büyüttüğü yerlerde başlar.
Adaletin yalnızca mahkeme salonlarında değil, insanın vicdanında başladığını hatırlatır. Çünkü bir yerde adalet yoksa, huzur da kalıcı olmaz. Aynı suça farklı cezaların verildiği, haksızlığın normalleştirildiği toplamlarda adalet yerini ayrıcalığa bırakır. Ve bu kaybın bedelini en ağır şekilde kadınlar öder.
Roman boyunca adalet, bir kavram olmaktan çıkar; bazen geciken bir karar, bazen suskun kalınmış bir an, bazen de savunu- lamamış bir hak olarak karşımıza çıkar. Gücün adaletle birleş- mediği her yerde zulme dönüştüğünü, adaletin sustuğu her anın yeni yaralar açtığını gösterir.
Topuklu Kaldırımlar, kadının sadece korunması gereken değil, toplumu ayakta tutan temel değerlerden biri olduğunu anlatır. Adalet zayıfladığında güvenin çöktüğünü, güven çöktüğünde insanlığın sessizce geri çekildiğini gözler önüne serer. Bugün başkasına yapılan bir haksızlığın, yarın herkesin sınavı olabileceğini hatırlatır.
Bu roman, adaletin bir lütuf değil hak olduğunu; haklı olmanın yetmediğini, hakkı savunmanın da sorumluluk gerektirdiğini söyler. Güç geçer, makam gider; fakat adaletin hesabı kalır.
Ve adalet, herkes için eşit olmadıkça, hiçbirimiz için gerçekten var değildir.
Topuklu Kaldırımlar, kadına adaletin olmadığı bir dünyada, insanlığın nasıl yavaş yavaş eksildiğini anlatan bir roman...
Çünkü adalet susarsa, zulüm konuşur.
Ve kadın susturulursa, toplum kaybeder.
Iyzico İle Öde
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 161,20 | 161,20 |
| 2 | 80,60 | 161,20 |
| 3 | 53,73 | 161,20 |
| 4 | 40,30 | 161,20 |
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.