9786253843250
813547
https://www.sehadetkitap.com/urun/turkiyede-yeni-hayat-inkilap-ve-travma-1908-1928-1
Türkiye'de Yeni Hayat;İnkilap ve Travma 1908-1928
312
Meşrutiyet'in Türkçeye kazandırdığı ya da yaygın hale getirdiği iki sözcük “millî” ve “yeni”ydi. “Millî” doğmakta olan ulusal kimliğin veciz bir ifadesiydi; siyasî yönü güçlüydü. “Yeni” ise toplumsalı ifade ediyordu ve toplumun değişik katmanlarına nüfuz edişi II. Meşrutiyet yıllarında gerçekleşti.
1908 bir siyasal devrimdi; sosyal bir devrimle pekiştirilmedikçe güdük kalacaktı. “Yeni hayat” bu anlayışın ifadesiydi. Yaşam anlayışında radikal bir dönüşümü simgeleyen “yeni hayat”ın omurgasını ise kadının konumu oluşturdu. Bu nedenle “yeni hayat” kadının dönüşümünü, “yeni kadın”ın inşasını gerektiriyordu.
Cihan Harbi sonrası yeni bir ulus inşa edilirken Meşrutiyet'in ilk yıllarından beri gündemde olan “yeni hayat” anlayışı güç kazanmıştı. Cumhuriyet'i Osmanlı'dan yol ayrımına sokan ana eksen buydu.
Koca imparatorluklar çökerken bölgesinde kendi iradesiyle yönünü çizen tek ülke Türkiye olmuş, Cihan Harbi'ni yitirmesine karşın Sevr'i tanımamış, direnmiş ve Milli Mücadele ile yeni bir devlet kurmuştu.
Diğer yandan, on yılı bulan uzun savaşlar sürecinde insan kaynaklarının, erişkin nüfusunun önemli bir bölümünü yitiren, her açıdan yoksullaşan ülkede Cumhuriyet'in reform kaygıları, seküler bir yaşam özlemi, Doğu kültür normlarını terk edip Batı medeniyetine geçiş süreci ise nesiller arası kopukluklara ve toplumsal uyumsuzluklara neden olacaktı. Türkiye inkılapları ve toplumsal travmayı birlikte yaşayacaktı.
Türkiye'de Yeni Hayat 1908-1928 bir anlamda yaşanan bu toplumsal travmanın öyküsü. Prof. Dr. Zafer Toprak, nüfus sorunu başta olmak üzere Cumhuriyet Türkiyesi'nin karşılaştığı darboğazları, savaş mağduru insanların travmalarını, çözümsüzlüklerini, toplumsal katmanların “yeni hayat”a uyumsuzluklarını o günün kaynaklarından yola çıkarak gün ışığına çıkarıyor.
Meşrutiyet'in Türkçeye kazandırdığı ya da yaygın hale getirdiği iki sözcük “millî” ve “yeni”ydi. “Millî” doğmakta olan ulusal kimliğin veciz bir ifadesiydi; siyasî yönü güçlüydü. “Yeni” ise toplumsalı ifade ediyordu ve toplumun değişik katmanlarına nüfuz edişi II. Meşrutiyet yıllarında gerçekleşti.
1908 bir siyasal devrimdi; sosyal bir devrimle pekiştirilmedikçe güdük kalacaktı. “Yeni hayat” bu anlayışın ifadesiydi. Yaşam anlayışında radikal bir dönüşümü simgeleyen “yeni hayat”ın omurgasını ise kadının konumu oluşturdu. Bu nedenle “yeni hayat” kadının dönüşümünü, “yeni kadın”ın inşasını gerektiriyordu.
Cihan Harbi sonrası yeni bir ulus inşa edilirken Meşrutiyet'in ilk yıllarından beri gündemde olan “yeni hayat” anlayışı güç kazanmıştı. Cumhuriyet'i Osmanlı'dan yol ayrımına sokan ana eksen buydu.
Koca imparatorluklar çökerken bölgesinde kendi iradesiyle yönünü çizen tek ülke Türkiye olmuş, Cihan Harbi'ni yitirmesine karşın Sevr'i tanımamış, direnmiş ve Milli Mücadele ile yeni bir devlet kurmuştu.
Diğer yandan, on yılı bulan uzun savaşlar sürecinde insan kaynaklarının, erişkin nüfusunun önemli bir bölümünü yitiren, her açıdan yoksullaşan ülkede Cumhuriyet'in reform kaygıları, seküler bir yaşam özlemi, Doğu kültür normlarını terk edip Batı medeniyetine geçiş süreci ise nesiller arası kopukluklara ve toplumsal uyumsuzluklara neden olacaktı. Türkiye inkılapları ve toplumsal travmayı birlikte yaşayacaktı.
Türkiye'de Yeni Hayat 1908-1928 bir anlamda yaşanan bu toplumsal travmanın öyküsü. Prof. Dr. Zafer Toprak, nüfus sorunu başta olmak üzere Cumhuriyet Türkiyesi'nin karşılaştığı darboğazları, savaş mağduru insanların travmalarını, çözümsüzlüklerini, toplumsal katmanların “yeni hayat”a uyumsuzluklarını o günün kaynaklarından yola çıkarak gün ışığına çıkarıyor.
Iyzico İle Öde
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 312,00 | 312,00 |
| 2 | 171,60 | 343,20 |
| 3 | 116,48 | 349,44 |
| 4 | 88,92 | 355,68 |
| 5 | 72,38 | 361,92 |
| 6 | 62,40 | 374,40 |
| 9 | 44,37 | 399,36 |
| 12 | 35,88 | 430,56 |
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.