9786256479197
807547
https://www.sehadetkitap.com/urun/yapay-zeka-caginda-insanin-tasfiyesi-dijital-kiskacin-anatomisi
Yapay Zeka Çağında İnsanın Tasfiyesi;Dijital Kıskacın Anatomisi
410.00
"Hayırdır, Ne Ara Bu Hale Geldik?"
O Sinsi "Kolaylık" Tuzağı
Hatırlıyor musun? Her şey aslında çok masum başlamıştı. İlk akıllı telefonumuzu elimize aldığımızda, cebimizde koca bir kütüphane taşımanın heyecanı vardı içimizde. İnternet hızlandıkça hayatımız da hızlanacak, bize daha çok "zaman" kalacaktı. Teknolojiyi evimize aldık, başucumuza koyduk; o bizim sadık asistanımız, her şeyi bilen dostumuz, hayatımızı kolaylaştıran sihirli değneğimizdi.
Ama bir sabah uyandık ve fark ettik ki; asistanımız yavaş yavaş evin reisi olmaya başlamış.
Şöyle bir durup son yirmi dört saatini gözden geçirsene... Sabah seni kim uyandırdı? Muhtemelen bir algoritma. Kahvaltını yaparken önüne düşen haberleri kim seçti? Bir yapay zeka. İşe giderken hangi yoldan gitmen gerektiğini sana kim söyledi? O meşhur "görünmez el."
İşin garibi şu: Artık bu duruma şaşırmıyoruz bile. Eskiden bir karar verirken "Ben ne istiyorum?" diye sorardık; şimdi "Uygulama ne diyor?" diye bakıyoruz. Yapay zeka hayatımıza bir patlama ile değil, adeta bir sis bulutu gibi girdi. Sessizce, sinsi bir kolaylık vaadiyle... Biz daha "Hayırdır?" demeye fırsat bulamadan, o çoktan aklımıza, cebimize, hatta içtiğimiz suyun geleceğine ortak oldu.
Bu kitap, bir teknoloji düşmanlığı manifestosu değil. Bu kitap, elimizdeki o parlak camların arkasında dönen devasa çarkların bizi nereye sürüklediğini anlama çabası. Yapay zeka denilen bu "yeni tanrı", sadece işlerimizi elimizden almakla kalmıyor; yavaş yavaş "insan olma" becerilerimizi de kemiriyor.
Şimdi kemerlerini bağla, çünkü bu sadece bir teknoloji yolculuğu değil; bir hayatta kalma rehberi. İlk sorumuz şu: Biz mi yapay zekayı kullanıyoruz, yoksa o mu bizi yavaş yavaş "tüketiyor?"
"Hayırdır, Ne Ara Bu Hale Geldik?"
O Sinsi "Kolaylık" Tuzağı
Hatırlıyor musun? Her şey aslında çok masum başlamıştı. İlk akıllı telefonumuzu elimize aldığımızda, cebimizde koca bir kütüphane taşımanın heyecanı vardı içimizde. İnternet hızlandıkça hayatımız da hızlanacak, bize daha çok "zaman" kalacaktı. Teknolojiyi evimize aldık, başucumuza koyduk; o bizim sadık asistanımız, her şeyi bilen dostumuz, hayatımızı kolaylaştıran sihirli değneğimizdi.
Ama bir sabah uyandık ve fark ettik ki; asistanımız yavaş yavaş evin reisi olmaya başlamış.
Şöyle bir durup son yirmi dört saatini gözden geçirsene... Sabah seni kim uyandırdı? Muhtemelen bir algoritma. Kahvaltını yaparken önüne düşen haberleri kim seçti? Bir yapay zeka. İşe giderken hangi yoldan gitmen gerektiğini sana kim söyledi? O meşhur "görünmez el."
İşin garibi şu: Artık bu duruma şaşırmıyoruz bile. Eskiden bir karar verirken "Ben ne istiyorum?" diye sorardık; şimdi "Uygulama ne diyor?" diye bakıyoruz. Yapay zeka hayatımıza bir patlama ile değil, adeta bir sis bulutu gibi girdi. Sessizce, sinsi bir kolaylık vaadiyle... Biz daha "Hayırdır?" demeye fırsat bulamadan, o çoktan aklımıza, cebimize, hatta içtiğimiz suyun geleceğine ortak oldu.
Bu kitap, bir teknoloji düşmanlığı manifestosu değil. Bu kitap, elimizdeki o parlak camların arkasında dönen devasa çarkların bizi nereye sürüklediğini anlama çabası. Yapay zeka denilen bu "yeni tanrı", sadece işlerimizi elimizden almakla kalmıyor; yavaş yavaş "insan olma" becerilerimizi de kemiriyor.
Şimdi kemerlerini bağla, çünkü bu sadece bir teknoloji yolculuğu değil; bir hayatta kalma rehberi. İlk sorumuz şu: Biz mi yapay zekayı kullanıyoruz, yoksa o mu bizi yavaş yavaş "tüketiyor?"
Iyzico İle Öde
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 410,00 | 410,00 |
| 2 | 205,00 | 410,00 |
| 3 | 136,67 | 410,00 |
| 4 | 102,50 | 410,00 |
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.