9786259580821
817559
https://www.sehadetkitap.com/urun/yeniden-uretimin-gizemi-ev-kadinlari-fahiseler-isciler-ve-sermaye
Yeniden Üretimin Gizemi;Ev Kadınları, Fahişeler, İşçiler ve Sermaye
248.5
“Ne var ki, o kadar sık sokağa çıkamıyorum, her vakit el altında bulunmam gerekiyor, çünkü hep
yapılacak bir iş çıkıyor evde.”
Franz Kafka, Amerika.
Kafka'nın Amerika isimli romanından yaklaşık yarım yüzyıl sonra yazılan Yeniden Üretimin Gizemi, ev içi
ve ev dışı iş süreçlerinde kadının yeri, üretim ve yeniden üretim alanlarının kapitalizmdeki özgüllükleri ve
yirmi birinci yüzyılda geçirdiği dönüşümleri tartışan ilk kapsamlı çağdaş Marksist klasiklerden biridir.
Kapitalist üretimin ikili karakterinin ele alındığı elinizdeki kitap, değer, üretim ve yeniden üretim
döngüsünü, Marx'ın izinden giderek, sil baştan sorguluyor. Bu çözümlemede, işçinin sömürülmesi için
önce kadının evde sömürülmesi önkoşuldur. Feodalizmden kapitalizme geçişle birlikte, lordun el koyduğu
toprağa bağlı yaşayan kadın ve erkekler, dinsel mistifikasyonun izinde yeniden özneleştirilirler. Bu
özneleşme ve aynı zamanda tabi kılınma her iki cinsiyet açısından farklı işler. Erkek doğrudan ücretli
emek altında fabrikada sermayeye tabi kılınırken, kadın, kapitalist mistifikasyonun üretim sürecinde
ikincil, değer-dışı bir bağlılığa tabi kılınır. Böylelikle üretimin bir eklentisi olarak nakşedilen yeniden
üretim döngüsünde kadının tahakküm altına alınışı doğallaştırılır. Heteroseksizm ise salt bir kontrol biçimi
olmanın ötesinde kapitalist üretim ilişkilerinin olmazsa olmaz halini alır.
Fortunati'nin kitap boyunca çözümlediği bu gizemi, kadın mücadelelerinin ve direnişlerinin dayattığı
dönüşümler ve aynı zamanda kapitalizmin buna karşı geliştirdiği saldırılarla yirmi birinci yüzyılda bize
bambaşka sorunlar ve fırsatlar sunmaktadır. Kapitalizmin ortaya çıkışından bu yana yer yer devrimler ve
kazanımlarla anılan sınıf mücadeleleri tarihi, kadınlar açısından özgürleşme süreçlerinin önündeki en
büyük engelin sermayenin ta kendisi olduğunu açığa çıkardır. Fortunati'ye göre ev emeğinin görünmez
kılınması ile mücadele, emeğin kapitalist sömürüsünün mücadelesiyle birlikte yürümedikçe ve bakım
emeği, sosyal hizmetler gibi, göçmenler aleyhine yeniden kurulan tahakküm ve sömürü zinciri
kırılmadıkça, esaretin bedeli ödenmiş sayılmaz.
Yazar, kitaba eklediği uzunca sonsözde, kapitalizmin yirmi birinci yüzyılda geçirdiği dönüşümleri
tartışırken, göçmen emek zinciriyle oluşan zayıf halkanın sınıfsal gündemine çubuk büker.
70'li yıllarda İtalyan feminist hareketinin hem tarihsel hem de teorik bakımdan kadın emeğinin üzerindeki
bu gizemi görünür kılmaya dönük çabasına katkıda bulunan bu eser, yalnızca maddi olmayan emek, bakım
emeği, duygulanımsal emek gibi kavramların ilk nüvelerine değil, aynı zamanda emeğin dijital bir boyut
kazandığı ev içi ve ev dışı çalışma süreçlerinin tahakkümüne de işaret eden güncel ve tarihsel bir
çalışmadır.
“Ne var ki, o kadar sık sokağa çıkamıyorum, her vakit el altında bulunmam gerekiyor, çünkü hep
yapılacak bir iş çıkıyor evde.”
Franz Kafka, Amerika.
Kafka'nın Amerika isimli romanından yaklaşık yarım yüzyıl sonra yazılan Yeniden Üretimin Gizemi, ev içi
ve ev dışı iş süreçlerinde kadının yeri, üretim ve yeniden üretim alanlarının kapitalizmdeki özgüllükleri ve
yirmi birinci yüzyılda geçirdiği dönüşümleri tartışan ilk kapsamlı çağdaş Marksist klasiklerden biridir.
Kapitalist üretimin ikili karakterinin ele alındığı elinizdeki kitap, değer, üretim ve yeniden üretim
döngüsünü, Marx'ın izinden giderek, sil baştan sorguluyor. Bu çözümlemede, işçinin sömürülmesi için
önce kadının evde sömürülmesi önkoşuldur. Feodalizmden kapitalizme geçişle birlikte, lordun el koyduğu
toprağa bağlı yaşayan kadın ve erkekler, dinsel mistifikasyonun izinde yeniden özneleştirilirler. Bu
özneleşme ve aynı zamanda tabi kılınma her iki cinsiyet açısından farklı işler. Erkek doğrudan ücretli
emek altında fabrikada sermayeye tabi kılınırken, kadın, kapitalist mistifikasyonun üretim sürecinde
ikincil, değer-dışı bir bağlılığa tabi kılınır. Böylelikle üretimin bir eklentisi olarak nakşedilen yeniden
üretim döngüsünde kadının tahakküm altına alınışı doğallaştırılır. Heteroseksizm ise salt bir kontrol biçimi
olmanın ötesinde kapitalist üretim ilişkilerinin olmazsa olmaz halini alır.
Fortunati'nin kitap boyunca çözümlediği bu gizemi, kadın mücadelelerinin ve direnişlerinin dayattığı
dönüşümler ve aynı zamanda kapitalizmin buna karşı geliştirdiği saldırılarla yirmi birinci yüzyılda bize
bambaşka sorunlar ve fırsatlar sunmaktadır. Kapitalizmin ortaya çıkışından bu yana yer yer devrimler ve
kazanımlarla anılan sınıf mücadeleleri tarihi, kadınlar açısından özgürleşme süreçlerinin önündeki en
büyük engelin sermayenin ta kendisi olduğunu açığa çıkardır. Fortunati'ye göre ev emeğinin görünmez
kılınması ile mücadele, emeğin kapitalist sömürüsünün mücadelesiyle birlikte yürümedikçe ve bakım
emeği, sosyal hizmetler gibi, göçmenler aleyhine yeniden kurulan tahakküm ve sömürü zinciri
kırılmadıkça, esaretin bedeli ödenmiş sayılmaz.
Yazar, kitaba eklediği uzunca sonsözde, kapitalizmin yirmi birinci yüzyılda geçirdiği dönüşümleri
tartışırken, göçmen emek zinciriyle oluşan zayıf halkanın sınıfsal gündemine çubuk büker.
70'li yıllarda İtalyan feminist hareketinin hem tarihsel hem de teorik bakımdan kadın emeğinin üzerindeki
bu gizemi görünür kılmaya dönük çabasına katkıda bulunan bu eser, yalnızca maddi olmayan emek, bakım
emeği, duygulanımsal emek gibi kavramların ilk nüvelerine değil, aynı zamanda emeğin dijital bir boyut
kazandığı ev içi ve ev dışı çalışma süreçlerinin tahakkümüne de işaret eden güncel ve tarihsel bir
çalışmadır.
Iyzico İle Öde
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 248,50 | 248,50 |
| 2 | 134,19 | 268,38 |
| 3 | 91,95 | 275,84 |
| 4 | 70,82 | 283,29 |
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.