9786255021076
900293
https://www.sehadetkitap.com/urun/yolun-hafizasi-kadinlarin-izinde-alevi-bektasi-hafizasina-yolculuk
Yolun Hafızası;Kadınların İzinde Alevi Bektaşi Hafızasına Yolculuk
343.1
Bir yol, hafızasının yarısını kaybederse geriye ne kalır? Alevi-Bektaşi öğretisi, kadın ile erkeği "can" kavramında buluşturan; rızalığı, paylaşmayı, doğayla bütünlüğü ve birlikte yürümeyi esas alan bir inanç ve yaşam anlayışı taşır. Ancak tarihsel süreç içinde bu denge her zaman aynı biçimde korunmadı. Kadınların sözü, hizmeti, üretimi ve hafızası giderek daha az görünür hâle geldi; öğreti ile uygulama arasındaki mesafe büyüdü. Yolun Hafızası, tam da bu kırılmanın izini sürüyor. Bacıyan-ı Rum'dan kadın ozanlara, cem meydanından sözlü kültüre, ritüellerden toplumsal dönüşümlere uzanan araştırma bölümü; Alevi-Bektaşi geleneğinde kadının tarihsel konumunu ve erilleşme sürecini sorguluyor. Fakat kitap burada bitmiyor. Roman bölümünde Deyiş, babaannesi Sultan Ana'nın sözleri ve Fadik Ana'dan kalan defterlerin izinde uzun bir yolculuğa çıkıyor. Köyler, ocaklar, dergâhlar, mezarlar, eski defterler ve unutulmuş sesler arasında ilerlerken yalnız geçmişi değil, bugün yaşanan eksilmeyi de anlamaya çalışıyor. Çünkü bir hafıza yalnız isimlerle yaşamaz. Lokmada, ağıtta, nefeste, rızalıkta, gündelik hayatta ve kuşaktan kuşağa aktarılan sözde de yaşar. Ve kadınların adı silindiğinde yalnız kadınlar eksilmez. Söz eksilir. Hafıza eksilir. Yol eksilir. Yolun Hafızası, geçmişi romantikleştirmeden, bugünü de mahkûm etmeden; unutulanı yeniden hatırlamaya ve şu soruyu sormaya çağırıyor: Yolun yarısı sustuğunda, öteki yarısı gerçekten tamam kalabilir mi?
Bir yol, hafızasının yarısını kaybederse geriye ne kalır? Alevi-Bektaşi öğretisi, kadın ile erkeği "can" kavramında buluşturan; rızalığı, paylaşmayı, doğayla bütünlüğü ve birlikte yürümeyi esas alan bir inanç ve yaşam anlayışı taşır. Ancak tarihsel süreç içinde bu denge her zaman aynı biçimde korunmadı. Kadınların sözü, hizmeti, üretimi ve hafızası giderek daha az görünür hâle geldi; öğreti ile uygulama arasındaki mesafe büyüdü. Yolun Hafızası, tam da bu kırılmanın izini sürüyor. Bacıyan-ı Rum'dan kadın ozanlara, cem meydanından sözlü kültüre, ritüellerden toplumsal dönüşümlere uzanan araştırma bölümü; Alevi-Bektaşi geleneğinde kadının tarihsel konumunu ve erilleşme sürecini sorguluyor. Fakat kitap burada bitmiyor. Roman bölümünde Deyiş, babaannesi Sultan Ana'nın sözleri ve Fadik Ana'dan kalan defterlerin izinde uzun bir yolculuğa çıkıyor. Köyler, ocaklar, dergâhlar, mezarlar, eski defterler ve unutulmuş sesler arasında ilerlerken yalnız geçmişi değil, bugün yaşanan eksilmeyi de anlamaya çalışıyor. Çünkü bir hafıza yalnız isimlerle yaşamaz. Lokmada, ağıtta, nefeste, rızalıkta, gündelik hayatta ve kuşaktan kuşağa aktarılan sözde de yaşar. Ve kadınların adı silindiğinde yalnız kadınlar eksilmez. Söz eksilir. Hafıza eksilir. Yol eksilir. Yolun Hafızası, geçmişi romantikleştirmeden, bugünü de mahkûm etmeden; unutulanı yeniden hatırlamaya ve şu soruyu sormaya çağırıyor: Yolun yarısı sustuğunda, öteki yarısı gerçekten tamam kalabilir mi?
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.