Yunus Emre;Dil Tarihimizden Portreler -1

Stok Kodu:
9786255780683
Boyut:
165-235-
Sayfa Sayısı:
264
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026-03-14
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
Kitap Kağıdı
Dili:
Türkçe
Kategori:
%37 indirimli
500,00
315,00
Havale/EFT ile: 302,40
9786255780683
815296
Yunus Emre;Dil Tarihimizden Portreler -1
Yunus Emre;Dil Tarihimizden Portreler -1
315
Türk edebiyatının eşsiz ve ölümsüz siması olan Yunus Emre, XIII. yüzyılın ikinci yarısı ve XIV. yüzyılın ilk yarısında yaşamıştır. Mevlâna, Sultan Veled, Ahmed Fakih, Şeyyad Hamza, Dehhâni, gibi şairlerle çağdaştır. Daha sonra gelen Gülşehrî, Hoca Mesud, Âşık Paşa, Dursun Fakih gibi şahsiyetlerin de Anadolu'da gelişmeye başlayana yazı dilinin kuruluşunda büyük emekleri olmuştur. Sanat yönü ve kullandığı dil bakımından Yunus Emre, çağdaşlarından daha üstün bir seviyede olup öncü durumundadır. Türkçeye kıvrak, renkli bir ifade gücü kazandıran, dilimizin millî sesini, milli dehasını kendi döneminde en iyi aksettiren sanatçı Yunus Emre'dir. Bu bakımdan Türkçenin bir yazı dili halinde teşekkül etmesinde en büyük rolü oynamıştır. Yunus Emre sürekli halk içinde dolaşarak halkın sesine kulak vermiş, halkın kullandıkları kelime ve tabirleri onların söyledikleri şekilde şiirlerine almıştır. Yani halkın ağzındaki lisanı almış, onu Türkçenin bütün kaynaklarından yararlanmak suretiyle daha da zenginleştirip geliştirerek, büyük değer taşıyan bir edebî dil meydana getirmiştir. Ayrıca o, sesini geniş kitlelere duyurabilmenin yegâne yolunun, Türkçe söyleyişlerden kurulu bir şiir dilini kullanmak olduğunun da şuurunda idi. Bu bakımdan dilinin sentaksı tamamen konuşulan Türkçenin sentaksıdır. Şiirlerinde yabancı dil kurallarına pek rastlanmaz, rastlanan yabacı asıllı ibareler ise yalnızca Arapça ve Farsça tamlamalardır. Bu yapılardan da yine ölçülü bir şekilde yararlanmış, uzun yapılı tamlamalar kullanmaya hiç yanaşmamıştır. Bu yapıları da Yunus, o devirde konuşulan Türkçeye iyice yerleşmiş, halkın büyük ekseriyetinin anlamakta hiç zorluk çekmeyeceği, rastgele kelimeler gibi kullanmıştır. Bu kelime ve terkipler, Müslüman Türk halkı tarafından kullanıla kullanıla ses ve anlam bakımından iyice özümsenmiş, Türkçenin rengini almış ve dilin ayrılmaz bir parçası haline gelmiş şekillerdir. Yunus, şiirlerinde sade, lezzetli ve her zevke hitap eden bir Türkçe kullanmıştır. Dil alanında sağladığı bu başarı, ona büyük bir şöhret kazandırmış ve şiirlerinin yüzyıllar boyunca büyük rağbet görmesini sağlamıştır. Türk insanı onu severek okumuş ve hâlâ da okumaya devam etmektedir.
Türk edebiyatının eşsiz ve ölümsüz siması olan Yunus Emre, XIII. yüzyılın ikinci yarısı ve XIV. yüzyılın ilk yarısında yaşamıştır. Mevlâna, Sultan Veled, Ahmed Fakih, Şeyyad Hamza, Dehhâni, gibi şairlerle çağdaştır. Daha sonra gelen Gülşehrî, Hoca Mesud, Âşık Paşa, Dursun Fakih gibi şahsiyetlerin de Anadolu'da gelişmeye başlayana yazı dilinin kuruluşunda büyük emekleri olmuştur. Sanat yönü ve kullandığı dil bakımından Yunus Emre, çağdaşlarından daha üstün bir seviyede olup öncü durumundadır. Türkçeye kıvrak, renkli bir ifade gücü kazandıran, dilimizin millî sesini, milli dehasını kendi döneminde en iyi aksettiren sanatçı Yunus Emre'dir. Bu bakımdan Türkçenin bir yazı dili halinde teşekkül etmesinde en büyük rolü oynamıştır. Yunus Emre sürekli halk içinde dolaşarak halkın sesine kulak vermiş, halkın kullandıkları kelime ve tabirleri onların söyledikleri şekilde şiirlerine almıştır. Yani halkın ağzındaki lisanı almış, onu Türkçenin bütün kaynaklarından yararlanmak suretiyle daha da zenginleştirip geliştirerek, büyük değer taşıyan bir edebî dil meydana getirmiştir. Ayrıca o, sesini geniş kitlelere duyurabilmenin yegâne yolunun, Türkçe söyleyişlerden kurulu bir şiir dilini kullanmak olduğunun da şuurunda idi. Bu bakımdan dilinin sentaksı tamamen konuşulan Türkçenin sentaksıdır. Şiirlerinde yabancı dil kurallarına pek rastlanmaz, rastlanan yabacı asıllı ibareler ise yalnızca Arapça ve Farsça tamlamalardır. Bu yapılardan da yine ölçülü bir şekilde yararlanmış, uzun yapılı tamlamalar kullanmaya hiç yanaşmamıştır. Bu yapıları da Yunus, o devirde konuşulan Türkçeye iyice yerleşmiş, halkın büyük ekseriyetinin anlamakta hiç zorluk çekmeyeceği, rastgele kelimeler gibi kullanmıştır. Bu kelime ve terkipler, Müslüman Türk halkı tarafından kullanıla kullanıla ses ve anlam bakımından iyice özümsenmiş, Türkçenin rengini almış ve dilin ayrılmaz bir parçası haline gelmiş şekillerdir. Yunus, şiirlerinde sade, lezzetli ve her zevke hitap eden bir Türkçe kullanmıştır. Dil alanında sağladığı bu başarı, ona büyük bir şöhret kazandırmış ve şiirlerinin yüzyıllar boyunca büyük rağbet görmesini sağlamıştır. Türk insanı onu severek okumuş ve hâlâ da okumaya devam etmektedir.
Iyzico İle Öde
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 315,00    315,00   
2 170,10    340,20   
3 115,50    346,50   
4 90,56    362,25   
5 73,08    365,40   
6 63,00    378,00   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat