Anlatıcının Mekânı;Bir Anlatıcı Olarak Sezai Karakoç’un Hikâyeciliği ve Hikâyelerinde İmgesel Mekânlar

Stok Kodu:
9786253969240
Boyut:
135-215-
Sayfa Sayısı:
142
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026-07-25
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
Kitap Kağıdı
Dili:
Türkçe
200,00
Havale/EFT ile: 194,00
9786253969240
834422
Anlatıcının Mekânı;Bir Anlatıcı Olarak Sezai Karakoç’un Hikâyeciliği ve Hikâyelerinde İmgesel Mekânlar
Anlatıcının Mekânı;Bir Anlatıcı Olarak Sezai Karakoç’un Hikâyeciliği ve Hikâyelerinde İmgesel Mekânlar
200
İnsanın dille ilişkisinin iletişim kurmanın ötesinde, onun varlığının özüyle yani insan olmaklığıyla ilgili olduğunu gerek dinî gerekse felsefi öğretiler vurguladı, vurguluyor. Dilin bu özsel hüviyeti, onun nüvesi olan sözü de değerli hatta yüce kılıyor. Bunun farkında olanlar, söz etmenin sonsuzluğa uzanmak olduğunu da bildikleri için lakırtıdan korkarak konuştular. Anlatmak insan için onca zamandır hâlâ önemliyse sözün kıymetini bilenler sayesindedir belki. Söz etmeyi mümkün kılan mekân olarak bedeni de insanın kendine “yer” kılabilmesi, belki insan olmaklığa yüklenen bu anlamın idrakiyle mümkündür. Sözün yani anlatmanın ve bunu mümkün kılan bedenden hareketle mekânın varoluşsallığını savunan bu kitap, iddiaları desteklemesi noktasında Sezai Karakoç'un anlatıcı vasfına ve hikâyelerine odaklanıyor. Şairin varoluşunu anlamlandırma yolunda çerçevelediği düşünce dünyasında anlatmaya değer olanların ve bunun tatbik sahası olarak mekânların imgesel açıdan izi sürülüyor. İmgesel açıdan çünkü diğer türlü bu mekânların varoluşu çerçeveleyen düşünce dünyasında nelere karşılık gelebileceği konuşulamazdı. Anlatmaya, mekâna, Sezai Karakoç'a ya da onun hikâyelerine bir bakış açısı getirmesi adına söylenmiş bunca sözün lakırtıdan öte bir değer taşıması hatta belki mümkünse sonsuzluğa uzanması niyetimizdir. Bu niyetle çıktığımız yolda okurun da yoldaş olmasını umuyoruz.
İnsanın dille ilişkisinin iletişim kurmanın ötesinde, onun varlığının özüyle yani insan olmaklığıyla ilgili olduğunu gerek dinî gerekse felsefi öğretiler vurguladı, vurguluyor. Dilin bu özsel hüviyeti, onun nüvesi olan sözü de değerli hatta yüce kılıyor. Bunun farkında olanlar, söz etmenin sonsuzluğa uzanmak olduğunu da bildikleri için lakırtıdan korkarak konuştular. Anlatmak insan için onca zamandır hâlâ önemliyse sözün kıymetini bilenler sayesindedir belki. Söz etmeyi mümkün kılan mekân olarak bedeni de insanın kendine “yer” kılabilmesi, belki insan olmaklığa yüklenen bu anlamın idrakiyle mümkündür. Sözün yani anlatmanın ve bunu mümkün kılan bedenden hareketle mekânın varoluşsallığını savunan bu kitap, iddiaları desteklemesi noktasında Sezai Karakoç'un anlatıcı vasfına ve hikâyelerine odaklanıyor. Şairin varoluşunu anlamlandırma yolunda çerçevelediği düşünce dünyasında anlatmaya değer olanların ve bunun tatbik sahası olarak mekânların imgesel açıdan izi sürülüyor. İmgesel açıdan çünkü diğer türlü bu mekânların varoluşu çerçeveleyen düşünce dünyasında nelere karşılık gelebileceği konuşulamazdı. Anlatmaya, mekâna, Sezai Karakoç'a ya da onun hikâyelerine bir bakış açısı getirmesi adına söylenmiş bunca sözün lakırtıdan öte bir değer taşıması hatta belki mümkünse sonsuzluğa uzanması niyetimizdir. Bu niyetle çıktığımız yolda okurun da yoldaş olmasını umuyoruz.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat