Bir Fransız Seyyahın Gözünden Osmanlı'nın Batışı ve İstanbul 1914

Stok Kodu:
9786253837310
Boyut:
135-210-
Sayfa Sayısı:
192
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026-08
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
2.Hamur
Dili:
Türkçe
Kategori:
%39 indirimli
280,00
170,80
9786253837310
894809
Bir Fransız Seyyahın Gözünden Osmanlı'nın Batışı ve İstanbul 1914
Bir Fransız Seyyahın Gözünden Osmanlı'nın Batışı ve İstanbul 1914
170.8
1914 yılı... Dünya, büyük bir yangının eşiğinde nefesini tutmuş beklerken, kadim bir imparatorluğun payitahtı İstanbul, hem son ihtişamını yaşıyor hem de geri dönülemez bir çöküşe doğru sürükleniyordu. Fransız yazar ve gezgin L. de Launay, tarihin bu en kritik dönemeçlerinden birinde, İstanbul'un sokaklarına, camilerine ve surlarına dair o eşsiz gözlemlerini bu eserde bir araya getiriyor.
​Elinizdeki bu kitap, sadece bir seyahatname değil; yıkılmakta olan bir düzene, değişen bir topluma ve "görünen Türkiye" ile "kapalı Türkiye" arasındaki o ince çizgiye tutulmuş keskin bir ayna. Yazar, Bizans'ın tozlu kalıntılarından Osmanlı'nın görkemli minarelerine, Ayasofya'nın altın mozaiklerinden dervişlerin huşu dolu ayinlerine uzanan bir labirente davet ediyor.
Bu eseri vazgeçilmez kılan sadece satırları değil; kitabın içine serpiştirilmiş eşsiz ve nadir arşiv fotoğraflarıdır. Haliç'in durgun sularından yükselen vapur dumanları, devasa surların hüzünlü sessizliği, yüzyıllardır ayakta kalan kadim yapıların mimari detayları ve gündelik hayatın içinden en doğal anlar, yazarın kaleminden dökülen tasvirlerle birleşerek İstanbul'u dondurulmuş bir zamanda yeniden canlandırıyor.
1914 yılı... Dünya, büyük bir yangının eşiğinde nefesini tutmuş beklerken, kadim bir imparatorluğun payitahtı İstanbul, hem son ihtişamını yaşıyor hem de geri dönülemez bir çöküşe doğru sürükleniyordu. Fransız yazar ve gezgin L. de Launay, tarihin bu en kritik dönemeçlerinden birinde, İstanbul'un sokaklarına, camilerine ve surlarına dair o eşsiz gözlemlerini bu eserde bir araya getiriyor.
​Elinizdeki bu kitap, sadece bir seyahatname değil; yıkılmakta olan bir düzene, değişen bir topluma ve "görünen Türkiye" ile "kapalı Türkiye" arasındaki o ince çizgiye tutulmuş keskin bir ayna. Yazar, Bizans'ın tozlu kalıntılarından Osmanlı'nın görkemli minarelerine, Ayasofya'nın altın mozaiklerinden dervişlerin huşu dolu ayinlerine uzanan bir labirente davet ediyor.
Bu eseri vazgeçilmez kılan sadece satırları değil; kitabın içine serpiştirilmiş eşsiz ve nadir arşiv fotoğraflarıdır. Haliç'in durgun sularından yükselen vapur dumanları, devasa surların hüzünlü sessizliği, yüzyıllardır ayakta kalan kadim yapıların mimari detayları ve gündelik hayatın içinden en doğal anlar, yazarın kaleminden dökülen tasvirlerle birleşerek İstanbul'u dondurulmuş bir zamanda yeniden canlandırıyor.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat