9786259244693
900562
https://www.sehadetkitap.com/urun/istanbulun-pecesiz-kadinlari-mutakere-gunlerinde-istanbul
İstanbul'un Peçesiz Kadınları;Mütakere Günlerinde İstanbul
284.7
Yıl 1921... Boğaziçi sularında İngiliz ve Fransız zırhlılarının demirlediği, sokaklarında yabancı subayların devriye gezdiği, kâğıt üzerinde yönetimin, fiiliyatta ise ağır bir işgalin hüküm sürdüğü mütareke İstanbul'u. Ancak bu yorgun şehrin sokaklarında teslimiyet değil, içten içe kaynayan, sessiz ama tavizsiz bir onur mücadelesi yankılanmaktadır. Amerika'dan doğduğu şehre yıllar sonra geri dönen İstanbullu Rum yazar Demetra Vaka, karşısında yenilmiş ve boyun eğmiş bir halk bulmayı beklerken, bambaşka bir gerçeklikle yüzleşir: Anadolu'da filizlenen kurtuluş mücadelesinin ruhunu İstanbul'un dehlizlerinde yaşatan, "solgun hilali" yeniden parlatmaya yemin etmiş, mağrur ve savaşçı bir millet.
Bu kitap, çöken bir imparatorluğun enkazı altından kendi kaderini ellerine alan yeni Türk kadınının çarpıcı doğuş hikâyesidir. Balkan ve Cihan Harbi'nin ardından gelen değişimlerle beraber peçelerin ve kafeslerin ardındaki "hayaletler" olmaktan çıkıp kamusal alanın tam merkezine, sokağa ve çalışma hayatına atılan kadınların destanıdır bu. Yazarın satırlarında, konaklarına el konulsa da düşmana minnet etmeyen aristokratları, aylarca maaş alamadığı için Amerikan şirketlerinde kâtiplik yapmak zorunda kalan ancak işgalcilere başkaldıran, milleti ve diniyle gurur duyan mektep müdirelerini okuyacaksınız.
İstanbul'un Peçesiz Kadınları, sadece bir dönemin tarihsel anatomisini değil, her şeyini kaybettiği anda bile vatanı ve onuru için savaşmaktan bir an bile geri durmayan Türk halkının, bilhassa da küllerinden doğan Türk kadınının o muazzam direncinin birinci elden tanıklığını sunuyor.
Bu kitap, çöken bir imparatorluğun enkazı altından kendi kaderini ellerine alan yeni Türk kadınının çarpıcı doğuş hikâyesidir. Balkan ve Cihan Harbi'nin ardından gelen değişimlerle beraber peçelerin ve kafeslerin ardındaki "hayaletler" olmaktan çıkıp kamusal alanın tam merkezine, sokağa ve çalışma hayatına atılan kadınların destanıdır bu. Yazarın satırlarında, konaklarına el konulsa da düşmana minnet etmeyen aristokratları, aylarca maaş alamadığı için Amerikan şirketlerinde kâtiplik yapmak zorunda kalan ancak işgalcilere başkaldıran, milleti ve diniyle gurur duyan mektep müdirelerini okuyacaksınız.
İstanbul'un Peçesiz Kadınları, sadece bir dönemin tarihsel anatomisini değil, her şeyini kaybettiği anda bile vatanı ve onuru için savaşmaktan bir an bile geri durmayan Türk halkının, bilhassa da küllerinden doğan Türk kadınının o muazzam direncinin birinci elden tanıklığını sunuyor.
Yıl 1921... Boğaziçi sularında İngiliz ve Fransız zırhlılarının demirlediği, sokaklarında yabancı subayların devriye gezdiği, kâğıt üzerinde yönetimin, fiiliyatta ise ağır bir işgalin hüküm sürdüğü mütareke İstanbul'u. Ancak bu yorgun şehrin sokaklarında teslimiyet değil, içten içe kaynayan, sessiz ama tavizsiz bir onur mücadelesi yankılanmaktadır. Amerika'dan doğduğu şehre yıllar sonra geri dönen İstanbullu Rum yazar Demetra Vaka, karşısında yenilmiş ve boyun eğmiş bir halk bulmayı beklerken, bambaşka bir gerçeklikle yüzleşir: Anadolu'da filizlenen kurtuluş mücadelesinin ruhunu İstanbul'un dehlizlerinde yaşatan, "solgun hilali" yeniden parlatmaya yemin etmiş, mağrur ve savaşçı bir millet.
Bu kitap, çöken bir imparatorluğun enkazı altından kendi kaderini ellerine alan yeni Türk kadınının çarpıcı doğuş hikâyesidir. Balkan ve Cihan Harbi'nin ardından gelen değişimlerle beraber peçelerin ve kafeslerin ardındaki "hayaletler" olmaktan çıkıp kamusal alanın tam merkezine, sokağa ve çalışma hayatına atılan kadınların destanıdır bu. Yazarın satırlarında, konaklarına el konulsa da düşmana minnet etmeyen aristokratları, aylarca maaş alamadığı için Amerikan şirketlerinde kâtiplik yapmak zorunda kalan ancak işgalcilere başkaldıran, milleti ve diniyle gurur duyan mektep müdirelerini okuyacaksınız.
İstanbul'un Peçesiz Kadınları, sadece bir dönemin tarihsel anatomisini değil, her şeyini kaybettiği anda bile vatanı ve onuru için savaşmaktan bir an bile geri durmayan Türk halkının, bilhassa da küllerinden doğan Türk kadınının o muazzam direncinin birinci elden tanıklığını sunuyor.
Bu kitap, çöken bir imparatorluğun enkazı altından kendi kaderini ellerine alan yeni Türk kadınının çarpıcı doğuş hikâyesidir. Balkan ve Cihan Harbi'nin ardından gelen değişimlerle beraber peçelerin ve kafeslerin ardındaki "hayaletler" olmaktan çıkıp kamusal alanın tam merkezine, sokağa ve çalışma hayatına atılan kadınların destanıdır bu. Yazarın satırlarında, konaklarına el konulsa da düşmana minnet etmeyen aristokratları, aylarca maaş alamadığı için Amerikan şirketlerinde kâtiplik yapmak zorunda kalan ancak işgalcilere başkaldıran, milleti ve diniyle gurur duyan mektep müdirelerini okuyacaksınız.
İstanbul'un Peçesiz Kadınları, sadece bir dönemin tarihsel anatomisini değil, her şeyini kaybettiği anda bile vatanı ve onuru için savaşmaktan bir an bile geri durmayan Türk halkının, bilhassa da küllerinden doğan Türk kadınının o muazzam direncinin birinci elden tanıklığını sunuyor.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.