9786257917353
831942
https://www.sehadetkitap.com/urun/kul-tadi-bulunmus-taslaklar-kitaplarina-girmemis-duzyazilar-ceviriler-siirler
Kül Tadı;Bulunmuş Taslaklar: Kitaplarına Girmemiş Düzyazılar, Çeviriler, Şiirler
528
Can Alkor'un yayımlanmış şiir ve çevirilerini kendisinin verdiği isim ve son biçimle, Kül ve Yaldız'da (2024) yayınlamıştık. Bu kez de yayınlanmamış metinleri, şiir ve çevirileri Kül Tadı'nda bir araya getirildi. Bilge Alkor'un büyük gayretiyle gün yüzüne çıkan bu “Bulunmuş Taslaklar”, Emrah Yolcu'nun titiz çalışmasıyla yayına hazırlandı. Kül Tadı, şairin 1960'ların başından aramızdan ayrıldığı son günlere dek üzerinde çalıştığı şiir ve çevirilerinin yanı sıra okuma notları, mektuplar, sanat ve poetika yazılarından oluşuyor. Alkor'un Ezra Pound (Kantolar), Arthur Rimbaud, Gérard de Nerval, Fernando Pessoa, W. H. Auden, Friedrich Hölderlin, William Blake ve Konstantinos Kavafis gibi şairlerden yaptığı çevirilere ek olarak Carl Gustav Jung'un Kırmızı Kitap'ında yer alan “Ölülere Yedi Vaaz” adlı bölümün çevirisi de okurla ilk kez buluşuyor.
Şairin şiir ve düşünce dünyasına açılan bir kitap olmasının yanı sıra artık Can Alkor'un yazınına bütünlüklü yaklaşılmasına da zemin hazırlayan kapsamlı bir çalışma, Kül Tadı. Alkor'un bu kitapla birlikte tamamlanan, düzyazı, şiir ve çeviri alanlarına yayılan şiir emeği, onun da tercih ettiği biçimde, ortak bir ağ ve şiirsel bir edim olarak dünyaya açılıyor.
Kül Tadı, Can Alkor'un ardında bıraktığı şiirsel yekûnun son tanığı.
“Zaman durur. Her gün önünden geçtiğimiz ağaç, rüzgârda sallanan otlar, bir gece uykumuzu bölen dalga sesi, yıllardır tanıdığımız (ya da öyle sandığımız) bir yüzde saklı ruhun bir kırışık ya da bakışla kendini açığa vurması, yenilgi anında umulmadık bir edim, bir söz: Tinin yazgıdan yüce olduğunu gösteren… Sub specie aeternitatis algılanan varlık… Kimi insan için dünyaya değerini, anlamını veren işte bu sonsuzluk deneyidir. Durgu ve dinginlik değil yalnız, tatlı, ürpertici, acı verici, giderek dayanılmaz yaşantılar… Her şeyden önce de alışveriş aracımız olan dilin yetersizliği bilinci. Bize verilmiş adların, tümce kurma biçimlerinin söyleyebileceğinden daha derindir gerçek, daha karmaşıktır…”
Can Alkor'un yayımlanmış şiir ve çevirilerini kendisinin verdiği isim ve son biçimle, Kül ve Yaldız'da (2024) yayınlamıştık. Bu kez de yayınlanmamış metinleri, şiir ve çevirileri Kül Tadı'nda bir araya getirildi. Bilge Alkor'un büyük gayretiyle gün yüzüne çıkan bu “Bulunmuş Taslaklar”, Emrah Yolcu'nun titiz çalışmasıyla yayına hazırlandı. Kül Tadı, şairin 1960'ların başından aramızdan ayrıldığı son günlere dek üzerinde çalıştığı şiir ve çevirilerinin yanı sıra okuma notları, mektuplar, sanat ve poetika yazılarından oluşuyor. Alkor'un Ezra Pound (Kantolar), Arthur Rimbaud, Gérard de Nerval, Fernando Pessoa, W. H. Auden, Friedrich Hölderlin, William Blake ve Konstantinos Kavafis gibi şairlerden yaptığı çevirilere ek olarak Carl Gustav Jung'un Kırmızı Kitap'ında yer alan “Ölülere Yedi Vaaz” adlı bölümün çevirisi de okurla ilk kez buluşuyor.
Şairin şiir ve düşünce dünyasına açılan bir kitap olmasının yanı sıra artık Can Alkor'un yazınına bütünlüklü yaklaşılmasına da zemin hazırlayan kapsamlı bir çalışma, Kül Tadı. Alkor'un bu kitapla birlikte tamamlanan, düzyazı, şiir ve çeviri alanlarına yayılan şiir emeği, onun da tercih ettiği biçimde, ortak bir ağ ve şiirsel bir edim olarak dünyaya açılıyor.
Kül Tadı, Can Alkor'un ardında bıraktığı şiirsel yekûnun son tanığı.
“Zaman durur. Her gün önünden geçtiğimiz ağaç, rüzgârda sallanan otlar, bir gece uykumuzu bölen dalga sesi, yıllardır tanıdığımız (ya da öyle sandığımız) bir yüzde saklı ruhun bir kırışık ya da bakışla kendini açığa vurması, yenilgi anında umulmadık bir edim, bir söz: Tinin yazgıdan yüce olduğunu gösteren… Sub specie aeternitatis algılanan varlık… Kimi insan için dünyaya değerini, anlamını veren işte bu sonsuzluk deneyidir. Durgu ve dinginlik değil yalnız, tatlı, ürpertici, acı verici, giderek dayanılmaz yaşantılar… Her şeyden önce de alışveriş aracımız olan dilin yetersizliği bilinci. Bize verilmiş adların, tümce kurma biçimlerinin söyleyebileceğinden daha derindir gerçek, daha karmaşıktır…”
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.