Kürt Medyasında Hegemonik İdeolojiye Direniş Olanakları

Stok Kodu:
9786255624680
Boyut:
135-210-
Sayfa Sayısı:
400
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026-03-05
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
Kitap Kağıdı
Dili:
Türkçe
%15 indirimli
500,00
425,00
Havale/EFT ile: 408,00
9786255624680
813744
Kürt Medyasında Hegemonik İdeolojiye Direniş Olanakları
Kürt Medyasında Hegemonik İdeolojiye Direniş Olanakları
425
...“Saçlarımı kökünden kazıttım. Aynaya baktığımda veya elimi saçlarıma götürdüğümde tüm bedenim titriyor, korku ve nefretle doluyorum. Saatlerce sorgulandığım ve dövüldüğüm sorgu odasında sakallı ve dindar bir adam olan sorgucunun elini saçlarıma daldırmasını, saçlarıma dokunmasını ve çekmesini hatırlıyorum. Sanırım hayatım boyunca bir daha saçlarımı uzatamayacağım. Ne zaman biraz uzasalar, gidip kestiriyorum.”... Bu çalışma, Kürt gazeteciliğini salt mesleki bir faaliyet olarak değil; siyasal, kültürel ve etik boyutların kesişiminde yer alan çok katmanlı bir pratik alanı olarak kavramsallaştırmaktadır. İran, Türkiye, Irak ve Suriye gibi farklı siyasal rejim ve medya ekosistemlerinde gelişen Kürt medya pratikleri, değişken kurumsal yapılara sahip olmakla birlikte belirli ölçülerde yapısal baskı, normatif çerçeve ve resmî söylem rejimleriyle etkileşim hâlindedir. Bu bağlamda haber üretimi, yalnızca enformasyon aktarımı değil; temsil politikalarının, söylemsel mücadelenin ve anlamın toplumsal inşasının bir parçası olarak değerlendirilmelidir. Hakikat, burada sabit ve verili bir kategori olmaktan ziyade, iktidar ilişkileri içinde müzakere edilen ve yeniden kurulan bir olgudur.eksik değilim Geçtiğimiz yüzyılda insanlık bu yaklaşımı siyaset, sosyoloji ve bilimin tüm alanlarına uygulamıştır. Böylece bu teori, bilim dünyasında köklü bir şekilde benimsendi ve zamanla dogmalaştı. Bu durum, teorinin sorgulanamaz bir inanç hâline gelmesine yol açtı ve bilim dünyasında alternatif düşüncelerin gelişmesini zorlaştırdı. Tıpkı toplumda birine sürekli "deli" denildiğinde o kişinin altı ay içinde gerçekten delirmesi gibi, Darwin'in teorisi de zamanla sorgusuz sualsiz kabul edilerek, mutlak doğru olarak benimsenmiştir. Tüm bilimsel çalışmalar ve yorumlar, teoriyi doğrulamak amacıyla inşa edilmiş ve böylece Evrim teorisi tek mutlak gerçek olarak görülmeye başlanmıştır. Hitler ve onun gibi düşünenler; seleksiyon ilkesine dayanarak Yahudileri, engellileri ve farklı gördükleri insanları yok etmeye çalıştılar. Bu, Darwin'in biyolojik teorisinin siyasetteki bir yansı-masıydı. Herbert Spencer; Darwin'in fikirlerini sosyolojiye uyarlarken, Marksist ideoloji de doğa boyutunu ve zorunlu ilerle-meci çizgisini bu düşünceyle birleştirdi. 20 yüzyılın pratiği, bu anlayışın bir sonucu olarak büyük felaketlere yol açtı. Bu zihniyetin bu trajedilere etkisi olduğunu söylemek yanlış olmaz.
...“Saçlarımı kökünden kazıttım. Aynaya baktığımda veya elimi saçlarıma götürdüğümde tüm bedenim titriyor, korku ve nefretle doluyorum. Saatlerce sorgulandığım ve dövüldüğüm sorgu odasında sakallı ve dindar bir adam olan sorgucunun elini saçlarıma daldırmasını, saçlarıma dokunmasını ve çekmesini hatırlıyorum. Sanırım hayatım boyunca bir daha saçlarımı uzatamayacağım. Ne zaman biraz uzasalar, gidip kestiriyorum.”... Bu çalışma, Kürt gazeteciliğini salt mesleki bir faaliyet olarak değil; siyasal, kültürel ve etik boyutların kesişiminde yer alan çok katmanlı bir pratik alanı olarak kavramsallaştırmaktadır. İran, Türkiye, Irak ve Suriye gibi farklı siyasal rejim ve medya ekosistemlerinde gelişen Kürt medya pratikleri, değişken kurumsal yapılara sahip olmakla birlikte belirli ölçülerde yapısal baskı, normatif çerçeve ve resmî söylem rejimleriyle etkileşim hâlindedir. Bu bağlamda haber üretimi, yalnızca enformasyon aktarımı değil; temsil politikalarının, söylemsel mücadelenin ve anlamın toplumsal inşasının bir parçası olarak değerlendirilmelidir. Hakikat, burada sabit ve verili bir kategori olmaktan ziyade, iktidar ilişkileri içinde müzakere edilen ve yeniden kurulan bir olgudur.eksik değilim Geçtiğimiz yüzyılda insanlık bu yaklaşımı siyaset, sosyoloji ve bilimin tüm alanlarına uygulamıştır. Böylece bu teori, bilim dünyasında köklü bir şekilde benimsendi ve zamanla dogmalaştı. Bu durum, teorinin sorgulanamaz bir inanç hâline gelmesine yol açtı ve bilim dünyasında alternatif düşüncelerin gelişmesini zorlaştırdı. Tıpkı toplumda birine sürekli "deli" denildiğinde o kişinin altı ay içinde gerçekten delirmesi gibi, Darwin'in teorisi de zamanla sorgusuz sualsiz kabul edilerek, mutlak doğru olarak benimsenmiştir. Tüm bilimsel çalışmalar ve yorumlar, teoriyi doğrulamak amacıyla inşa edilmiş ve böylece Evrim teorisi tek mutlak gerçek olarak görülmeye başlanmıştır. Hitler ve onun gibi düşünenler; seleksiyon ilkesine dayanarak Yahudileri, engellileri ve farklı gördükleri insanları yok etmeye çalıştılar. Bu, Darwin'in biyolojik teorisinin siyasetteki bir yansı-masıydı. Herbert Spencer; Darwin'in fikirlerini sosyolojiye uyarlarken, Marksist ideoloji de doğa boyutunu ve zorunlu ilerle-meci çizgisini bu düşünceyle birleştirdi. 20 yüzyılın pratiği, bu anlayışın bir sonucu olarak büyük felaketlere yol açtı. Bu zihniyetin bu trajedilere etkisi olduğunu söylemek yanlış olmaz.
Iyzico İle Öde
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 425,00    425,00   
2 229,50    459,00   
3 155,83    467,50   
4 122,19    488,75   
5 98,60    493,00   
6 85,00    510,00   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat