Mirasın Çağrısı

Stok Kodu:
9786256165724
Boyut:
135-210-
Sayfa Sayısı:
308
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026-10
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
1.Hamur
Dili:
Türkçe
%35 indirimli
680,00
442,00
Havale/EFT ile: 428,74
9786256165724
905567
Mirasın Çağrısı
Mirasın Çağrısı
442
Önerdiğimiz bu yaşam modeli, aslında ne yeni bir icat ne de uzak bir ütopyadır.
Tam aksine, ta ki bir-iki nesil öncesine kadar bu topraklarda yaşayan insanların
asırlardır sürdürdüğü, doğayla, toprakla ve birbirleriyle uyum içinde yaşamanın
kadim bir yöntemidir.
Dedelerimizin, ninelerimizin soluduğu hava, içtiği su, ektiği tohum ve inşa ettiği
evler, bugün özlemini duyduğumuz pek çok değeri zaten barındırıyordu. Onlar,
apartmanların beton yığınları arasında değil, toprağa temas eden, bahçeli, avlulu,
komşusuyla selamlaşılabilen müstakil evlerde yaşıyordu. Onlar, hazır gıdalara
değil, kendi yetiştirdikleri sebzelere, kendi yoğurtlarına, kendi ekmeklerine
güveniyordu. Onlar, büyük şehirlerin sunduğu yalnızlığı değil, mahalle
dayanışmasını, komşuyu, akrabalık bağlarını biliyordu.
Yani biz, aslında yeni bir şey önermiyoruz. Sadece, son birkaç nesilde hızla

kaybettiğimiz, unuttuğumuz ve terk ettiğimiz o geleneği, günümüzün şartlarına,
teknolojisine ve ihtiyaçlarına uygun olarak yeniden hatırlamayı ve uyarlamayı teklif
ediyoruz.
Önerdiğimiz model, aslında dedemizin evinin, ninemizin bahçesinin, o mahalle
kültürünün, o komşuluk ilişkisinin, o üretim bilincinin modern bir yorumudur.
Amacımız, geçmişi idealleştirerek ona dönmek değil; onun özündeki o sağlam
değerleri, o sürdürülebilir yaşam biçimini, o insanı merkeze alan anlayışı, çağın
getirdiği imkanlarla harmanlayarak yeniden canlandırmaktır.
Kısacası, biz bir "icat" değil, bir "ihya" peşindeyiz. Kaybettiğimiz birikimi yeniden
keşfetmenin, unuttuğumuz değerleri yeniden hatırlamanın, terk ettiğimiz yaşamı
yeniden kurmanın mücadelesini veriyoruz.
Önerdiğimiz bu yaşam modeli, aslında ne yeni bir icat ne de uzak bir ütopyadır.
Tam aksine, ta ki bir-iki nesil öncesine kadar bu topraklarda yaşayan insanların
asırlardır sürdürdüğü, doğayla, toprakla ve birbirleriyle uyum içinde yaşamanın
kadim bir yöntemidir.
Dedelerimizin, ninelerimizin soluduğu hava, içtiği su, ektiği tohum ve inşa ettiği
evler, bugün özlemini duyduğumuz pek çok değeri zaten barındırıyordu. Onlar,
apartmanların beton yığınları arasında değil, toprağa temas eden, bahçeli, avlulu,
komşusuyla selamlaşılabilen müstakil evlerde yaşıyordu. Onlar, hazır gıdalara
değil, kendi yetiştirdikleri sebzelere, kendi yoğurtlarına, kendi ekmeklerine
güveniyordu. Onlar, büyük şehirlerin sunduğu yalnızlığı değil, mahalle
dayanışmasını, komşuyu, akrabalık bağlarını biliyordu.
Yani biz, aslında yeni bir şey önermiyoruz. Sadece, son birkaç nesilde hızla

kaybettiğimiz, unuttuğumuz ve terk ettiğimiz o geleneği, günümüzün şartlarına,
teknolojisine ve ihtiyaçlarına uygun olarak yeniden hatırlamayı ve uyarlamayı teklif
ediyoruz.
Önerdiğimiz model, aslında dedemizin evinin, ninemizin bahçesinin, o mahalle
kültürünün, o komşuluk ilişkisinin, o üretim bilincinin modern bir yorumudur.
Amacımız, geçmişi idealleştirerek ona dönmek değil; onun özündeki o sağlam
değerleri, o sürdürülebilir yaşam biçimini, o insanı merkeze alan anlayışı, çağın
getirdiği imkanlarla harmanlayarak yeniden canlandırmaktır.
Kısacası, biz bir "icat" değil, bir "ihya" peşindeyiz. Kaybettiğimiz birikimi yeniden
keşfetmenin, unuttuğumuz değerleri yeniden hatırlamanın, terk ettiğimiz yaşamı
yeniden kurmanın mücadelesini veriyoruz.
Iyzico İle Öde
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
2 221,00    442,00   
3 147,33    442,00   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat