Osmanlı Dervişleri veya Doğu Spiritüalizmi 1868

Stok Kodu:
9786253836719
Boyut:
135-210-
Sayfa Sayısı:
488
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026-06-15
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
Kitap Kağıdı
Dili:
Türkçe
%39 indirimli
600,00
366,00
Havale/EFT ile: 347,70
9786253836719
827934
Osmanlı Dervişleri veya Doğu Spiritüalizmi 1868
Osmanlı Dervişleri veya Doğu Spiritüalizmi 1868
366
Eserimiz tasavvufla şeriat, hakikat ve marifet arasındaki derin ilişkiyi konu edinmektedir. İman kuru bir taklit değil; insanın hakikati bizzat idrak ederek bâtınî olgunluğa ulaşması şeklinde ele alınır. Sufilerin şarap, 595sevgili, meyhane ve aşk gibi sembollerle kurduğu dilin aslında dünyevî arzuları değil; mürşid aracılığıyla Allah sevgisine ve ilahî bilgiye yönelen ruhsal hâlleri temsil ettiği açıklanır. Eserin diğer bir ekseni, insanın nefsî tutkularla hayvanî bir seviyeye düşebileceği, ancak tövbe, zikir ve manevî eğitim sayesinde yeniden “insan-ı kâmil” mertebesine yükselebileceği fikridir. Rüyalar, semboller, mürşid-mürid ilişkisi ve kalbin genişliği gibi temalar üzerinden insanın küçük bir âlem değil, bütün yaratılışın özünü taşıyan büyük bir varlık olduğu savunulur. Ruh göçü gibi inançlar reddedilirken, insanın ahlaki hâlinin ahirette surete dönüşeceği düşüncesi tasavvufî bir ahlak öğretisine dönüştürülür. Böylece yazar, zahir ile bâtın arasında çatışma değil; biri beden, diğeri ruh olan tamamlayıcı bir ilişki bulunduğunu vurgular. Son bölüm ise Halife Ali'yi velayet nurunun taşıyıcısı ve tasavvuf silsilelerinin manevi kaynağı olarak sunar. Onun cesareti, cömertliği, ilmi ve Peygamber'e yakınlığı etrafında örülen rivayetler, klasik İslam biyografi geleneği ile menkıbevî tasavvuf anlatısını birleştirir. Böylece eser, Sufi düşüncede velayet anlayışının merkezine yerleşen Ali tasavvurunu hem duygusal hem de öğretisel bir dille inşa ederken Osmanlı tasavvuf dünyasının dervişlik anlayışını, tarikat geleneklerini ve mistik düşünce iklimini de açıklığa kavuşturur.
Eserimiz tasavvufla şeriat, hakikat ve marifet arasındaki derin ilişkiyi konu edinmektedir. İman kuru bir taklit değil; insanın hakikati bizzat idrak ederek bâtınî olgunluğa ulaşması şeklinde ele alınır. Sufilerin şarap, 595sevgili, meyhane ve aşk gibi sembollerle kurduğu dilin aslında dünyevî arzuları değil; mürşid aracılığıyla Allah sevgisine ve ilahî bilgiye yönelen ruhsal hâlleri temsil ettiği açıklanır. Eserin diğer bir ekseni, insanın nefsî tutkularla hayvanî bir seviyeye düşebileceği, ancak tövbe, zikir ve manevî eğitim sayesinde yeniden “insan-ı kâmil” mertebesine yükselebileceği fikridir. Rüyalar, semboller, mürşid-mürid ilişkisi ve kalbin genişliği gibi temalar üzerinden insanın küçük bir âlem değil, bütün yaratılışın özünü taşıyan büyük bir varlık olduğu savunulur. Ruh göçü gibi inançlar reddedilirken, insanın ahlaki hâlinin ahirette surete dönüşeceği düşüncesi tasavvufî bir ahlak öğretisine dönüştürülür. Böylece yazar, zahir ile bâtın arasında çatışma değil; biri beden, diğeri ruh olan tamamlayıcı bir ilişki bulunduğunu vurgular. Son bölüm ise Halife Ali'yi velayet nurunun taşıyıcısı ve tasavvuf silsilelerinin manevi kaynağı olarak sunar. Onun cesareti, cömertliği, ilmi ve Peygamber'e yakınlığı etrafında örülen rivayetler, klasik İslam biyografi geleneği ile menkıbevî tasavvuf anlatısını birleştirir. Böylece eser, Sufi düşüncede velayet anlayışının merkezine yerleşen Ali tasavvurunu hem duygusal hem de öğretisel bir dille inşa ederken Osmanlı tasavvuf dünyasının dervişlik anlayışını, tarikat geleneklerini ve mistik düşünce iklimini de açıklığa kavuşturur.
Iyzico İle Öde
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 366,00    366,00   
2 183,00    366,00   
3 122,00    366,00   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat