Sürgünler Adası

Stok Kodu:
9786259647883
Boyut:
135-195-
Sayfa Sayısı:
458
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026-04-10
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
Kitap Kağıdı
Dili:
Türkçe
%29 indirimli
500,00
355,00
Havale/EFT ile: 344,35
9786259647883
819292
Sürgünler Adası
Sürgünler Adası
355
İnsan, her şeyini kaybettiğinde özüne mi döner, yoksa vahşileşir mi? Sürgünler Adası, siyasi bir hesaplaşmanın gölgesinde, 'öteki' ilan edilenlerin bir adadaki zorunlu buluşmasını konu alıyor. Bir yanda hayatta kalmak için verilen fiziksel mücadele, diğer yanda inançlar, ideolojiler ve geçmişin yükleriyle yüzleşen karakterler... Roman, okuru Kuş Cenneti'nin büyüleyici doğasından mülteci botlarının trajedisine, bir toplumu sıfırdan kurma çabasından otoritenin karanlık yüzüne kadar geniş bir yelpazede yolculuğa çıkarıyor. Bu sadece bir sürgün hikâyesi değil; insan doğasının, dayanışmanın ve yeniden başlama cesaretinin distopik bir panaroması." ****** Nuran iyiden iyiye gülmeye başlamıştı… “Bakın, biz kadınlar öteden beri söyleyip duruyoruz etkin unsurun ne olduğunu, ama taşlaşmış erkek kafalar bir türlü içeri almıyor bunu… Aslında birkaç ay önce sen de söyledin fakat demek ki halen kafada boşluklar var. O yüzden burada bir kere daha söyleyim: Göz ardı edilmemesi gereken unsur kadındır. İktidarı sürekli takip eden direnç kaynağı kadındır… Her boşlukta öne fırlayıp katılan, eşitlik talep eden ve barışçı, adaletçi, bölüşümcü, dayanışmacı tarzını egemen kılan kadın... “Bu olgu süreğendir. Ama aynı zamanda iktidarın süreğenliği de bundandır; her ikisi de erkek egemenliğine dayanır çünkü… Başka deyişle, iktidarın kaynağı, erkeğin kadın üzerindeki egemenliğidir. Bütün bu melanet, baştanbaşa kanlı kavgalı sınıflı toplumlar tarihi, kadının tahakküm altına alınmasıyla başladı ve halen de devam ediyor. Bunu göz ardı ederseniz, ‘mikro iktidar', ‘makro iktidar' gibi bir sürü laf edilir ama hem iktidar olgusunun hem de sınıflı toplumlar tarihinin doğru düzgün çözümlemesi yapılamaz.
İnsan, her şeyini kaybettiğinde özüne mi döner, yoksa vahşileşir mi? Sürgünler Adası, siyasi bir hesaplaşmanın gölgesinde, 'öteki' ilan edilenlerin bir adadaki zorunlu buluşmasını konu alıyor. Bir yanda hayatta kalmak için verilen fiziksel mücadele, diğer yanda inançlar, ideolojiler ve geçmişin yükleriyle yüzleşen karakterler... Roman, okuru Kuş Cenneti'nin büyüleyici doğasından mülteci botlarının trajedisine, bir toplumu sıfırdan kurma çabasından otoritenin karanlık yüzüne kadar geniş bir yelpazede yolculuğa çıkarıyor. Bu sadece bir sürgün hikâyesi değil; insan doğasının, dayanışmanın ve yeniden başlama cesaretinin distopik bir panaroması." ****** Nuran iyiden iyiye gülmeye başlamıştı… “Bakın, biz kadınlar öteden beri söyleyip duruyoruz etkin unsurun ne olduğunu, ama taşlaşmış erkek kafalar bir türlü içeri almıyor bunu… Aslında birkaç ay önce sen de söyledin fakat demek ki halen kafada boşluklar var. O yüzden burada bir kere daha söyleyim: Göz ardı edilmemesi gereken unsur kadındır. İktidarı sürekli takip eden direnç kaynağı kadındır… Her boşlukta öne fırlayıp katılan, eşitlik talep eden ve barışçı, adaletçi, bölüşümcü, dayanışmacı tarzını egemen kılan kadın... “Bu olgu süreğendir. Ama aynı zamanda iktidarın süreğenliği de bundandır; her ikisi de erkek egemenliğine dayanır çünkü… Başka deyişle, iktidarın kaynağı, erkeğin kadın üzerindeki egemenliğidir. Bütün bu melanet, baştanbaşa kanlı kavgalı sınıflı toplumlar tarihi, kadının tahakküm altına alınmasıyla başladı ve halen de devam ediyor. Bunu göz ardı ederseniz, ‘mikro iktidar', ‘makro iktidar' gibi bir sürü laf edilir ama hem iktidar olgusunun hem de sınıflı toplumlar tarihinin doğru düzgün çözümlemesi yapılamaz.
Iyzico İle Öde
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 355,00    355,00   
2 191,70    383,40   
3 131,35    394,05   
4 101,18    404,70   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat