9786259647883
819292
https://www.sehadetkitap.com/urun/surgunler-adasi
Sürgünler Adası
355
İnsan, her şeyini kaybettiğinde özüne mi döner, yoksa vahşileşir mi?
Sürgünler Adası, siyasi bir hesaplaşmanın gölgesinde, 'öteki' ilan edilenlerin bir adadaki zorunlu
buluşmasını konu alıyor. Bir yanda hayatta kalmak için verilen fiziksel mücadele, diğer yanda
inançlar, ideolojiler ve geçmişin yükleriyle yüzleşen karakterler...
Roman, okuru Kuş Cenneti'nin büyüleyici doğasından mülteci botlarının trajedisine, bir toplumu
sıfırdan kurma çabasından otoritenin karanlık yüzüne kadar geniş bir yelpazede yolculuğa
çıkarıyor. Bu sadece bir sürgün hikâyesi değil; insan doğasının, dayanışmanın ve yeniden başlama
cesaretinin distopik bir panaroması."
******
Nuran iyiden iyiye gülmeye başlamıştı… “Bakın, biz kadınlar öteden beri söyleyip
duruyoruz etkin unsurun ne olduğunu, ama taşlaşmış erkek kafalar bir türlü içeri almıyor
bunu… Aslında birkaç ay önce sen de söyledin fakat demek ki halen kafada boşluklar
var. O yüzden burada bir kere daha söyleyim: Göz ardı edilmemesi gereken unsur
kadındır. İktidarı sürekli takip eden direnç kaynağı kadındır… Her boşlukta öne fırlayıp
katılan, eşitlik talep eden ve barışçı, adaletçi, bölüşümcü, dayanışmacı tarzını egemen
kılan kadın...
“Bu olgu süreğendir. Ama aynı zamanda iktidarın süreğenliği de bundandır; her ikisi de erkek
egemenliğine dayanır çünkü… Başka deyişle, iktidarın kaynağı, erkeğin kadın üzerindeki
egemenliğidir. Bütün bu melanet, baştanbaşa kanlı kavgalı sınıflı toplumlar tarihi, kadının
tahakküm altına alınmasıyla başladı ve halen de devam ediyor. Bunu göz ardı
ederseniz, ‘mikro iktidar', ‘makro iktidar' gibi bir sürü laf edilir ama hem iktidar olgusunun hem
de sınıflı toplumlar tarihinin doğru düzgün çözümlemesi yapılamaz.
İnsan, her şeyini kaybettiğinde özüne mi döner, yoksa vahşileşir mi?
Sürgünler Adası, siyasi bir hesaplaşmanın gölgesinde, 'öteki' ilan edilenlerin bir adadaki zorunlu
buluşmasını konu alıyor. Bir yanda hayatta kalmak için verilen fiziksel mücadele, diğer yanda
inançlar, ideolojiler ve geçmişin yükleriyle yüzleşen karakterler...
Roman, okuru Kuş Cenneti'nin büyüleyici doğasından mülteci botlarının trajedisine, bir toplumu
sıfırdan kurma çabasından otoritenin karanlık yüzüne kadar geniş bir yelpazede yolculuğa
çıkarıyor. Bu sadece bir sürgün hikâyesi değil; insan doğasının, dayanışmanın ve yeniden başlama
cesaretinin distopik bir panaroması."
******
Nuran iyiden iyiye gülmeye başlamıştı… “Bakın, biz kadınlar öteden beri söyleyip
duruyoruz etkin unsurun ne olduğunu, ama taşlaşmış erkek kafalar bir türlü içeri almıyor
bunu… Aslında birkaç ay önce sen de söyledin fakat demek ki halen kafada boşluklar
var. O yüzden burada bir kere daha söyleyim: Göz ardı edilmemesi gereken unsur
kadındır. İktidarı sürekli takip eden direnç kaynağı kadındır… Her boşlukta öne fırlayıp
katılan, eşitlik talep eden ve barışçı, adaletçi, bölüşümcü, dayanışmacı tarzını egemen
kılan kadın...
“Bu olgu süreğendir. Ama aynı zamanda iktidarın süreğenliği de bundandır; her ikisi de erkek
egemenliğine dayanır çünkü… Başka deyişle, iktidarın kaynağı, erkeğin kadın üzerindeki
egemenliğidir. Bütün bu melanet, baştanbaşa kanlı kavgalı sınıflı toplumlar tarihi, kadının
tahakküm altına alınmasıyla başladı ve halen de devam ediyor. Bunu göz ardı
ederseniz, ‘mikro iktidar', ‘makro iktidar' gibi bir sürü laf edilir ama hem iktidar olgusunun hem
de sınıflı toplumlar tarihinin doğru düzgün çözümlemesi yapılamaz.
Iyzico İle Öde
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 355,00 | 355,00 |
| 2 | 191,70 | 383,40 |
| 3 | 131,35 | 394,05 |
| 4 | 101,18 | 404,70 |
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.