9786255527714
897642
https://www.sehadetkitap.com/urun/terceme-i-siyer-i-halebi-mutercim-asim
Terceme-i Siyer-i Halebi - Mütercim Âsım
913
Siyer, Türk-İslâm kültür ve edebiyatının da en verimli sahalarından birini teşkil eder.
Hz. Peygamber'in sözlerinin, fiillerinin ve yaşayışının Müslümanlar için örnek kabul
edilmesi, ona duyulan sevgi ve bağlılığın asırlar boyunca canlı kalması, hayatını öğrenme
arzusunun giderek kuvvet kazanması, bu alanda geniş bir literatürün doğmasına zemin
hazırlamıştır. Arap edebiyatında teşekkül eden siyer türü; tercüme, şerh, ihtisar ve telif
yoluyla başka dillere ve başka kültüre geçmiş ve zamanla köklü bir ilmî ve edebî gelenek
hâline gelmiştir.
Türk edebiyatı da yeni metinler ve yeni ifade yollarıyla bu geleneği beslemiştir. Manzum ve
mensur örnekleriyle gelişen siyer literatürü, bilhassa Osmanlı sahasında, dinî muhtevası
kadar tarihî ve edebî vasıflarıyla da öne çıkan bir tür görünümü kazanmıştır. Bu alanda
ortaya konan tercümeler, çevrildikleri devrin dil zevkini, anlatım kudretini, dinî ve tarihî
telakkisini, hatta okuyucu beklentisini de bünyelerinde taşır. Osmanlı Türkçesiyle kaleme
alınmış siyer tercümeleri, bir yandan Hz. Peygamber'in hayatını daha geniş çevrelere
ulaştırırken öte yandan Osmanlı nesrinin seyri, tercüme anlayışı ve anlatım imkânları
hakkında da ciddi ipuçları verir. Bu sebeple söz konusu metinler, muhtevalarının yanında
dil ve üslup hususiyetleri bakımından da incelenmesi gereken eserlerdir.
Hz. Peygamber'in sözlerinin, fiillerinin ve yaşayışının Müslümanlar için örnek kabul
edilmesi, ona duyulan sevgi ve bağlılığın asırlar boyunca canlı kalması, hayatını öğrenme
arzusunun giderek kuvvet kazanması, bu alanda geniş bir literatürün doğmasına zemin
hazırlamıştır. Arap edebiyatında teşekkül eden siyer türü; tercüme, şerh, ihtisar ve telif
yoluyla başka dillere ve başka kültüre geçmiş ve zamanla köklü bir ilmî ve edebî gelenek
hâline gelmiştir.
Türk edebiyatı da yeni metinler ve yeni ifade yollarıyla bu geleneği beslemiştir. Manzum ve
mensur örnekleriyle gelişen siyer literatürü, bilhassa Osmanlı sahasında, dinî muhtevası
kadar tarihî ve edebî vasıflarıyla da öne çıkan bir tür görünümü kazanmıştır. Bu alanda
ortaya konan tercümeler, çevrildikleri devrin dil zevkini, anlatım kudretini, dinî ve tarihî
telakkisini, hatta okuyucu beklentisini de bünyelerinde taşır. Osmanlı Türkçesiyle kaleme
alınmış siyer tercümeleri, bir yandan Hz. Peygamber'in hayatını daha geniş çevrelere
ulaştırırken öte yandan Osmanlı nesrinin seyri, tercüme anlayışı ve anlatım imkânları
hakkında da ciddi ipuçları verir. Bu sebeple söz konusu metinler, muhtevalarının yanında
dil ve üslup hususiyetleri bakımından da incelenmesi gereken eserlerdir.
Siyer, Türk-İslâm kültür ve edebiyatının da en verimli sahalarından birini teşkil eder.
Hz. Peygamber'in sözlerinin, fiillerinin ve yaşayışının Müslümanlar için örnek kabul
edilmesi, ona duyulan sevgi ve bağlılığın asırlar boyunca canlı kalması, hayatını öğrenme
arzusunun giderek kuvvet kazanması, bu alanda geniş bir literatürün doğmasına zemin
hazırlamıştır. Arap edebiyatında teşekkül eden siyer türü; tercüme, şerh, ihtisar ve telif
yoluyla başka dillere ve başka kültüre geçmiş ve zamanla köklü bir ilmî ve edebî gelenek
hâline gelmiştir.
Türk edebiyatı da yeni metinler ve yeni ifade yollarıyla bu geleneği beslemiştir. Manzum ve
mensur örnekleriyle gelişen siyer literatürü, bilhassa Osmanlı sahasında, dinî muhtevası
kadar tarihî ve edebî vasıflarıyla da öne çıkan bir tür görünümü kazanmıştır. Bu alanda
ortaya konan tercümeler, çevrildikleri devrin dil zevkini, anlatım kudretini, dinî ve tarihî
telakkisini, hatta okuyucu beklentisini de bünyelerinde taşır. Osmanlı Türkçesiyle kaleme
alınmış siyer tercümeleri, bir yandan Hz. Peygamber'in hayatını daha geniş çevrelere
ulaştırırken öte yandan Osmanlı nesrinin seyri, tercüme anlayışı ve anlatım imkânları
hakkında da ciddi ipuçları verir. Bu sebeple söz konusu metinler, muhtevalarının yanında
dil ve üslup hususiyetleri bakımından da incelenmesi gereken eserlerdir.
Hz. Peygamber'in sözlerinin, fiillerinin ve yaşayışının Müslümanlar için örnek kabul
edilmesi, ona duyulan sevgi ve bağlılığın asırlar boyunca canlı kalması, hayatını öğrenme
arzusunun giderek kuvvet kazanması, bu alanda geniş bir literatürün doğmasına zemin
hazırlamıştır. Arap edebiyatında teşekkül eden siyer türü; tercüme, şerh, ihtisar ve telif
yoluyla başka dillere ve başka kültüre geçmiş ve zamanla köklü bir ilmî ve edebî gelenek
hâline gelmiştir.
Türk edebiyatı da yeni metinler ve yeni ifade yollarıyla bu geleneği beslemiştir. Manzum ve
mensur örnekleriyle gelişen siyer literatürü, bilhassa Osmanlı sahasında, dinî muhtevası
kadar tarihî ve edebî vasıflarıyla da öne çıkan bir tür görünümü kazanmıştır. Bu alanda
ortaya konan tercümeler, çevrildikleri devrin dil zevkini, anlatım kudretini, dinî ve tarihî
telakkisini, hatta okuyucu beklentisini de bünyelerinde taşır. Osmanlı Türkçesiyle kaleme
alınmış siyer tercümeleri, bir yandan Hz. Peygamber'in hayatını daha geniş çevrelere
ulaştırırken öte yandan Osmanlı nesrinin seyri, tercüme anlayışı ve anlatım imkânları
hakkında da ciddi ipuçları verir. Bu sebeple söz konusu metinler, muhtevalarının yanında
dil ve üslup hususiyetleri bakımından da incelenmesi gereken eserlerdir.
Iyzico İle Öde
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 913,00 | 913,00 |
| 2 | 456,50 | 913,00 |
| 3 | 304,33 | 913,00 |
| 4 | 228,25 | 913,00 |
| 5 | 182,60 | 913,00 |
| 6 | 152,17 | 913,00 |
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.