Balkan Harbi, Mustafa Kemal ve Lozan;Mazlum Milletlerin Emperyalizme Karşı İlk Başarılı Mücadelesi 1913-1922

Stok Kodu:
9786253837891
Boyut:
135-210-
Sayfa Sayısı:
128
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026-10
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
Kitap Kağıdı
Dili:
Türkçe
%37 indirimli
210,00
132,30
Havale/EFT ile: 119,07
9786253837891
904181
Balkan Harbi, Mustafa Kemal ve Lozan;Mazlum Milletlerin Emperyalizme Karşı İlk Başarılı Mücadelesi 1913-1922
Balkan Harbi, Mustafa Kemal ve Lozan;Mazlum Milletlerin Emperyalizme Karşı İlk Başarılı Mücadelesi 1913-1922
132.3
Felix Vályi'nin dokuz yıl arayla kaleme aldığı iki ayrı eseri burada aynı çizgide buluşuyor: Osmanlı İmparatorluğu'nun Balkan Harbi'ndeki ağır yenilgisi ile Anadolu'da yükselen Millî Mücadele. 1913'te Osmanlı ordusu Çatalca hattına kadar gerilerken Avrupa'da Türklerin kıtadan çıkarılması artık mümkün ve hatta arzu edilir bir sonuç olarak tartışılıyordu. Vályi, tam bu sırada Londra'da yaptığı konuşmada savaşın ardındaki diplomatik düzeni, Osmanlı reformlarının önüne çıkarılan engelleri ve Balkanlar'daki Müslüman sivillerin uğradığı şiddeti tartışmaya açtı. Ona göre Osmanlı yenilgisini yalnızca askerî başarısızlıkla açıklamak, Avrupa'nın Şark Meselesi boyunca izlediği siyaseti görmezden gelmekti.
Aradan dokuz yıl geçtiğinde imparatorluk parçalanmış, fakat Anadolu'da beklenen sonuç ortaya çıkmamıştı. Sevr Antlaşması'na karşı Ankara'da örgütlenen Millî Mücadele, Mustafa Kemal'in liderliğinde Avrupa'nın savaş sonrasında kurduğu Yakın Doğu düzenini fiilen karşısına aldı. Vályi; Türk-Yunan çatışmasını, Ankara-Moskova yakınlaşmasını, İngiltere'nin bölgedeki siyasetini ve Anadolu üzerindeki nüfuz mücadelesini aynı sorunun farklı cepheleri olarak ele alır. 1913'te "Türk'ün son direnişi" diye tartışılan mesele, 1922'de Türklerin kendi siyasal geleceklerini hangi şartlarda belirleyeceği sorusuna dönüşmüştür.
Vályi'nin bakışı, dönemin hâkim Avrupa söyleminin dışından konuşan fakat bütünüyle Avrupa siyasal tartışmalarının içinden gelen bir bakıştır. Osmanlı yönetiminin kusurlarını teslim ederken büyük devletlerin müdahalelerini, ekonomik çıkarlarını ve milliyetler meselesindeki çifte standartlarını sert biçimde sorgular. Türk Millî Mücadelesi'ni ise çökmüş bir imparatorluğun devam çabası olarak değil, kendi bilincine varan bir milletin bağımsızlık hareketi olarak yorumlar. Böylece 1913 ve 1922'de yayımlanan iki ayrı çalışma, Balkan Harbi'nden Mustafa Kemal'in Ankara'sına ve Lozan'ın eşiğine uzanan siyasal değişimi Vályi'nin iki farklı tarihsel anda yaptığı değerlendirmeler üzerinden bir araya getirir.
Felix Vályi'nin dokuz yıl arayla kaleme aldığı iki ayrı eseri burada aynı çizgide buluşuyor: Osmanlı İmparatorluğu'nun Balkan Harbi'ndeki ağır yenilgisi ile Anadolu'da yükselen Millî Mücadele. 1913'te Osmanlı ordusu Çatalca hattına kadar gerilerken Avrupa'da Türklerin kıtadan çıkarılması artık mümkün ve hatta arzu edilir bir sonuç olarak tartışılıyordu. Vályi, tam bu sırada Londra'da yaptığı konuşmada savaşın ardındaki diplomatik düzeni, Osmanlı reformlarının önüne çıkarılan engelleri ve Balkanlar'daki Müslüman sivillerin uğradığı şiddeti tartışmaya açtı. Ona göre Osmanlı yenilgisini yalnızca askerî başarısızlıkla açıklamak, Avrupa'nın Şark Meselesi boyunca izlediği siyaseti görmezden gelmekti.
Aradan dokuz yıl geçtiğinde imparatorluk parçalanmış, fakat Anadolu'da beklenen sonuç ortaya çıkmamıştı. Sevr Antlaşması'na karşı Ankara'da örgütlenen Millî Mücadele, Mustafa Kemal'in liderliğinde Avrupa'nın savaş sonrasında kurduğu Yakın Doğu düzenini fiilen karşısına aldı. Vályi; Türk-Yunan çatışmasını, Ankara-Moskova yakınlaşmasını, İngiltere'nin bölgedeki siyasetini ve Anadolu üzerindeki nüfuz mücadelesini aynı sorunun farklı cepheleri olarak ele alır. 1913'te "Türk'ün son direnişi" diye tartışılan mesele, 1922'de Türklerin kendi siyasal geleceklerini hangi şartlarda belirleyeceği sorusuna dönüşmüştür.
Vályi'nin bakışı, dönemin hâkim Avrupa söyleminin dışından konuşan fakat bütünüyle Avrupa siyasal tartışmalarının içinden gelen bir bakıştır. Osmanlı yönetiminin kusurlarını teslim ederken büyük devletlerin müdahalelerini, ekonomik çıkarlarını ve milliyetler meselesindeki çifte standartlarını sert biçimde sorgular. Türk Millî Mücadelesi'ni ise çökmüş bir imparatorluğun devam çabası olarak değil, kendi bilincine varan bir milletin bağımsızlık hareketi olarak yorumlar. Böylece 1913 ve 1922'de yayımlanan iki ayrı çalışma, Balkan Harbi'nden Mustafa Kemal'in Ankara'sına ve Lozan'ın eşiğine uzanan siyasal değişimi Vályi'nin iki farklı tarihsel anda yaptığı değerlendirmeler üzerinden bir araya getirir.
Paytr İle Öde
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
2 66,15    132,30   
3 44,10    132,30   
4 33,08    132,30   
5 26,46    132,30   
6 22,05    132,30   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat