9786259351933
824791
https://www.sehadetkitap.com/urun/sanata-dair-orijinal-metin-aciklamalar
Sanata Dair;Orijinal Metin – Açıklamalar
227.2
“(…) öteden beri sıhhatine kani olduğum bir hakikatin burhanını da onda
buldum: Ne zaman sanata sadakatten ayrılmış bulunulursa o zaman bir
tehlike, sübut tehlikesi muhakkaktır.
Her sanat müntesibi bu tehlikeye maruz kalmıştır; ihmal ve isticalden doğan
bu tehlike ekseriyet üzere bir itiyat, yahut ihtiyaç sevkiyle bir mübrim sâik
olarak sanatı boğmuştur; bazen bu tehlikenin vuku ihtimalinden vaktiyle
haberdar olan sanat erbabı, bir bataklığa saplanmak üzere bulunan ayakların
geri çekilerek sağlam zemin üzerinde teenni ile yürümeye lüzum görmesi gibi,
durup istikameti değiştirmişlerdir.
Sanat ne ihmale ne isticale mütehammildir; sanat bir uğraşma, bir didinme,
daima kendi kendinden memnun olmayan bir murakıbın insaftan,
müsamahadan mahrum, adeta zalim gözleri altında çalışma mahsulüdür.
Resimde, musikide, edebiyatta, velhasıl sanatın bütün tecelli zeminlerinde
bunlardan her birinin icap ettirdiği icat ve inşa şartlarına sıkı sıkı bağlanmak,
hele yazıda mevzudan, tertipten, mikyastan başka, hatta bunların hepsinden
ziyade lisan ve üsluba en büyük ölçüde ehemmiyet vermek bir kalem
mahsulünün kıymetine, binaenaleyh hayatına yegâne medardır.”
Sanat, yüzeyde görünen bir yaratım değil; süreklilik, dikkat ve sorumluluk
talep eden bir varoluş zeminidir. Bu zemini ayakta tutan yegâne kuvvet,
sanatkârın yapıtıyla kurduğu mutlak sadakat bağıdır. Sanatta, sadakatten
uzaklaşıldığında ortaya çıkan tehlike, yalnızca biçimsel bir eksilme değil,
anlamın dağılmasıdır. Anlamın dağılması; bir yapıtın iç bütünlüğünü
kaybederek aleladeliğe teslim olması, özerkliğini yitirmesidir. Sanat, tam da
bu yitirme tehdidine karşı duran, kendisiyle yetinmeyen bir zihnin ürünüdür.
Sanat üzerine söz söylemek aslında; ihmalin getireceği o yıkıcı boşluğu,
dikkatin ışığıyla doldurmaktır. Çünkü sanat, ancak bu sarsılmaz sorumluluk
sayesinde derinleşir ve zamanın aşındırıcı etkisine karşı kendi anlam kalesini
inşa eder. “Sanata Dair” yürütülen her muhakeme, sanatın bu tehlikeli
boşluklara düşmesini engelleyen bir zihnî kalkandır.
“(…) öteden beri sıhhatine kani olduğum bir hakikatin burhanını da onda
buldum: Ne zaman sanata sadakatten ayrılmış bulunulursa o zaman bir
tehlike, sübut tehlikesi muhakkaktır.
Her sanat müntesibi bu tehlikeye maruz kalmıştır; ihmal ve isticalden doğan
bu tehlike ekseriyet üzere bir itiyat, yahut ihtiyaç sevkiyle bir mübrim sâik
olarak sanatı boğmuştur; bazen bu tehlikenin vuku ihtimalinden vaktiyle
haberdar olan sanat erbabı, bir bataklığa saplanmak üzere bulunan ayakların
geri çekilerek sağlam zemin üzerinde teenni ile yürümeye lüzum görmesi gibi,
durup istikameti değiştirmişlerdir.
Sanat ne ihmale ne isticale mütehammildir; sanat bir uğraşma, bir didinme,
daima kendi kendinden memnun olmayan bir murakıbın insaftan,
müsamahadan mahrum, adeta zalim gözleri altında çalışma mahsulüdür.
Resimde, musikide, edebiyatta, velhasıl sanatın bütün tecelli zeminlerinde
bunlardan her birinin icap ettirdiği icat ve inşa şartlarına sıkı sıkı bağlanmak,
hele yazıda mevzudan, tertipten, mikyastan başka, hatta bunların hepsinden
ziyade lisan ve üsluba en büyük ölçüde ehemmiyet vermek bir kalem
mahsulünün kıymetine, binaenaleyh hayatına yegâne medardır.”
Sanat, yüzeyde görünen bir yaratım değil; süreklilik, dikkat ve sorumluluk
talep eden bir varoluş zeminidir. Bu zemini ayakta tutan yegâne kuvvet,
sanatkârın yapıtıyla kurduğu mutlak sadakat bağıdır. Sanatta, sadakatten
uzaklaşıldığında ortaya çıkan tehlike, yalnızca biçimsel bir eksilme değil,
anlamın dağılmasıdır. Anlamın dağılması; bir yapıtın iç bütünlüğünü
kaybederek aleladeliğe teslim olması, özerkliğini yitirmesidir. Sanat, tam da
bu yitirme tehdidine karşı duran, kendisiyle yetinmeyen bir zihnin ürünüdür.
Sanat üzerine söz söylemek aslında; ihmalin getireceği o yıkıcı boşluğu,
dikkatin ışığıyla doldurmaktır. Çünkü sanat, ancak bu sarsılmaz sorumluluk
sayesinde derinleşir ve zamanın aşındırıcı etkisine karşı kendi anlam kalesini
inşa eder. “Sanata Dair” yürütülen her muhakeme, sanatın bu tehlikeli
boşluklara düşmesini engelleyen bir zihnî kalkandır.
Kredi Kartı İle Tek Çekim
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 227,20 | 227,20 |
Iyzico İle Öde
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 227,20 | 227,20 |
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.