Bu işlem için üye girişi yapmanız gerekiyor
9786259654461
801328
https://www.sehadetkitap.com/urun/saray-ve-otesi-orijinal-metin-aciklamalar
Saray ve Ötesi;Orijinal Metin - Açıklamalar
368.50
Ve bunu söyledikten sonra sanki ondan, saraydan, her şeyden, kendi kendini
yiyip kemiren benden kaçarcasına bu defa ben istical ederek yatak odama
koştum; bir kibrit çakarak mumu yaktım, kapıyı kilitledim ve masanın
üzerinde türlü çerezlerle, meyvelerle müzeyyen, hünkârın kilerinden gelmiş
tepsinin yanına, sönmek mi yoksa süzüle süzüle yanmak mı lazım geleceğine
karar veremeyen mumun dargın ışığı altında, dirseklerimi dayayarak iki elimle
başımı tuttum ve hüngür hüngür ağladım. Bu bende ne zamandan beri
birikmiş bir ihtiyaçtı ki nihayet taşarak bol bol boşandı.
Bu gece uyudum mu?.. Eğer boğazına bir ip dolanmış bir adamın
boğuluyorcasına nefes almaya çalışarak ikide birde sıçrayıp sarsılmasına uyku
demek caizse: Evet!..
Deniz cihetinden Dolmabahçe'ye bakıldığında güneşin altında parlayan,
kristal bir yorgunluk görülür. O saray sanki zamanın üstünde asılı duran bir
buz tabakasıdır. Sarayın muhtelif bölümleri tel tel dökülmekte ve çarkları,
insan ruhunu devrin ağırlığı altında ezip tüketmektedir. Halid Ziya'nın
gördüğü saray, kitabın henüz ilk satırlarında bu benzetmelerle ifadesini
bulmuştur. Görünen bir “saray” vardır, bir de “ötesi”…
Ve bunu söyledikten sonra sanki ondan, saraydan, her şeyden, kendi kendini
yiyip kemiren benden kaçarcasına bu defa ben istical ederek yatak odama
koştum; bir kibrit çakarak mumu yaktım, kapıyı kilitledim ve masanın
üzerinde türlü çerezlerle, meyvelerle müzeyyen, hünkârın kilerinden gelmiş
tepsinin yanına, sönmek mi yoksa süzüle süzüle yanmak mı lazım geleceğine
karar veremeyen mumun dargın ışığı altında, dirseklerimi dayayarak iki elimle
başımı tuttum ve hüngür hüngür ağladım. Bu bende ne zamandan beri
birikmiş bir ihtiyaçtı ki nihayet taşarak bol bol boşandı.
Bu gece uyudum mu?.. Eğer boğazına bir ip dolanmış bir adamın
boğuluyorcasına nefes almaya çalışarak ikide birde sıçrayıp sarsılmasına uyku
demek caizse: Evet!..
Deniz cihetinden Dolmabahçe'ye bakıldığında güneşin altında parlayan,
kristal bir yorgunluk görülür. O saray sanki zamanın üstünde asılı duran bir
buz tabakasıdır. Sarayın muhtelif bölümleri tel tel dökülmekte ve çarkları,
insan ruhunu devrin ağırlığı altında ezip tüketmektedir. Halid Ziya'nın
gördüğü saray, kitabın henüz ilk satırlarında bu benzetmelerle ifadesini
bulmuştur. Görünen bir “saray” vardır, bir de “ötesi”…
Iyzico İle Öde
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 368,50 | 368,50 |
| 2 | 184,25 | 368,50 |
| 3 | 122,83 | 368,50 |
| 4 | 92,13 | 368,50 |
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.