9786259359571
817786
https://www.sehadetkitap.com/urun/tarimin-ekonomi-politigi-2
Tarımın Ekonomi Politiği 2
900
Dünyada tarım yaklaşık 10.000-12.000 yıl öncesinde olup, Hindistan'da yine yaklaşık 8000-9000 yıl önce ortaya çıkmıştır. Ormanlarda avlanma ve toplama faaliyetlerinden insanların tahıl üretmeye nasıl başladığı ve tüm sürecin göçmenler, topluluklar, bölgeler ve ülkeler arasında nasıl büyüyüp yayıldığı–başlı başına büyüleyici bir tarih. Anadolu'da tarım tam da bu yüzden yalnızca bir üretim faaliyeti değildir. Tarım, toprağın hafızasında saklanan ve insandan insana aktarılan bir yaşam bilgisidir. Sabahın ilk ışığında tarlaya çıkmakla başlamaz, çok daha önce, bir çocuğun dedesinin elini izleyerek toprağı nasıl tuttuğunu öğrenmesiyle başlar. Annenin hamuru ölçüsüz ama tam kıvamında yoğurmasıyla, ninenin ipi parmak ucunda sabırla eğirmesiyle, sözsüz bir eğitimle sürer.
Tarımın Ekonomi Politiği, aynı zamanda doğa ile kurulan ilişkinin de aynasıdır. Endüstriyel tarım ve gıda sistemleri; kısa vadeli verimlilik ve kârlılık hedefleri uğruna toprağı, suyu, biyoçeşitliliği ve iklim dengesini hızla tüketmektedir. Bu noktada gıda meselesi, artık yalnızca “ne üretiyoruz?” sorusuyla değil, “nasıl bir geleceği tüketiyoruz?” sorusuyla birlikte düşünülmelidir. Ekolojik sınırlar, gıda üretiminin politik ve ekonomik sınırları haline gelmiştir. İsmail Uğural'ın çalışmaları, tam da bu noktada önemli bir boşluğu doldurmaktadır. Tarımı ve gıdayı; piyasa mekanizmalarının kaçınılmaz sonucu gibi sunan baskın söylemin aksine, bu alanların tarihsel olarak inşa edilmiş, politik tercihlerle şekillenmiş ve müdahaleye açık yapılar olduğunu göstermektedir. Bu yaklaşım, yalnızca eleştirel bir okuma sunmakla kalmaz; aynı zamanda alternatif gıda sistemleri, kamucu politikalar ve adil bölüşüm modelleri üzerine düşünmenin de önünü açar.
"Agrostrateji, bir ülkenin sahip olduğu tarım, gıda ve ormancılık kaynaklarını, yalnızca kendisi için değil, aynı zamanda, küresel ve bölgesel açıdan da en akılcı ve en verimli biçimde değerlendirerek, uluslararası ticaret ve politikaların uygulanmasında etkin rol almak üzere yeni planlar geliştirmesi ve bu doğrultuda yol haritaları hazırlamasıdır." Bununla birlikte, tarımın ekonomik olarak sürdürülebilir hale gelmesi için üretimde ölçek büyüklüğünün artırılması, modern tarım teknolojilerinin ve dijitalleşmenin üretim süreçlerine entegre edilmesi büyük önem taşımaktadır. Ancak bu dönüşüm gerçekleştirilirken, Anadolu'nun yüzyıllara dayanan kadim tarım bilgisi de unutulmamalıdır. Türkiye'nin gelecekteki rekabet gücü, güçlü tarımsal üretimini gelişmiş bir tarım sanayii ile buluşturabilmesinde yatmaktadır...
Bu kitapta Tarım Yazarı İsmail Uğural'ın Türkiye Tarımına yönelik görüş ve öngörülerini bulacaksınız ve Tarımın Ekonomi Politiğinin önemi konusunda sizlere bir pencere açacaktır.
Dünyada tarım yaklaşık 10.000-12.000 yıl öncesinde olup, Hindistan'da yine yaklaşık 8000-9000 yıl önce ortaya çıkmıştır. Ormanlarda avlanma ve toplama faaliyetlerinden insanların tahıl üretmeye nasıl başladığı ve tüm sürecin göçmenler, topluluklar, bölgeler ve ülkeler arasında nasıl büyüyüp yayıldığı–başlı başına büyüleyici bir tarih. Anadolu'da tarım tam da bu yüzden yalnızca bir üretim faaliyeti değildir. Tarım, toprağın hafızasında saklanan ve insandan insana aktarılan bir yaşam bilgisidir. Sabahın ilk ışığında tarlaya çıkmakla başlamaz, çok daha önce, bir çocuğun dedesinin elini izleyerek toprağı nasıl tuttuğunu öğrenmesiyle başlar. Annenin hamuru ölçüsüz ama tam kıvamında yoğurmasıyla, ninenin ipi parmak ucunda sabırla eğirmesiyle, sözsüz bir eğitimle sürer.
Tarımın Ekonomi Politiği, aynı zamanda doğa ile kurulan ilişkinin de aynasıdır. Endüstriyel tarım ve gıda sistemleri; kısa vadeli verimlilik ve kârlılık hedefleri uğruna toprağı, suyu, biyoçeşitliliği ve iklim dengesini hızla tüketmektedir. Bu noktada gıda meselesi, artık yalnızca “ne üretiyoruz?” sorusuyla değil, “nasıl bir geleceği tüketiyoruz?” sorusuyla birlikte düşünülmelidir. Ekolojik sınırlar, gıda üretiminin politik ve ekonomik sınırları haline gelmiştir. İsmail Uğural'ın çalışmaları, tam da bu noktada önemli bir boşluğu doldurmaktadır. Tarımı ve gıdayı; piyasa mekanizmalarının kaçınılmaz sonucu gibi sunan baskın söylemin aksine, bu alanların tarihsel olarak inşa edilmiş, politik tercihlerle şekillenmiş ve müdahaleye açık yapılar olduğunu göstermektedir. Bu yaklaşım, yalnızca eleştirel bir okuma sunmakla kalmaz; aynı zamanda alternatif gıda sistemleri, kamucu politikalar ve adil bölüşüm modelleri üzerine düşünmenin de önünü açar.
"Agrostrateji, bir ülkenin sahip olduğu tarım, gıda ve ormancılık kaynaklarını, yalnızca kendisi için değil, aynı zamanda, küresel ve bölgesel açıdan da en akılcı ve en verimli biçimde değerlendirerek, uluslararası ticaret ve politikaların uygulanmasında etkin rol almak üzere yeni planlar geliştirmesi ve bu doğrultuda yol haritaları hazırlamasıdır." Bununla birlikte, tarımın ekonomik olarak sürdürülebilir hale gelmesi için üretimde ölçek büyüklüğünün artırılması, modern tarım teknolojilerinin ve dijitalleşmenin üretim süreçlerine entegre edilmesi büyük önem taşımaktadır. Ancak bu dönüşüm gerçekleştirilirken, Anadolu'nun yüzyıllara dayanan kadim tarım bilgisi de unutulmamalıdır. Türkiye'nin gelecekteki rekabet gücü, güçlü tarımsal üretimini gelişmiş bir tarım sanayii ile buluşturabilmesinde yatmaktadır...
Bu kitapta Tarım Yazarı İsmail Uğural'ın Türkiye Tarımına yönelik görüş ve öngörülerini bulacaksınız ve Tarımın Ekonomi Politiğinin önemi konusunda sizlere bir pencere açacaktır.
Iyzico İle Öde
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 900,00 | 900,00 |
| 2 | 486,00 | 972,00 |
| 3 | 333,00 | 999,00 |
| 4 | 256,50 | 1.026,00 |
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.