9786258654301
898852
https://www.sehadetkitap.com/urun/riza-tevfikin-takrizleri
Rıza Tevfik'in Takrizleri
156.4
Ahmed Vefik Paşa'nın Lehçe-i Osmânî'si, Muallim Nâci'nin Lügat-ı Nâci'si ile Şemseddin
Sami'nin Kāmus-ı Türkî'si gibi Türk dilinin muteber lügatlarında, "Bir eseri medh ü senâ etmek,
övmek" anlamları verilen "takriz", genellikle, eser sahibinin talebi üzerine, sahanın isim yapmış
duayyen şahsiyetlerine yazdırılır ve kitabın baş tarafına konur. Takrizler büyük ölçüde mensur
olduğu halde bazen manzum takrizlere de rastlanır. Takriz tabiri yerine zaman zaman
"iltifatnâme", "mütalâanâme", "cevapnâme" veya "tahsinnâme" gibi ifadeler kullanıldığı gibi,
bazen takrizi yazan kişinin adı ve sıfatı mübalâğalı sözlerle kitabın dış kapağına konduğu da
olur. Genellikle bir rica ya da arzu üzerine yazılmış takrizlerin yanında, sırf "yasak savma"
kabilinden yazılmış takrizler de mevcuttur.
Takrizler, esas itibariyle, sanat veya edebiyat dünyasına yeni adım atmakta olan genç bir şair,
romancı veya hikâyeciyi devrin okuyucusuna takdim etme veya tanıtma amacı taşır. Devrinde,
sayı bakımından en çok takriz yazanlardan biri olan Muallim Nâci'dir. Recâizâde Ekrem de,
çeşitli tarihlerde, edebî, fennî vb. değişik konularda kaleme alınmış on üç esere yazmış olduğu
takrizleri Takrizât adı altında bir araya getirip kitap hâlinde yayınlamıştır.
Rıza Tevfik'in Takrizleri adını taşıyan bu çalışmada, Rıza Tevfik'in, çeşitli tarihlerde bir kısım
edebî ve felsefî kitaplara yazmış olduğu on takriz örneği yer almaktadır. Tarih sırasına göre
kronolojik olarak yer verilen bu takriz örnekleri Rıza Tevfik adının edebiyat dünyasında yeni
yeni duyulduğu 1898 yılında başlar ve vefat tarihi olan 1949 yılına kadar devam eder.
Rıza Tevfik'in, önceki yıllarda Abdullah Uçman tarafından yayımlanmış, büyük bir kısmı devrin
gazete ve dergi sayfalarında kalan makaleleri ile mektuplarında olduğu gibi, burada bir araya
getirdiği takrizlerin de, hem Rıza Tevfik külliyatına, hem de onun düşünce dünyasının daha iyi
anlaşılmasına bir katkıda bulunacağı kanaatindeyiz.
Sami'nin Kāmus-ı Türkî'si gibi Türk dilinin muteber lügatlarında, "Bir eseri medh ü senâ etmek,
övmek" anlamları verilen "takriz", genellikle, eser sahibinin talebi üzerine, sahanın isim yapmış
duayyen şahsiyetlerine yazdırılır ve kitabın baş tarafına konur. Takrizler büyük ölçüde mensur
olduğu halde bazen manzum takrizlere de rastlanır. Takriz tabiri yerine zaman zaman
"iltifatnâme", "mütalâanâme", "cevapnâme" veya "tahsinnâme" gibi ifadeler kullanıldığı gibi,
bazen takrizi yazan kişinin adı ve sıfatı mübalâğalı sözlerle kitabın dış kapağına konduğu da
olur. Genellikle bir rica ya da arzu üzerine yazılmış takrizlerin yanında, sırf "yasak savma"
kabilinden yazılmış takrizler de mevcuttur.
Takrizler, esas itibariyle, sanat veya edebiyat dünyasına yeni adım atmakta olan genç bir şair,
romancı veya hikâyeciyi devrin okuyucusuna takdim etme veya tanıtma amacı taşır. Devrinde,
sayı bakımından en çok takriz yazanlardan biri olan Muallim Nâci'dir. Recâizâde Ekrem de,
çeşitli tarihlerde, edebî, fennî vb. değişik konularda kaleme alınmış on üç esere yazmış olduğu
takrizleri Takrizât adı altında bir araya getirip kitap hâlinde yayınlamıştır.
Rıza Tevfik'in Takrizleri adını taşıyan bu çalışmada, Rıza Tevfik'in, çeşitli tarihlerde bir kısım
edebî ve felsefî kitaplara yazmış olduğu on takriz örneği yer almaktadır. Tarih sırasına göre
kronolojik olarak yer verilen bu takriz örnekleri Rıza Tevfik adının edebiyat dünyasında yeni
yeni duyulduğu 1898 yılında başlar ve vefat tarihi olan 1949 yılına kadar devam eder.
Rıza Tevfik'in, önceki yıllarda Abdullah Uçman tarafından yayımlanmış, büyük bir kısmı devrin
gazete ve dergi sayfalarında kalan makaleleri ile mektuplarında olduğu gibi, burada bir araya
getirdiği takrizlerin de, hem Rıza Tevfik külliyatına, hem de onun düşünce dünyasının daha iyi
anlaşılmasına bir katkıda bulunacağı kanaatindeyiz.
Ahmed Vefik Paşa'nın Lehçe-i Osmânî'si, Muallim Nâci'nin Lügat-ı Nâci'si ile Şemseddin
Sami'nin Kāmus-ı Türkî'si gibi Türk dilinin muteber lügatlarında, "Bir eseri medh ü senâ etmek,
övmek" anlamları verilen "takriz", genellikle, eser sahibinin talebi üzerine, sahanın isim yapmış
duayyen şahsiyetlerine yazdırılır ve kitabın baş tarafına konur. Takrizler büyük ölçüde mensur
olduğu halde bazen manzum takrizlere de rastlanır. Takriz tabiri yerine zaman zaman
"iltifatnâme", "mütalâanâme", "cevapnâme" veya "tahsinnâme" gibi ifadeler kullanıldığı gibi,
bazen takrizi yazan kişinin adı ve sıfatı mübalâğalı sözlerle kitabın dış kapağına konduğu da
olur. Genellikle bir rica ya da arzu üzerine yazılmış takrizlerin yanında, sırf "yasak savma"
kabilinden yazılmış takrizler de mevcuttur.
Takrizler, esas itibariyle, sanat veya edebiyat dünyasına yeni adım atmakta olan genç bir şair,
romancı veya hikâyeciyi devrin okuyucusuna takdim etme veya tanıtma amacı taşır. Devrinde,
sayı bakımından en çok takriz yazanlardan biri olan Muallim Nâci'dir. Recâizâde Ekrem de,
çeşitli tarihlerde, edebî, fennî vb. değişik konularda kaleme alınmış on üç esere yazmış olduğu
takrizleri Takrizât adı altında bir araya getirip kitap hâlinde yayınlamıştır.
Rıza Tevfik'in Takrizleri adını taşıyan bu çalışmada, Rıza Tevfik'in, çeşitli tarihlerde bir kısım
edebî ve felsefî kitaplara yazmış olduğu on takriz örneği yer almaktadır. Tarih sırasına göre
kronolojik olarak yer verilen bu takriz örnekleri Rıza Tevfik adının edebiyat dünyasında yeni
yeni duyulduğu 1898 yılında başlar ve vefat tarihi olan 1949 yılına kadar devam eder.
Rıza Tevfik'in, önceki yıllarda Abdullah Uçman tarafından yayımlanmış, büyük bir kısmı devrin
gazete ve dergi sayfalarında kalan makaleleri ile mektuplarında olduğu gibi, burada bir araya
getirdiği takrizlerin de, hem Rıza Tevfik külliyatına, hem de onun düşünce dünyasının daha iyi
anlaşılmasına bir katkıda bulunacağı kanaatindeyiz.
Sami'nin Kāmus-ı Türkî'si gibi Türk dilinin muteber lügatlarında, "Bir eseri medh ü senâ etmek,
övmek" anlamları verilen "takriz", genellikle, eser sahibinin talebi üzerine, sahanın isim yapmış
duayyen şahsiyetlerine yazdırılır ve kitabın baş tarafına konur. Takrizler büyük ölçüde mensur
olduğu halde bazen manzum takrizlere de rastlanır. Takriz tabiri yerine zaman zaman
"iltifatnâme", "mütalâanâme", "cevapnâme" veya "tahsinnâme" gibi ifadeler kullanıldığı gibi,
bazen takrizi yazan kişinin adı ve sıfatı mübalâğalı sözlerle kitabın dış kapağına konduğu da
olur. Genellikle bir rica ya da arzu üzerine yazılmış takrizlerin yanında, sırf "yasak savma"
kabilinden yazılmış takrizler de mevcuttur.
Takrizler, esas itibariyle, sanat veya edebiyat dünyasına yeni adım atmakta olan genç bir şair,
romancı veya hikâyeciyi devrin okuyucusuna takdim etme veya tanıtma amacı taşır. Devrinde,
sayı bakımından en çok takriz yazanlardan biri olan Muallim Nâci'dir. Recâizâde Ekrem de,
çeşitli tarihlerde, edebî, fennî vb. değişik konularda kaleme alınmış on üç esere yazmış olduğu
takrizleri Takrizât adı altında bir araya getirip kitap hâlinde yayınlamıştır.
Rıza Tevfik'in Takrizleri adını taşıyan bu çalışmada, Rıza Tevfik'in, çeşitli tarihlerde bir kısım
edebî ve felsefî kitaplara yazmış olduğu on takriz örneği yer almaktadır. Tarih sırasına göre
kronolojik olarak yer verilen bu takriz örnekleri Rıza Tevfik adının edebiyat dünyasında yeni
yeni duyulduğu 1898 yılında başlar ve vefat tarihi olan 1949 yılına kadar devam eder.
Rıza Tevfik'in, önceki yıllarda Abdullah Uçman tarafından yayımlanmış, büyük bir kısmı devrin
gazete ve dergi sayfalarında kalan makaleleri ile mektuplarında olduğu gibi, burada bir araya
getirdiği takrizlerin de, hem Rıza Tevfik külliyatına, hem de onun düşünce dünyasının daha iyi
anlaşılmasına bir katkıda bulunacağı kanaatindeyiz.
Iyzico İle Öde
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 156,40 | 156,40 |
| 2 | 78,20 | 156,40 |
| 3 | 52,13 | 156,40 |
| 4 | 39,10 | 156,40 |
| 5 | 31,28 | 156,40 |
| 6 | 26,07 | 156,40 |
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.